Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Nurten'in konukları

Nurten ERK

VAROL CİVİL

Bank Kapital Genel Müdürü Varol Civil, 1961 Trabzon doğumlu. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunu. Aynı üniversitenin Sosyal Blimler Enstitüsü'nde Para ve Banka konusunda master yaptı. Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi'nde bir yıl güncel iş yönetimi eğitimi aldı. Çalışma hayatına Türk Ekonomi Bankası'nda (TEB) krediler bölümünde başladı. Askerliğini yaptıktan sonra Hazine ve Dış Ticaret Genel Müdürlüğü'nde Bankalar Yeminli Murakıbı olarak görev aldı. Yedi yıl bu görevi yaptıktan sonra, 1992'de Arap Türk Bankası'na Genel Müdür oldu. 1995 yılında da Ceylan Grubu'nun bankası Bank Kapital'in Genel Müdürlük görevine getirildi.

Civil: Bankaların en büyük rakibi devlet

Ceylan Grubu'nun iki yıllık bankası Bank Kapital, kendine en önemli kulvar olarak Küçük ve Orta İşletmeler'i (KOBİ) seçti. Genel Müdürü Varol Civil, bankasını ‘‘KOBİ'lerin danışmanı’’ olarak tanımlıyor. Civil, ‘‘Para toplarken de, satarken de en büyük rakibimiz devlet’’ diyor.

TÜRKMENİSTAN'da kurduğu bankayı sonbaharda açmaya hazırlanan Ceylan Grubu, Avrupa'da da banka sahibi olmak için kolları sıvadı. Ceylan Grubu'na bağlı Bank Kapital'in Genel Müdürü Varol Civil, ‘‘1998 yılında Avrupa'da da bir bankamız mutlaka olacak. Avrupa birliği dışında kalamayız’’ dedi. Civil, Bank Kapital'i ‘‘KOBİ'lerin danışman bankası’’ olarak tanımladı. Bankaların üzerindeki yükün çok fazla olduğunu savunan Civil, fon toplarken de, para satarken de en büyük rakiplerinin devlet olduğunu söyledi. Civil'le Bank Kapital'i ve bankacılık sektörünü konuştuk.

- Bank Kapital, kuruluşundan bu yana nereden nereye geldi?

- Ceylan Grubu bankayı Mart 1995'de Bank Indosuez'den satın aldı. 95'in ikinci yarısında faaliyete geçti. İnsanlar gerçekten bir banka aldık zannediyor ama biz aslında lisans aldık. Sadece 2 milyar lira sermayesi ve 5-6 personeli vardı. İşe sıfırdan başladık. Sermayesini önce 800 milyara sonra 1 trilyona, arkasından 2 trilyon liraya çıkardık. Şu anda 300 personelimiz var. Sermayemizi 2 trilyondan 4 trilyon liraya çıkarmak için Yönetim Kurulu kararı aldık. Aktif büyüklüğümüz 36 trilyon liraya ulaştı.

- Şube sayınızı artıracak mısınız?

- Halen 9 şubemiz var. Bu sayının yıl sonunda 15-23 arasında olacağını tahmin ediyorum. Şube açmada çok hızlı davranmıyoruz.

- Kullandırdığınız kredilerin ne kadarı gruba yöneliyor?

- Hiçbir zaman grup bankası olmayı tercih etmedik. Gruba yönelik nakit kredilerimiz, sanıyorum toplamın yüzde 3-4'ünü geçmez. Akreditif açmak zaten istediğimiz bir şey. Ceylan da bu bankayı kredilerinden yararlanmak için değil, finans sektörüne de girmek istediği için aldı. Zaten bankayı, aracı kurum, leasing, factoring ve sigorta şirketleri izledi.

- Bankanızın vizyonu nedir?

- Ana vizyonumuz, Avrupa Birliği standartları içinde bir banka olmak. Teknolojiyi iyi kullanan ve sürekli yeni ürün çıkaran bir banka olmak istiyoruz. Genellikle orta ve küçük ölçekli firmalara yönelen bir bankayız. Bu, büyük ölçekli firmalarla çalışmıyoruz anlamına gelmiyor. Ancak KOSGEB'in dört danışman bankasından biriyiz. Biz danışman bankayız. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler (KOBİ) için ayrı bir departmanımız var. Risk ve nakit yönetimi departmanımız da var. Toplam kredi portföyümüzün yüzde 60'ını, Eximbank kredilerinin yüzde 70-80'ini KOBİ'lere kullandırıyoruz.

- Neden danışman banka olmayı tercih ettiniz?

- 1980'den sonra ekonomi dışa açılınca dengeler ve vizyonlar değişti. Globalleşme dediğimiz şeyin arkasında aslında rekabet yatıyor. Ekonomiyi dünyaya açtığınızda, çok dev bir rekabetin içine giriyorsunuz. Kapalı rejimde malı üretir, satar, karşılığını alırsınız. Artık öyle değil. Küçük firmalar ise riskleri bilmiyor. Para, kredi vermeniz yetmiyor, aynı zamanda onlara riski de öğretmek gerekiyor.

- Çalışacağınız firmaları hangi kriterlere göre seçiyorsunuz?

- Daha çok, dünyaya açılabilecek ihracatçı KOBİ'lere yöneliyoruz. Yurtdışına açılabilmeleri ve ihracat yapmalarına, pazar ve ortak bulmalarına yardımcı oluyoruz.

- KOBİ'lere yönelik neler yapıyorsunuz?

- Türkiye'nin çeşitli illerinde risk yönetimi seminerleri düzenliyoruz. Amacımız, KOBİ'lere bir vizyon kazandırmak. Bankacılık sadece para ilişkisi değil. Bu ilişki çalıştığınız firmayla sizin aranızda sadakat oluşturuyor. Kredi verdiğiniz firmanın risk yönetimini bilmesi, bizim için de çok önemli. Kredi verdiğiniz firma, kendini risklere karşı koruyabilmeli. Biz müşteri temsilcilerimizi de o yönde eğitiyoruz. Firmaya gittikleri zaman, 'Size kredi açalım, akreditif açalım' demiyorlar. Firmanın bilançolarına bakıp, neye ihtiyacı olduğunu kendileri belirliyorlar. Oturup yöneticileriyle ortak, firmanın bünyesine uygun ürünleri belirliyoruz. Hastaya yanlış teşhisle, yanlış ilaç verilirse tedavi sonuç vermez. Bankacılıkta da böyledir. Kredi verdiğiniz firmayı iyi tanımalısınız.

- KOBİ'lerin seçiminde sektör ayırımı yapıyor musunuz?

- Hayır. Toplam kredi portföyümüz içinde, her bir sektörün payının yüzde 15'i aşmamasına çalışıyoruz. Yumurtaları ayrı sepetlere koyuyoruz.

- Bireysel bankacılığa girecek misiniz?

- Sanıyorum kartıyla, ATM'siyle topyekün bireysel bankacılığa, en geç 98'in başında başlayacağız. Zaten şu anda, SSK primi, telefon ücretleri gibi tahsilatlara aracılık yapıyoruz. Şube sayısını da artıracağız, ama hiçbir zaman çok şubeli banka olmayı düşünmüyoruz. Bankacılıkta artık teknoloji önemli. Her yerde şube açmanıza gerek yok.

- İki yıllık bir geçmişiniz olmasına rağmen rating de yaptırdınız.

- Biz, kimsenin konuşmadığı bir dönemde KOBİ'leri keşfettik ve bu alanda aldığımız mesafe iyi bir rating almamızda etkili oldu. KOBİ'lerle ilgili politikalarımız, risk ve nakit yönetimindeki çalışmalarımız başarılı bulundu. Rating notumuzun yüksek olması, yurtdışındaki fonlarımıza olumlu bir yaklaşım sağlayacak.

- Size göre bankacılık sektörünün şu andaki sorunları neler?

- Bankaların üzerinde çok yük var. Mevduatın önemli bir kısmını disponobilite, munzam karşılık olarak Merkez Bankası'na yatırıyoruz. Bu da topladığımız kaynakların pahalı olmasına ve iş dünyasına pahalı kredi satmamıza yol açıyor. Bir de haksız rekabetle karşı karşıyayız. Kamu bankalarının toplam sektördeki ağırlığı yüzde 65-70. Herkesin bildiği gibi kamu bankalarının acilen özelleştirilmesi lazım. Artık bunda konsessus var. Devletin iç borçlanma sorunu da ikinci büyük sorun. Bizim, hem fon toplarken hem de para satarken, karşımızdaki en büyük rakip devlet.

Türkmen Kapital Bank

sonbaharda açılıyor

- Ceylan Grubu, finans sektöründeki yatırımlarına devam edecek mi?

- Türkmenistan'da sermayesinin tamamı Ceylan Grubu ve Bank Kapital'e ait bir banka kurduk. Banka Eylül ya da Ekim ayında açılacak.

- Yurt dışında kuracağınız ilk banka için neden Türkmenistan'ı seçtiniz?

- Türkmenistan'da büyük bir potansiyel var. Türk Cumhuriyetleri, bence Türkiye ekonomisi için çok önemli. Yeraltı zenginlikleri çok fazla. Bu uzun vadeli bir yatırım. Şimdiden orada bulunmak lazım. Şu anda Türkmenistan'daki yüzde 100 yabancı sermayeli ilk yabancı bankayız. İlk etapta bu ülkede yapacağımız iş, klasik bankacılık hizmetlerini vermek ve orada yatırım yapan Türk firmalarının ihtiyaçlarını karşılamak.

- Türk Cumhuriyetleri dışında başka ülkelerde banka projeniz var mı?

- Avrupa'da mutlaka bir bankamız olsun istiyoruz. Avrupa Birliği dışında kalmak istemiyoruz. Uygun zamanı ve yeri arıyoruz. 1998'de mutlaka Avrupa'da bir bankamızın olacağını tahmin ediyorum.

X