Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Nurten'in konukları

Nurten ERK

Darülaceze'de ölmemek için marketçi oldum

METİN AKPINAR

1941 İstanbul doğumlu Metin Akpınar, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi ve Hukuk Fakültesi mezunu. Akpınar, sanat hayatına çeşitli amatör topluluklarda oynadığı rollerle atıldı. Profesyonel oyunculuğa ise 1964'de Ulvi Uraz Tiyatrosu'nda başladı. 1966'da Zeki Alasya ile birlikte Gen-Ar Tiyatrosu'nda bir grup oluşturdu. 1967'de Haldun Taner, Zeki Alasya ve Ahmet Gülhan'la birlikte Devekuşu Kabare Tiyatrosu'nu kurdu. 1973'te sinema oyunculuğuna başladı. Akpınar, Özgürlük ve Dayanışma Partisi'nin (ÖDP) kuruluş sürecinde de yer aldı. Sosyal Demokrat Değişimciler Partisi'ni kurmak istedi, sonra ayrıldı. 1991'de ve 1995'de DSP'den milletvekili adayı olması için gelen teklifleri kabul etmedi.

Tiyatro sanatçısı Metin Akpınar, 1992'de hipermarket zinciri oluşturmak için 100 kişiyle kurdukları KİPA'nın yönetim kuruluna girdi. Akpınar, ‘‘Bizim tiyatro ustalarımız Darülacezeler'de öldü. Çoğu sanatçının hâlâ sosyal güvencesi yok. Ben de birikimimin önemli bir bölümünü market işine ayırmayı doğru buldum’’ dedi.

YILLARIN sanatçısı Metin Akpınar, işadamlığına iyice alıştı. 1992'de, hipermarket zinciri oluşturmak üzere 100 kişinin biraraya geldiği KİPA'nın kurucu ortaklarından olan Akpınar, bu yıl KİPA Yönetim Kurulu'na seçildi. Bir dönem aktif siyasete de soyunan Akpınar, özel televizyonlara yönelik dizi çalışmalarının dışında kalan zamanını artık KİPA için ‘‘keyifli’’ projeler üretmeye ayırıyor. Metin Akpınar'la tiyatrodan hipermarkete, siyasetten borsaya kadar geniş bir yelpazede sohbet ettik.

KİPA'ya nasıl ortak oldunuz?

- Buraya Mahmut Bakkal'dan geldim. Sonra ülkede, 90'lı yıllarda ciddi değişiklikler olmaya başladı. Ülke üretmediği halde, tüketime gıdıklanmaya başladı. Ve birden bire millet, saldırdı. İşin aslına bakarsak, Türkiye'de çalışan tasarruf edemiyor, çünkü ancak geçiniyor. Öyle olunca, garibim parasını gıdaya ve giysiye harcıyor. Biraz bu, biraz da insanların semt pazarından çıkıp organize bir yerden tüketme isteği, bizi hipermarkete getirdi.

KİPA’daki yeni görevinizde neler yapmayı planlıyorsunuz?

- Bilgi birikimimi, beynimdekini aktararak, bu işin biraz yüzünün gülmesini, biraz daha halkla temasının sağlanmasını, biraz daha tüketiciye güven hissinin gelmesini, biraz da ütopik sayılabilecek güzelliklerin yapılması için çaba sarfediyorum. Sanırım daha keyifli olacak.

Bunu nasıl yapacaksınız?

- İlk mağazamız Bornova'da açıldı. İkincisi 98 Eylül ayında Çiğli'de açılacak. Hipermarket ve 90 dükkanlı bir alışveriş merkezinden oluşacak. Satış alanında hem müşteriye yardım edecek bir ekip oluşturacağız. Kapının girişinde yaylı sazlar kuarteti müzik yapsa iyi bir yere geldiğini hisseder. Kapıda minik bir ikramda bulunulsa tüketicinin kendine güveni gelir. Bu tüketicinin harcama içgüdüsünü de harekete geçirir. Bu nüanslara dikkat edeceğiz.

Marketçilik işini sevdiniz galiba.

- Bizim sektörümüz beyin ve beden olarak bilfiil içinde olmanızı gerektiren bir sektör. Ben 56 yaşındayım, ‘‘tık’’ diye bir şey olsa Allah muhafaza, sektörümde hizmet veremeyecek hale gelsem, bana kimse bakmaz. Bizim ustalarımız Darülacezeler'de öldü. Hâlâ da kelaynak kuşları kadar az olmalarına rağmen sanatçıların sosyal güvenceleri falan yok. Öyle olunca böyle net bir yatırıma, birikimimden önemli bir miktarı ayırmayı doğru ve akıllıca buldum. İşimiz çok keyifli ve sektör iyi gidiyor.

KİPA'nın hedefleri nedir?

- Ciromuz 1996'da 3.8 trilyon lira oldu. 1997'nin ilk altı ayında ise 3 trilyon liraya ulaştık. Hamdolsun işimiz iyi. Hedefimiz İzmir'de üçüncü mağazamızı açmak, sonra İstanbul, Mersin ve Adana gibi büyük şehirlere gitmek.

Sizinle birlikte KİPA Yönetim Kurulu'nun havası değişti mi?

- Ben yokken de aralarında eğleniyorlardı herhalde. Ama fazla tevazzu göstermeyeyim bir artı puan ekledim sayılabilir. Çünkü benim işim her olaya şaka objektifinden bakmak.

Sanat dünyasındaki ortağınız Zeki Alasya neden KİPA'da yok?

- Zeki Bey'le ortak bir mobilya atölyemiz vardı. Bir de çocuk pazarı açmıştık Ama başarısız olduk. Ticarette Zeki ile ortaklık yapmak zordur. Çok merhametlidir, parasının hesabını hiç bilmez. Batmaya adaydır. Ama onu da KİPA gibi işlerin içine almayı isterim.

İşadamlığı mı, sanatçılık mı daha zor?

- Türkiye'de işadamlığı daha zor. Ama ülkesi lehine çalışan, üreten, hakiki işadamını kasdediyorum, yoksa sermayedarı değil. Üretene saygım var.

Hangisi daha kârlı?

- İşadamlığı daha kârlı. Sanatçılık rantı en düşük işlerden biri. Ben yıllardır bu işteyim. Yüzde 18-20 kâr kalır. Ticarette sıradan bir işyeri açsan, yasalara uysan yüzde 30 net kârın var. Vergin senden adeta alınmamaya çalışılıyor, bir muafiyet, bir muafiyet... Size göre hükümet ekonomik hedeflerini tutturabilecek mi?

- Hedef enflasyonu yüzde 50'ye çekmek ise önce vergi, sonra da hukuk reformu yapılmalı. Devlet borç alacağına vergi almayı beceremezse, bu işin altından kalkmayı da beceremez. Böyle devam ederse Refah Partisi'nin güçlenmesinden başka bir işe yaramaz. Çünkü büyük yığınlar ezilecek ve ezilenler Refah'a kayacak.

Politikada duvara çarptım

Aktif politikaya soyunurken hedefleriniz nelerdi?

- Sanatla uğraşıp dururken, ülkede bazı işlerin çok iyi gitmediğini gördük. Zaten onun şakasını yapıyorduk, sahneden yanlışları gösterip, mesajlar veriyorduk. Tiyatromuzu çeşitli nedenlerle kapatmak zorunda kaldık. Bu kadar gayri ciddi bir politika içinde, belki bir ciddiyet taşırım diye bu işe soyundum. Hedefim, çok net üretilmiş politikasıyla, sol tandanslı, programı belli bir siyasi partiydi. Adı sol parti olan, ihtilalci sosyalizmi öngörmeyen, bir partiydi. Halktan yana, toplumcu öngörüş ve ülkede iyi gitmeyen olayları saptayacak, düzeltecek bir parti. Bunun çok ciddi bir gereksinim olduğu hâlâ açık. Ordu bu ülkede resmi insiyatif. Sivil insiyatifler de ordu gibi ülke sorunlarına sahip çıksa, hem orduya bu kadar görev kalmaz, hem de sivil insiyatifler siyasi otoriteyle işlerini götürebilir. Böyle bir sol parti, sivil insiyatiflerle ortak bir çalışma yapmak üzere yola çıktık, duvara çarptım, döndüm.

Yeniden deneyecek misiniz?

- Bir süre daha deneyeceğimi zannetmiyorum. Yeniden işime döndüm. Yeni bir dizi için anlaşma yaptık. Eleştiri görevimi oradan yapacağım. Ama eminim seçim aşamasında yine vitrin süslemek için görev teklif edilecektir.

Borsa'da iyi gidiyorum

Borsa'da iyi kazandığınızı duyduk, sırrınız nedir?

- Borsa'da iyi gidiyorum. Az kârla yetiniyorum. Bir kağıdı gözüm kesmişse, teknik analizine bakmışsam, birileri de öngörüyorsa, alıyorum. Borsa ve ülkenin gidişatına bakıp, yüzde 10 kârdaysam satıyorum. Genellikle kendi kafama göre hareket ederim. Satma abi dediklerinde satmadığımda kâr ettiğim az oldu. Kârlı satıyorum. Zarardaysam bekliyorum. Açığa falan oynamam. Borsa dışında repo yaparım. Herşeye rağmen bir miktar dövizim vardır.

X