Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

O dizi kesilecek o heykel yıkılacak

GEÇTIĞİMİZ çarşamba günü başlayan “Muhteşem Yüzyıl” dizisini baştan sona izledim.

Herhalde ilk gece olduğu için ve izleyicinin ilgisini dağıtmamak amacıyla dizi hiç kesintisiz oynatıldı.
Büyük bir ilgi ile izledim.
Benim dizi izlemek gibi bir merakım yok. Büyük olasılıkla bu diziyi de izlemeyeceğim.
Ama ertesi gün gazetede arkadaşlara “Bu dizi tutar” dedim.
İlk günkü izlenme payları da bunu gösterdi.
Ama buna karşın dizinin akıbetinin ne olacağı belli değil.
Çünkü malum çevreler diziyi yerden yere vurmaya başladılar.
RTÜK’e yüz bine yakın şikâyet yapılmış.
Bu şikâyetçiler arasında Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da var.
Arınç’a göre Kanuni Sultan Süleyman dizide aşağılanıyor.
Şikâyetler arasında şunlar var:
“Kanuni’nin hareminin anlatılması, içki düşkünü olarak gösterilmesi ve söylemeye dilinin varmadığı ilişkileri...”
Ve Arınç fetvayı da veriyor: “Gereği yapılacaktır.”
Bu fetva ile sanırım dizi yasaklanacak ya da TV kanalına yapılacak baskılarla kaldırılacak.
* * *
Diziyi izlerken yapılan şikâyetlerin hiçbiri beni rahatsız etmedi.
Hatta Osmanlı sarayındaki yaşam son derece dengeli bir şekilde yansıtılmaya dikkat edilmiş.
Öyle Kanuni’nin aşağılanması, içki ve kadın düşkünü gibi gösterildiği filan da doğru değil.
Dizi tarih kitaplarının da yazdığı Kanuni-Hürrem Sultan aşkını anlatarak başlıyor.
Sonra bu bir dizi, tarihi belgesel değil.
Ama bu kafa o kadar hoşgörüden uzak, o kadar tutucu ki dizide Osmanlı padişahının eğlenmesinin, aşkının anlatılmasını bile hazmedemiyor.
Daha ilginç olanı da şu:
Başta Başbakan Yardımcısı Arınç olmak üzere şikâyetçilerin hiçbirinin bu diziyi izlemediği anlaşılıyor.
Dizinin tanıtım gösterilerini izlemişler ve ona göre hüküm vermişler.
Bu kadar tutuculuk ve önyargı ile hareket etmek olabilir mi?

Diziye tepki gösteren Büyük Birlik Partililer yazın da İdil Biret’in konserini basmaya kalkmışlardı.
Ben o konserdeydim. BBP’lilerin tepkisinin nedeni Topkapı’nın dış bahçesindeki konserden önce bir firma tarafından reklam amacıyla şarap ikram edilmesiydi.
“Bizim kutsal mekanlarımızda içki içiliyor” diye konseri basmak istemişlerdi.
Oysa Topkapı’nın dış bahçesinde yer alan
Aya İrini Kilisesi’nde her yaz yapılan konserlerden önce içki de içilir, yiyecek satışı da yapılır.
Topkapı’da saltanat süren padişahların çoğu da şarap içerler, sık sık eğlenceler düzenlerlerdi. Haremlerinde onlarca güzel cariyeleri vardı.
Tarih kitaplarını biraz karıştıranlar bunu bilirler.
Bu tutucu kafalar şunu iyi bilmeliler ki onların kafalarıyla bu Türkiye hiçbir yere gidemez.
Gelelim Başbakan’ın Kars’taki “İnsanlık Anıtı” adı verilen heykele gösterdiği tepkiye...
Erdoğan ünlü Heykeltıraş Mehmet Aksoy tarafından yapılan ancak tam olarak bitirilemeyen heykeli “ucube”ye benzetti ve yıkılması için emir verdi.
2006 yılında Ermenistan’a karşı iyi niyet göstergesi olarak yapılan heykel sit alanına dikildiği gerekçesiyle zaten Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından durdurulmuştu.
Şimdi Başbakan’ın emriyle “ucube”ye benzediği için yıkılacak.
Başbakan’ın kararını uzun uzun yorumlamaya gerek var mı? 

X