Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

O hain fitil depoya ulaşamadı

KADINLAR evlerinde namaza duruyor. Çocuklar oyunlarını bırakıyor. Erkekler koşa koşa hastaneye gidiyor. Önceki gün Reşadiye’de.

Yedi askerimizin şehit düştüğü haberi Reşadiye’de insanları depreme uğramış gibi sallıyor. Sonra Türkiye sallanıyor.


Kadınlar hayatlarını kaybedenler için, ayrıca hastaneye kaldırılan yaralıların kurtulması için dua ediyor, namaz o amaçla. Kendiliğinden.


Çocuklar olayın şiddetine çarpılıyor, herkese duyurmak için, oyunlarını yarıda bırakıyor. Kendiliğinden.


Erkekler yaralılara kan vermek için, hastaneye koşuyor. Kendiliğinden.


Toplum bir anda kenetleniyor. O anda kim, öncelikle ne yapması gerekiyorsa, onu yapıyor. Kendiliğinden.

KÜÇÜK AZINLIK


Dün Reşadiye ile konuşuyorum.


Askerlerin şehit edilmesi sonrasında, gece halk toplanıyor. Sloganlar atılıyor.


“Vur vur inlesin, Tayyip dinlesin”.


“Açılımın sonu budur”.


“Şehitler ölmez, vatan bölünmez”.


Reşadiye’de belediye başkanlığı MHP’nin. Halkın çoğunluğu MHP’li. Buna rağmen, bu sloganların atılması fazla uzun sürmüyor. Eylem kısa sürede sona eriyor.
Öfke devam etse bile.


Bu ayrıntıları aktarmamın nedeni var.


Provokasyon hedefine ulaşmıyor.

TAŞERON VE FİTİL


Etkisini yitirmiş aşırı bir sol örgüt.


Yedi askerimizin şehit düştüğü Reşadiye’de 2005’te o örgütten beş kişi öldürülüyor. Sonra örgütün sesi soluğu kesiliyor. Sol örgüt bir ara PKK ile birlikte Karadeniz’de açılma denemesine giriyor, ama bir şey elde edemiyor.


Reşadiye Türk milliyetçiliğinin güçlü olduğu yerlerden biri. Orada işlenecek büyük cinayet, ucu dinamit deposuna uzanan fitil gibi. Provokasyona uygun.


Dinamit deposunu uçurmak isteyen, kendisi ya da tutacağı bir taşeronla fitili ateşlemeye hevesli olabilir.


Hain namlulardan çıkan kurşunlar yedi askerimizi şehit ediyor, ancak fitil ateş almıyor. Hiç kimse provokasyona gelmiyor. Türkiye içinde taşıdığı öfkesini birilerinden çıkarma denemesine girişmiyor.


Başımıza gelen felaket, bizim soğuk kanlı tavrımızı bozamıyor.


Ancak, bu hepimizin ortak talebini engellemiyor. Bu kahpelik faili meçhul kalmasın. Bu satırların yazıldığı dün öğleden sonraki saatlere kadar, aradan 24 saat geçmesine rağmen, katillere dönük herhangi bir tespit yok.


Cinayetlere ve molotof kokteyllerine rağmen, barıştan yana olanlar umutlarını bugün de koruyor.

 

Devlet adamı örneği

 

SIRBİSTAN Cumhurbaşkanı Tadiç izlediği futbol maçı sonrasında stadyumda şampanya içiyor.


Oysa, statta içki içmek yasak. Cumhurbaşkanına para cezası veriliyor. Bu haber bizim gazetelerde de çıkıyor. Ama çıkmayan bir bölümü var. Tadiç’in ceza sonrasındaki sözleri. Şöyle:

“Yaptığım iş için utanıyorum. Yasak olan bir şeyi yaptığım için sizlerden özür diliyorum. Görevi ve kimliği ne olursa olsun, suç işleyen herkese ceza verilmesi normaldir. Hukuk devleti budur”.


Yasalar karşısında eşitlik bu olsa gerek. Yasaların makam ve kimlik gözetmeden uygulanması bu olsa gerek.


Bunu içine sindirebilmek, kabullenmek, hatta özür dilemek, o da devlet adamlığı bu olsa gerek, faslında.

X