Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Nurten Erk: Sabancı'nın orkestra şefiyim

Nurten ERK

Sabancı Topluluğu'nun ilk Chief Executive Officer'ı (CEO), ‘‘Ben Sabancılar'ın orkestra şefiyim. Sakıp Ağa bana böyle der. Ancak, aile işin başında olduğu için şimdilik yüzde 70 CEO'yum’’ dedi. Güleşçi, ‘‘Dışarda CEO olsaydım, 20-30 milyon dolar prim alırdım. Bizde bu sistem yok’’ diye konuştu.

YAKLAŞIK 40 yıldır Sabancı Ailesi ile birlikte çalışan ve geçen ay Sabancı Topluluğu'na ilk CEO (Chief Executive Officer) olarak atanan Hasan Güleşçi, ‘‘Topluluğun senkron çalışması, aynı hedefe yönelmesinden sorumluyum. Sakıp Bey'in tabiriyle orkestra şefiyim’’ diyor.

Gerçekleştirilen bu yeni yapılanma sayesinde Topluluğun işlere artık daha fazla yoğunlaşabileceğini belirten Güleşçi, ABD'deki gibi bir CEO olarak topluluk ortaklarına kazanç yaratmaya çalışacağını söyledi.

Güleşçi, Sabancı Topluluğu'nun 2000 yılı içinde yaklaşık 650 milyon dolarlık yatırım gerçekleştireceğini, ama çok iyi bir fırsat çıkması halinde bu rakamı 2.3-3 milyar dolara kadar çıkarabileceklerini belirtti. Güleşçi, önümüzdeki yıllarda iletişim sektörüne de ağırlık verecek olan Sabancı'nın Telekom ihalesinde yer alacağını, 3. GSM'i alamasalar da yeni gelecek olan telefon teknolojilerinde önlerinin açık olduğuna inandığını söyledi. Hasan Güleşçi ile CEO'luktan Sabancı'nın 2000'lerdeki yatırımlarına, ekonomik ve siyasi gelişmelere uzanan bir yelpazede konuştuk.

Sabancı Topluluğu neden CEO'ya gerek gördü?

- Topluluk son 10 yıldır müesseseleşmek için büyük çalışmalar yaptı. 40 yıl önce topluluğa girdiğimde ciromuz 18.7 milyon dolardı. 2000 yılı kombine bütçe hedefimiz ise 10.7 milyar dolar. 2005'te 18 milyar dolara ulaşmayı planlıyoruz. Giderek büyüyoruz. Dünyada aile şirketleri devam edemiyor. Aile bireyleri çoğalıyor, kurallar belli değil, herkes bir yere çekiliyor ve şirket bitiyor. Çünkü, bir filoda bir kaptan lazım. 50 kaptan olursa ortalık karışır. Aile şirketlerinin yaşamamasının nedeni de bu. Dolayısıyla oyunun kurallarını koymak lazım. Avrupa'da DuPont'un ve dünya devlerin organizasyonu bu. Topluluk şimdi işlere daha focus olacak.

CEO olarak bundan sonraki hedefleriniz neler?

- Sakıp Sabancı, Erol Sabancı, Şevket Sabancı, Ömer Sabancı ve benim bulunduğum bir İcra Komitemiz var. Ben hem İcra Komitesi'nin üyesiyim, hem de İcra'nın başıyım. Tüm topluluğun senkron çalışması aynı hedefe yönelmesinden sorumluyum. Bir bakıma, Sakıp Bey'in tabiriyle orkestra şefiyim. Adım Sabancı değil, ama 40 yıldır bu aileyleyim. Şu anda topluluğun on grup başkanının bir bölümü direkt bana rapor ediyor. Diğer grup başkanları da koordinasyon içinde bana bağlı. Kardeşler işleri bıraktıkça tüm sistem CEO'ya bağlanacak. CEO isterse herhangi bir başkanın işine son verir ve İcra Kurulu'nu bilgilendirir. ABD'de CEO'nun ana görevlerinden biri de ortaklarına değer yaratmak, hisse senedinin değerini artırmaktır. Biz de buna uymaya çalışıyoruz. 1999'da Sabancı Holding'in hisse değeri 2.1 milyar dolardı, bugün 7.3 milyar dolar. Dışarda CEO olsaydım 20-30 milyon dolar prim alırdım. Bizde henüz böyle bir sistem yok.

Yönetimde aile bireyleri var. Siz gerçek anlamda bir CEO'musunuz?

- Aile hálá işin başındaysa tam bir CEO olması mümkün değil. Çünkü ben de yüzde 70 CEO'yum. Gerçekçi olalım. İnsanlar sağ ve hálá işlerinin başındalar. İşi meydana getirmiş insanlara 'Sen git, hiç birşey yapma' denilemez. Ama, Sabancı Ailesi çok ileri adım attı. Büyük özveri gösteriyorlar, gayret sarfediyorlar. Aileden olmayan CEO olarak en büyük yetkiye sahibim. Adamlarıma diyorum ki, Sakıp Bey, Erol Bey, Şevket Bey herşeyi size sorabilir, bir şey söyleyebilirler. Ama bana 5 saniye içinde söyleyeceksiniz. Hemfikirsem yapın derim, değilsem bunu söylerim patrona.

CEO olmadan önce Sakıp Sabancı kararlarınıza karışır mıydı?

- Sakıp Bey, bugüne kadar arkamda dimdik durdu. Yaptığım her işi tasdik ettiğini sanmıyorum, ama hangi işi bitirsem onayladı. Joint venture'ların yüzde 80'ini arkadaşlarımla ben yürüttüm. Döndüğümde her zaman 'Eline sağlık ağam, ailemiz için en iyisini yaptın' der.

Topluluğun 2000'li yıllardaki büyüme stratejesi nasıl?

- Topluluk olarak stratejik bir çalışma yapıyoruz. Bugün hangi işleri yapıyoruz, bu işlerde kalmalı mıyız, hangi işlerden çıkmalıyız, geleceğin işleri neler? Yeni ekonomi denilen bir cereyan var dünyada. Biz de globalleşiyoruz. Gerek tekstil polyester, gerekse endüstriyel naylon ve kordbezi konularında dev ortaklarımızla dünyada işbirliklerine gidiyoruz. Telekomünikasyon işlerine yoğunlaşarak devam edeceğiz. Geçen yıl Turk Nokta Net firmasının yüzde 70'ini satın aldık. Enerji işimizi de büyüteceğiz. İnternet bankacılığı ve bireysel bankacılık konusunda da gerekli yatırımları yaptık. Daha büyüklükler yaratmak için fırsatlar olduğunda da bunları değerlendireceğiz. Gıda ve perakendecilik sektörüne de yükleneceğiz. Otomotivde ve tekstilde yatırımlarımız sürecek. Özelleştirmede de fırsatlar çıktıkta ana stratejimiz içinde yine bakacağız.

Gıda ve perakendecilik sektöründe yeni yatırımlarınız olacak mı?

- Gıda ve perakendecilik sektöründe 2002 yılında 1 milyar dolar ciro hedefliyoruz. CarrefourSA ile hipermarket, ChampionSA ile süpermarket ve market sektöründe büyüyeceğiz. 2000 yılında dört hipermarket, dört süpermarket açacağız. Gıda sektörü de bizim için çok önemli. Yoğurtta atağa kalktık ama bir tek yoğurt satmakla olmaz. Yoğurt da, süt de, su da, bisküvi de yapacaksınız. Yakında bisküvi de üreteceğiz. Gıdadaki ortağımız Danone, Avrupa'da bir, dünyada iki numara. Uygun ortakla bir bisküvi işine gireceğiz. Bir, iki su tesisi de satın alacağız bu yıl içinde.

Otomotivde neler planlıyorsunuz?

- Otomotivde kapasite itibariyle sadece Türkiye için üretmek kolay olmuyor. Otomobil işimizi büyüterek, bütün Avrupa'ya uygun otomobil üretmek ve ihrac edebilmek için ortağımızla görüşüyoruz. İnşallah büyüyeceğiz.

Tekstilde de yeni projeler var sanırım.

- Tekstilde işimizi küçülterek büyümek istiyoruz. Konfeksiyona girdik kısmen. İhracat organizasyonumuzu kuvvetlendirdik. Tekstilde kendi markamızı yaratmak arzusundayız. Bu konuda bir arayış içindeyiz.

<ı>HASAN GÜLEŞÇİ

H.Ö. Sabancı Holding'in ilk CEO'su (Chief Executive Officer) Hasan Güleşçi, 1937 Adana doğumlu. Güleşçi, 1956'da Tarsus Amerikan Koleji'nden mezun olduktan sonra üniversiteyi İngiltere'de tekstil makinaları üzerine okudu. 1961'de Türkiye'ye dönerek Adana Bossa'da işletme şefliği, makina enerji müdürlüğü, Sabancı Holding'de Proje Müdürlüğü yaptı. 1973'de genel müdür olarak atandığı Kordsa'nın kuruluşunu gerçekleştirdi. 1981'de Lassa Genel Müdürlüğü'ne getirilen Güleşçi, aynı dönemde Lassa, Kordsa ve Bimsa Yönetim Kurulu Üyeliğini yürüttü. 1985'de Sabancı Holding Genel Koordinatörlüğü'ne atanan Güleşçi, Nisan 2000'den itibaren de Sabancı Holding'in ilk CEO'su ünvanını aldı. Holding Yönetim Kurulu Üyeliği ve Turizmden sorumlu Murahhas Üyelik görevini sürdüren Güleşçi, gruptaki birçok şirketin de yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulu üyesi.

X