Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Nurten Erk: Nurten'in konukları






Nurten ERK

Ekonomiyi düzelteceğiz diye insanı unutuyorlar

SANAYİ ve Ticaret eski Bakanı Yalım Erez, hükümetin bugüne kadar krizi ertelemeye dönük tedbirler almakla yetindiğini, ancak bunu yaparken de işin sosyal tarafının unutulduğunu söyledi.

ESKİ Sanayi ve Ticaret bakanlarından sanayici Yalım Erez, hükümetin bugüne kadar krizi ertelemeye dönük tedbirler almakla yetindiğini, ancak bunu yaparken de işin sosyal tarafının unutulduğunu söyledi. Erez, ‘‘Krizde ekonomik tedbirleri alırken krizin insan tarafı, sosyal tarafı unutulmamalı. Ekonomiyi düzeltirsiniz, ama bu sefer sosyal olaylara neden olursanız, o da başka krizler ortaya çıkartır’’ uyarısında bulundu.

Erez, bu arada kriz ortamına rağmen ortağı olduğu Haznedar Refrakter Fabrikası'nı da İstanbul Haznedar'dan Çerkezköy'e taşıdı. Erez, dünyada üç ayrı kalite tuğlayı aynı çatı altında üreten tek fabrika olan Çerkezköy'deki Haznedar Refrakter'e birçok ülkeden yabancı ortaklık teklifi geldiğini de gururla söylüyor.

Bir dönem, İTO Başkanı, TOBB Başkanı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı gibi görevlerde bulunan, Türkiye ekonomisine ve siyasetine yön veren isimler arasında yer alan Yalım Erez ile krizi ve siyaseti konuştuk.

* Size göre, krizin aşılmasında işdünyası üzerine düşeni yapıyor mu?

- Türkiye bu krizi hak etmiyor. 18 kere krize uğramışız. Türkiye doğru ve iyi yönetilseydi bu krizlerle karşılaşmazdık. Kriz ekonomik, ama nedeni ekonomik değil, kötü yönetim. İşdünyası her zaman üzerine düşeni yaptı. İşdünyasının önündeki tek engel zaten hükümetler.

* Peki hükümet gereken tedbirleri alıyor mu?

- Bugün itibariyle alınan kararlar yüzünden gelecekten çok fazla ümitli değilim. İnşallah başarılı olurlar. Krizi ertelemek, tedbirlerini baştan almak doğru ama o sürede doğru işleri de yapmak lazım. Krizde ekonomik tedbirleri alırken krizin insan tarafı, sosyal tarafı unutulmamalı. Ekonomiyi düzeltirsiniz, ama bu sefer sosyal olaylara neden olursanız, başka krizler ortaya çıkar. Ameliyata giren doktorun hasta yakınlarına, 'Ameliyat çok başarılı, ama hasta öldü' demesine benzememeli. Hem ameliyat başarılı olmalı, hem hasta ölmemeli. Bugün alınan kararlara bakarsanız, hasta düşünülmüyor, ameliyatın başarısına bakılıyor. İnşallah hastayı öldürmeden başarılı ameliyat yaparlar.

* Başarılı ameliyat için neler yapılması gerekiyor?

- Ülkeyi kurullar cumhuriyeti haline getirerek bu başarılamaz. Öncelikle yapılması gerekenleri yapmıyor, kanunları değiştirerek, yeni kurullar oluşturarak bu krizden çıkacağımızı zannediyoruz. Krizden sonra bu kadar zaman geçti, bir arpa boyu yol alamadık. Devletin yeniden yapılandırılması, bakanlık sayılarının ve bürokrasinin azaltılması, devletin dinamik bir yapıya kavuşturulması gibi konularda en ufak bir tedbir alınmıyor. İçerde ve dışarda iş dünyasına güvence verilmesine dönük bir şey yapılmıyor. Sayın Kemal Derviş, ekonomik bakımdan yapılması gereken doğruları söylüyor. Sadece iktisat kitaplarındaki doğrularla bir ülkedeki sorunları çözemezsiniz. Ülkenin şartlarını ve insan faktörünü, sosyal olayları da iyice hesaplamak lazım. Sayın Derviş'i, işin bu tarafına çok fazla önem vermeyen bir yapıda görüyorum.

* Kemal Derviş bu ameliyatta başarılı olabilecek mi?

- Derviş'in bütün gayretine rağmen ameliyatın başarılı olacağına inanmıyorum. Bugünkü hükümeti oluşturanlar, başbakan da dahil, ne ülke gerçeklerini, ne ekonomiyi, ne de dünyayı biliyorlar. O nedenle Kemal Derviş'in bütün uğraşılarına rağmen, hükümetin yapısı dolayısıyla başarılı olabileceğine ihtimal vermiyorum. Bence Derviş'i de küstürüp kaçıracaklar.

* Yeni bir kriz bekliyor musunuz?

- Tedbir alınmazsa tekrar dibe vurabiliriz. Sonbahara kadar kriz beklemiyorum, ama bu dönemde gerekli tedbirler alınmazsa sonbaharda çeşitli sıkıntıların başlamasından endişe ediyorum. Programda reel sektör, üretim, ihracat yok. İstihdamın korunması ve ihracatın artırılması için tedbir alınmadı. Bu krzin etkisi tarım sektöründe henüz görünmedi. Tarım ürünleri yeni yeni piyasaya çıkıyor. Ürettiği malın parasını zamanında alamazsa o zaman bu kesim de krizden etkilenecek. Türkiye nüfusunun yüzde 60'ı tarımdan geçimini sağlıyor. Bu yüzde 60 sonbaharda krize girecek.

Üç ayrı kalite tuğla üreten tek fabrika

* Haznedar'daki refrakter fabrikanızı neden Çerkezköy'e taşıdınız?

- Çevre bakımından Merter'de kalmamız doğru değildi. Üstelik fabrikanın arazisi şehir merkezinde kaldı ve çok değerlendi. Şehrin içinden çıkıp maliyetleri azaltmak, teknolojiyi yakalayıp, üretimi artırmak için Çerkezköy'e taşınma kararı aldık.

* Çerkezköy'deki yeni fabrikanız üretiminizi nasıl etkiledi?

- Yeni fabrikamızla üretim kapasitemizi 26 bin tondan 50 bin tona çıkarttık. Dünyada üç ayrı kalite tuğlayı aynı çatı altında üreten tek fabrika olduk. Tamamen otomasyona geçtik. Eskiden üretimimizin yüzde 35'ini ihraç ediyorduk. Simdi üretimin yüzde 60'ını ihraç etmeyi planlıyoruz.

* Yeni tesisleriniz için ne kadarlık yatırım yaptınız?

- 1995 yılında başladığımız projenin değeri 100 milyon dolar, ancak herşeyi kendimiz yaptığımız için daha ucuza mal oldu.

* Yabancı ortak düşünüyor musunuz?

- Bize ortak olmak isteyenler var, ama yabancı ortak düşünmüyoruz.

* Eski fabrikanın arazini nasıl değerlendirmeyi düşünüyorsunuz?

- Merter'deki araziyi ya alışveriş ya da iş merkezi olarak değerlendireceğiz. Planları yapıldı.

Türkiye kadroyla kurtulur

* Bakanlık döneminde yapmak istediklerinizi yapabildiniz mi?

- Bakanlıkta bulunduğum sürede, bakanlığımla ilgili doğru şeylerin hepsini yaptığıma inanıyorum. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nda bürokrasiyi kaldırdım. Toplam kalite belgesi alan dünyadaki ilk bakanlık olduk.

* Yeniden siyaseti düşünüyor musunuz?

- 1999'da siyaseti bıraktım. Türkiye'yi adam gibi idare edecek adamlarla biraraya gelme ve onlarla siyaset yapma imkanı bulabilirsem, yeni kadrolarla siyaset imkanı bulursam tabii yeniden yaparım. Ama sırf siyaset yapmış olmak için siyaset yapmam.

YALIM EREZ

Sanayi ve Ticaret eski bakanı Yalım Erez, 1944 Van doğumlu. Ticaretle uğraşan bir ailenin oğlu olan Erez, liseyi bitirdikten sonra İstanbul'da baba mesleğini sürdürdü. 1978'de İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Üyeliği'ne seçildi. 1982'de İTO Başkanvekili, 1988'de İTO Başkanı oldu. 1991 seçimlerinde DYP İstanbul Milletvekili adayı olarak siyasete adım attı, ancak seçimi kaybetti. Bunun üzerine 1991'de TOBB Genel Başkanlığı'na aday oldu ve kazandı. 1993'te Süleyman Demirel'in Çankaya'ya çıkması üzerine yapılan kongrede, Tansu Çiller'in DYP Genel Başkanı seçilmesinde büyük rol oynadı. DYP'den Muğla Milletvekili olarak Meclis'e girdi. Anayol Hükümeti'nin mimarlığını yapan Erez, hükümette Sanayi Bakanı olarak görev aldı. DYP ile İslamcı Refah Partisi arasında kurulan koalisyon hükümetini protesto etmek için 1997 Nisan ayında bakanlık görevinden ve partisinden istifa etti. Erez, Anasol-D Hükümeti'nde bağımsız milletvekili olarak yeniden Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'na getirildi. 1998'de politikaya ara vererek, aile şirketi Haznedar Tuğla'daki görevine döndü. Erez, halen İTO Üniversitesi Mütevelli Heyeti ve TİSK Danışma Kurulu Üyesi.

X