"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

O bayrak Hürriyet'te

GEÇEN pazartesi akşamı Yunan Mega Televizyonu’nda Kardak krizi konusunda bir program vardı.<br><br>Yunanistan’ın en saygın gazetecilerinden biri olan Pavlos Çimas, hazırlayıp sunduğu programda bir Yunan bayrağı gösterdi.

İlk defa kamuoyu önüne çıkan bu bayrak, Hürriyet Gazetesi muhabirlerinin, 10 yıl önce Kardak’tan aldıkları Yunan bayrağıydı.

Bu bayrağın ilginç bir hikáyesi vardı.

* * *

Bir Türk yük gemisi, Kardak kayalıklarına çarpmıştı.

Bodrum’un iki adım ötesindeki bu geminin kurtarılmasını Yunan basını mesele yapmıştı./images/100/0x0/55eaab07f018fbb8f88f13ad

Bizler uzun süre bu konuya ilgi göstermedik.

Bir sabah Milliyet Gazetesi, manşetten Kardak olduğu ileri sürülen adanın fotoğrafını yayınladı.

Biz de o dönemde Hürriyet Haber Ajansı’nın başında bulunan Uğur Cebeci’ye "Bu haberi atladınız" diye yüklendik.

Uğur, "Hayır, Milliyet yanlış adaya gitmiş. Bizim arkadaşlarımız birazdan gerçek Kardak’ta olacak" dedi.

Sabahın erken saatlerinde İzmir’den bir helikopter kiralamış ve iki arkadaşımızı adaya göndermişti.

* * *

Adaya indiklerinde oraya dikilmiş bir Yunan bayrağı görmüşler./images/100/0x0/55eaab07f018fbb8f88f13af

O bayrağı alıp, yerine yanlarında getirdikleri Türk bayrağını dikmişler.

Fotoğraflar çok çarpıcıydı.

Hemen sayfayı hazırladık ve bu fotoğrafı çok büyük şekilde yayınladık.

Ertesi gün Yunan basınında kıyamet koptu.

Yunan televizyonunun yayınladığı bayrak, işte Kardak’tan alınan bayraktı.

Olaylar yatıştıktan sonra, o dönemdeki İzmir Temsilcimiz Nedim Demirağ’ı arayıp şunu söyledim:

"Arkadaşlarımızın aldığı Yunan bayrağını güzelce temizletin. Kadife bir kutuya koyup Yunanistan’ın İzmir Başkonsolosluğu’na iade edin."

Öyle yaptılar.

* * *

Ama bakın Yunan Başkonsolosluğu’na giden arkadaşlarımız nasıl bir cevapla karşılaştılar.

Başkonsolos, "Benim bu bayrağı alıp alamayacağımı Ankara’daki büyükelçiliğimize sormam lazım" demiş.

Yunanistan’ın o günkü Ankara Büyükelçisi ise, "Bunu Atina’ya sormamız gerekir" cevabını vermiş.

Atina’ya sormuşlar, orası da "Hayır almayın" talimatı vermiş.

Neden?

İzmir’deki konsolosluk yetkilileri şunu söylemişler:

"Eğer bu bayrağı alırsak, yenilgiyi kabul etmiş sayılırız."

Bu cevabı duyunca, güleyim mi ağlayayım mı şaşırdım.

Nedim’e, "En iyisi sen onu bana gönder" dedim.

* * *

Yunan bayrağı o günden beri benim odamda duruyor.

Bunu ilk defa, güvendiğim bir gazeteci olan Pavlos’a gösterdim.

Tabii çok şaşırdı.

Ona bayrağı bir basın müzesine vermek istediğimi söyledim.

Ama bir şartla.

Altına Hürriyet’in görüşlerini yazan bir plaket konulacak.

O dönemde Hürriyet çok eleştirildi.

Oysa son 10 yılda Türk-Yunan ilişkilerinin düzelmesi için en büyük çabayı Hürriyet harcadı.

Bu olay hepimize şunu gösterdi:

"Gazetecilik heyecanı" bazen, kastınızı çok aşan sonuçlara yol açabiliyor.

* * *

O gün Pavlos’a da anlattım.

Arkadaşlarımız, Kardak’ın bir Türk adası olduğu düşüncesiyle oraya gittiler.

Adaya dikilmiş bir Yunan bayrağı görünce de, vatandaşlık refleksiyle onu indirip yerine Türk bayrağı koydular.

Hangimiz olsa aynı şeyi yapardı.

Programda bu söylediklerimin hepsi yayınlandı.

Bir de yayınlanmayan bölüm vardı.

Onu da buradan bütün Yunan halkına iletmek istiyorum.

* * *

Pavlos’a aynen şunları söyledim:

"10 yıldan beri bu Yunan bayrağını böyle kadife bir kutu içinde itinayla saklıyorum. Benim için bu, basit bir gazetecilik hatırası değildir. Bu bayrağın Yunan halkı için ne ifade ettiğini çok iyi biliyorum. İfade ettiği her şeye bizim de saygımız var. Kardak krizi sadece diplomatlar, siyasetçiler ve askerler için derslerle dolu değil. Biz gazeteciler için de çok öğretici oldu. Şuna içtenlikle inanıyorum. Bu kriz, Türk-Yunan ilişkilerinin gelişmesinde çok önemli bir rol oynadı. Çünkü basit sürtüşmelerin nerelere gidebileceğini hepimize gösterdi."
X