"Ömür Gedik" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ömür Gedik" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ömür Gedik

Nuri Bilge’nin yeni başarısı

Pazar gecesi herkes şampiyonu belirleyecek maçlara kilitlenmişken, bomba haber Cannes’dan geldi.

Nuri Bilge Ceylan, “Bir Zamanlar Anadolu’da” filmiyle Cannes Film Festivali’nde Büyük Jüri Ödülü’nü almıştı.
Twitter’a aynen şöyle yazdım: “Maçlara bir-iki dakika ara verin, ayağa kalkın ve Nuri Bilge Ceylan’ı alkışlayın.”
Hedef kitlesini ve ne yapacağını çok iyi belirlemiş, akıllı bir yönetmen o.
Yıllardır birlikte yol aldığı küçük bir ekiple sessiz sedasız, yaygara yapmadan çekiyor filmlerini, festivale yolluyor ve bombaları patlatıyor.
Nuri Bilge Ceylan, Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümü mezunu.
Ardından Mimar Sinan’da iki yıl sinema eğitimi alıyor.
Sinemaya “Koza” adlı kısa filmle adım atıyor, sonrasında çok sık uğrayacağı Cannes’a yolu düşüyor.
“Koza”, Cannes’da gösteriliyor. Festivallerde çok beğenilen “Kasaba” ve Berlin’de yarışan “Mayıs Sıkıntısı”ndan sonra “Uzak” filmiyle Cannes’da Büyük Jüri Ödülü’nü alıyor.
“Uzak”, başrol oyuncuları Mehmet Emin Toprak ve Muzaffer Özdemir’e Cannes’da En İyi Oyuncu ödüllerini getiren film aynı zamanda.
Ceylan’ın dördüncü uzun metrajı “İklimler” de Cannes yolcularından.
Dijital görüntü teknolojisiyle çekilen ve FIPRESCI ödülü alan bu filmde Ceylan kamera önüne de geçerek başrolü eşi Ebru Ceylan’la paylaşıyor.
2008’de Cannes’da Nuri Bilge Ceylan “Üç Maymun”la En İyi Yönetmen ödülünü alıyor.
Bu, Ceylan’ın “tutkuyla sevdiğim yalnız ve güzel ülkeme adamak istiyorum” sözleriyle aldığı ödül olarak hafızalara kazınıyor.
Ve yıl 2011...
Yine Cannes ve “Bir Zamanlar Anadolu’da” ile yine Nuri Bilge Ceylan...
“Bir Zamanlar Anadolu”da”, Cannes’da daha önce yarışan diğer Nuri Bilge filmlerinin aksine festivalin son filmi olarak gösteriliyor.
Ekip bu sona kalma durumu nedeniyle biraz yılgın ve umutsuz. Ödül beklentisi yok denecek kadar az.
Ama yabancı basının övgü dolu sözleri yerini buluyor.
Altın Palmiye’den sonra Cannes’ın en prestijli ikinci ödülü sayılan Büyük Jüri Ödülü’nü, Dardenne Kardeşler’in “Bisikletli Çocuk” filmiyle paylaşıyor Nuri Bilge.
“Bir Zamanlar Anadolu’da”, 2,5 saat uzunluğunda bir erkekler filmi.
Nuri Bilge, sinemada 90 dakikalık film standardından rahatsız olduğunu ve sınırları zorlamayı sevdiği için filmini uzun tuttuğunu söylüyor.
“Nasılsa filmlerimi fazla insan izlemiyor” diye de ekliyor.
Ama bence bu kez yanılıyor.
“Bir Zamanlar Anadolu’da”, uzun süresine rağmen Nuri Bilge’nin en çok izlenen filmi olacak.
Ödül haberi, Fenerbahçe’nin şampiyonluğu kadar gündeme oturduğuna göre bu kaçınılmaz.
Şu anda her Türk insanı dünyanın sinemacısını kendine hayran bırakan bu yönetmeni ve filmini merak ediyor.

Ülkeden kovduk elinden ödül aldık

Hatırlarsınız, aylar önce ünlü bir yönetmeni Antalya Film Festivali’ne jüri üyesi yapıp, sonra da kovup kaçırmıştık. O yönetmen Bosnalı Emir Kusturica’ydı. Fiziksel tehdide kadar varan, cana kasta uzanabilecek protestolar karşısında “50 korumayla mı jüri üyeliği yapacağım, birinin çıkıp beni vurmayacağından emin değilim” deyip gitmişti.
Ne gariptir ki Cannes’da Nuri Bilge Ceylan’a Türkiye’nin gurur duyacağı ödülü teslim eden de Emir Kusturica’nın ta kendisi oldu.
Bu, ders alınması gereken ilginç bir tesadüf müdür, Allah’ın bize sopası mıdır, Cannes’ın siyasi bir oyunu mudur, yoksa sinema sanatını iyi icra edenlerin bir gün bir yerlerde mutlaka yollarının kesişeceğinin bir göstergesi midir bilemedim. Sizce?

Hop Dedik Orda Kal

Teoman, Burak Kut ve Halil Sezai ile üç ayrı şarkıda düet yaptığım, tüm gelirini barınakların iyileştirilmesinde kullanacağımız maxi single çıktı, müzik marketlerde satışta ve şimdi herkes, “Adı neden ‘Hop Dedik Orda Kal’ oldu” diye soruyor.
Bu, Sezen Aksu imzalı “Portakal Orda Kal” adlı şarkının (Ozan Çolakoğlu düzenlemesi ayrı, David Şaboy remix’i ayrı güzel) içinde geçen bir cümle aslında.
“Güçlü olan güçsüzü hissediverir anında” diye başlayan şarkı, “Hop dedik orda kal, portakal, seviyoruz diye de öldük mü? Ağrı eşiği diye de bir şey var, sen ağrı bağımlısı gördün mü?” diye devam ediyor.
Bir anlamda acı çektirene, haksızlıklara meydan okuyor. Sezen Aksu, “Hop Dedik Orda Kal, Portakal” ile bence dünyanın en anlamlı tekerlemesine imza atmış.

X