"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

O gitti ama beni de benden götürdü

Sevgili Güzin Abla... Kulun kölen olayım bana da bir akıl ver... Herkese yardım ediyorsun; ne olursun bana da bir şeyler söyle. Kendi başıma düşünecek ve karar verecek halde değilim. Bundan 3,5 sene önce internetten bir kızla tanıştım.

O da benimle aynı şehirdendi, evlerimiz yakındı. Hemen arkadaş olduk ve hemen ardından da birbirimize aşık olup, bir ay içinde evlenmeye karar verdik. Bizimkiler onlara gittiler tanıştılar sonra o da beni annesiyle babasıyla tanıştırdı. Her şey çok ama çok güzel gidiyordu. Yaşım o sırada 27’ydi ve hayatımda ilk defa bir insanı bu kadar taparcasına seviyordum.

Sonra neler oldu bilmiyorum, birden benden uzaklaşmaya başladı. O benden bir mesaj gelmeden uyuyamayan kız gitmiş yerine duygusuz, ilgisiz soğuk bir insan gelmişti. Sonra bir ay tatile gittiler ailesiyle. Bu süre içinde bir kez bile aramadı, bir mesaj bile çekmedi bana. Geri döndüğünde ise dünyamı karartan mesajı geldi. "Beni bir daha arama" diyordu.

Dünyam yıkıldı abla. Keşke o an ölseydim de bu mesajı okumasaydım. O gitti ama beni de benden götürdü, nerdeyse alkolik olacaktım aşkım yüzünden. Aradan 1,5 sene geçtikten sonra bizimkilerin aklına uyup beni tanıştırdıkları bir kızla evlendim. Sonra anladım ki olmuyor, 3 ay sonra ayrıldık. Aradan tam 3 yıl geçtikten sonra ben yeniden evlendim. Bu defa kendi seçtiğim bir kızla. Beni çok seviyor, bana çok değer veriyor. Ben de onunla mutlu olacağımı sanıyordum. Ama düğün arifesinde tekrar hayatımı karartan aşkımla, beni borç batağına sürükleyen kara gözlümle karşılaştık.

İçimdeki ateş yeniden alevlendi. Şimdi her an yine onu düşünüyorum. Eşim 3 aylık hamile, çok kavga ediyoruz. Bu kavgalar genellikle benden kaynaklanıyor. Ben vefasızımı unutamıyorum. Güzel bir eşim iyi bir işim var. Baba olmayı bekliyorum. Çok mutlu olmam gerekirken aklım hep onda. Lütfen yardım et abla. Kusura bakma belki başını ağrıttım ama sana mutlaka yazmam gerekiyordu.

RUMUZ: SEVDALI

Ne olduğunu merak ediyorsun değil mi oğlum, seni neden terk ettiğini söyleyeyim sana istersen. Seni borç batağına sürükleyip paranı bitirdikten sonra, artık bir başka parasını yiyeceği adama yönelmiştir. Onunla da bir süre oynayıp bakmıştır ki, senin kadar onu delicesine seven kimse yok, senin saf sevginden yararlanıp, yeniden senin yaşamını alt üst etmeye çıkmıştır karşına.

Sakın ama sakın ha... Ben de senin gözünü seveyim oğlum, 3 aylık bebek bekleyen eşini üzme. Bunun vebalini mutlaka çekersin sonra... Yuvanı, eşini, doğacak bebeğini düşün ve bu asla seni hak etmeyen kızdan uzak durmaya bak.

Biz İstanbul’da yaşıyormuşuz o ise memlekette kalmış

Sevgili Güzin Abla, ben 23 yaşında bekar bir kızım. Küçüklükten beri birini seviyorum. Aynı şekilde o da beni seviyor. Bazı konuları aramızda hallettik ve artık evlenmeyi düşünüyoruz. Yalnız ciddi bir sorunumuz var, benim annem onu istemiyor. İstememe gerekçesine gelince, benim üniversite mezunu onun ise sadece ilkokul mezunu olması. Bir de o hálá bizim memlekette bir ilçede yaşıyor, bense İstanbul gibi büyük bir şehirdeyim.

Annem, "Bak o nerede yaşıyor sen nerede yaşıyorsun kızım" diyor bana. "Böyle şey olmaz, vermem seni ama çok istiyorsan kapı orada gidebilirsin" diyor. Bense ailemin de rızasını alarak evlenmek istiyorum. Bu konuda ne yapmalıyım?

RUMUZ: ÇİLE


Sevgili kızım, daha önce memleketiniz olan bir ilçeyi annen şimdi İstanbullu olmuş da mı beğenmiyor? Hayret ettim buna... Eğitiminiz arasındaki büyük fark nedeniyle itiraz etmesini anlayabilirim de, bu İstanbullu olma ayrıcalığına aklım ermedi.

Bugün artık herkes İstanbul’un keşmekeşinden, huzursuzluğundan, tehlikelerinden, kaçmak için can atıyor. İnsanları orada tutan tek şey, geçim kaygısı. Bilmem bu genç hayatını kazanıyor mu, seni geçindirebilecek mi, yoksa senin mesleğine mi güvenerek evliliği düşünüyor. Bunlar önemli elbette... Bir de aranızdaki bu eğitim farkı bir gün gelip senin huzurunu kaçırabilir mi, seni kıskanır, aşağılık kompleksine kapılır mı, işte asıl bunları düşünmelisin gerçekten. Bu sorunları atlatabiliyorsanız, neden evlenmeyecekmişsiniz ki?

Onu çok kıskanıyorumkaybetmekten korkuyorum

Merhaba Abla, seninle özel olarak konuşmak isterdim. Çünkü çok ihtiyacım var. Ben 19 yaşında bir genç kızım. 1,5 yıldır birlikte olduğum her şeyim olan genç ise 22 yaşında. İkimiz de aynı iş yerinde çalışıyorduk. İlişkimiz çok güzel gidiyordu, ta ki o terfi edinceye kadar.

O artık bir mühendis. Terfi etmesine hepimiz çok çok sevindik; ’hayırlısı olsun’ dedik. Ailelerimizi tanıştırdık ama mutlu değilim.

İlk günlerdeki heyecanı yaşatmıyor o artık bana. Çok değişti terfi ettiğinden beri.

Hep iş hep iş. Çok kıskanıyorum onu, gereksiz kaprislerim takıntılarım bitmiyor. Çok seviyorum, benim olmayacağından korkuyorum.

Bu konuları konuşunca "Sürekli seninle ilgilenemem, benim de bir hayatım var" diyor. Ben her dakikamızı değerlendirmek istiyorum ama o hep farklı şeylerle ilgileniyor. Oyun oynuyor, müzik dinliyor, bilgisayarda takılıyor, erkek arkadaşlarıyla geziyor. Bana zaman ayırmıyor.

Benimle ilgilenmiyor. Bazen sıkıldığını hissediyorum. Beni sevdiğini biliyorum ama yine de korkuyorum. Bu kadar bağımlı olacağımı ben de bilemezdim. Ben onunla ilgilendikçe o benden uzaklaşıyor, benden kaçıyor. Ben ilgilenmeyince o daha çok ilgileniyor.

RUMUZ:FLY

Gördün mü, sevgili kızım, sen de anlamışsın... Bu genellikle tüm erkekler için söz konusudur. Üzerine düştün mü, kaçarlar, boğulur gibi hissederler kendilerini. Sen biraz daha uzak davrandığında ise seni arar, yokluğunu hissederler. Her insanın kendine ait bir zamana ve yaşama ihtiyacı vardır.

Elbette arkadaşlarını görecek, sen görmüyor musun. Hem sonra "benim olmayacağından korkuyorum" diyorsun. Şunu unutma kızım, hiçkimse, hiçkimseye ait değildir. Eğer ona yaşam alanı bırakmazsan, senden kaçar, kopar. Bırak o seni arasın.
X