Kitap Sanat Haberleri

KİTAP SANAT

    Nurbânu ve Safiye Sultan’lar

    SELİM İLERİ
    08 Haziran 2017 - 15:23Son Güncelleme : 08 Haziran 2017 - 15:23

    Özlem Kumrular, ‘Haremde Taht Kuranlar’ adlı kitabında, Kösem Sultan monografisinden sonra, bu kez Safiye ve Nurbânu Sultanların yaşamöykülerini kaleme getirmiş. Kumrular, özellikle ‘Venedik Devlet Arşivi’nden yararlanarak, Safiye sanılmış Nurbânu’yu inceden inceye yaşatıyor.

    Peyami Safa 1939’un sonunda yazdığı bir yazıda M. Turhan Tan’ın ölümünden duyduğu üzüntüyü dile getirir: “... onun nesrindeki şiir özentilerini birer birer affettikten sonra geri kalan tarafını muayeneden geçirirseniz, bu memleketin öz edebiyatını, öz tarihini, öz kültürünü –Garp ekolünde yetişmiş hiçbir muharririmizde görülmeyen bir aşkla- zamanımıza kadar devam ettirilmiş sayılı muharrirlerden biri olduğuna inanırsınız.”
    ‘Fatih-Harbiye’ romancısının bunca önemsediği M.Turhan Tan günümüzde handiyse bütün bütün unutulmuş. İlkgençliğime dönüyorum, o zamanki İnkılâp Kitapevi’nin camekânında gördüğüm, M.Turhan Tan imzalı ‘Safiye Sultan’ı ve ‘Cinci Hoca’yı alıp Cihangir’deki eve dönüyorum. Bu iki tarihi romanı birkaç kez okuyacağım...
    ‘Safiye Sultan’ın sonu öylesine etkileyecek ki, yıllar sonra o roman sahnelerini ‘Mavi Kanatlarınla Yalnız Benim Olsaydın’da anmadan geçemeyeceğim. Venedik asıllı Safiye Sultan, güzel Bafo, ömrünün sonunda, Gözyaşı Sarayı’nda korkunç bir yurtsamaya yakalanmış, doğup büyüdüğü Venedik’i, suların seslerini, gondolları, kanalları hatırlaya hatırlaya yapayalnız ölüyor!
    Gelgelelim yine yıllar geçecek, Safiye Sultan’ın ünlü Osmanlı tarihçisi Hammer’in iddia ettiği gibi, Venedik’ten kaçırılma olmadığı yeni bilgiler ışığında ortaya çıkacak! Tam tersine Venedik kökenli olan Nurbânu Sultan. 2000’lerde ‘Safiye Sultan kim?’ diye yazmıştım (bkz. ‘İstanbul / Lâle ile Sümbül’).
    Şimdilerde Özlem Kumrular’ın ‘Haremde Taht Kuranlar’ını (Doğan Kitap) okuyorum. Kumrular, Kösem Sultan monografisinden sonra, bu kez de Safiye ve Nurbânu Sultanların yaşamöykülerini kaleme getirmiş. Okuma sevgisi aşılayan ve itiraf edeyim ki, soluk soluğa okuduğum bir çalışma.
    Birbirine karıştırılmış iki ihtiraslı kadın. Özlem Kumrular, özellikle ‘Venedik Devlet Arşivi’nden yararlanarak, Safiye sanılmış Nurbânu’yu inceden inceye yaşatıyor. Sonra sırada III. Murad’ın eşi Safiye Sultan, aslında gerçek kimliği pek de bilinmeyen, kaynaklarda güzelliği ve siyasi gücüyle anılan bir kadın.
    Nurbânu’nun ve Safiye’nin çevrelerinde Osmanlı İmparatorluğu’nun özel dosyası, o dönemlerin yaşamı Kumrular’ın yazdıklarında hayat buluyor. Bu çalışma, yalnızca iki ünlü tarihi kadının serüvenlerini değil, töresiyle, yaşananlarıyla, önde gelen kişileriyle Osmanlı dünyasını da gözler önüne sermiş. Meraklısı için etkileyici bir eser.

    Joyce’u okumak...
    Önce kapaktaki fotoğraftan başlamalıyım: Marilyn Monroe dalıp gitmiş, Joyce’un ‘Ulysses’ini okuyor; hiç bilmediğim bir fotoğraf! Kitabın adı ‘Ulysses ve Biz’ (Alfa Yayınları), yazarı Declan Kiberd, dilimize büyük bir özenle çeviren Zeynep Çiftçi Kanburoğlu. 87. sayfadayım.
    Galatasaray’da orta üç öğrencisiyken ‘Ulysses’in Fransızca çevirisini (Livre de Poche) Hachette Kitabevi’nden almıştım. Yazar olmak karasevdasında, nerede okumuşsam, Joyce’un bu romanını yirminci yüzyılın başyapıtı diye öğrenmiştim. Gelgelelim tek bir cümlenin anlamını sökemeyecektim.
    ‘Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi’ni Murat Belge’nin güzel çevirisinden iyi kötü okuyacak, iyi kötü kavrayacak, ama ‘Ulysses’ karşısında hep yenik düşecektim. Bu çetinceviz roman yıllar sonra değişik yayınevlerince Türkçe yayımlandı; her birini edindim, ama baştan sonra okumak ediminde yine yenik düştüm.
    Declan Kiberd eseri birçok açıdan teşrih masasına yatırıyor. Önce yazıldığı dönemin toplumsal/bireysel ortamı içinde değerlendiriliyor ‘Ulysses’. Sonra esinlendiği ya da esinlenir göründüğü kaynaklar, sözgelimi Homeros, ‘Hamlet’ tek tek saptanıyor. Git git romanın karmaşık mimarisine yol alınacak besbelli.
    ‘Ulysses ve Biz’i tadını çıkara çıkara okuyorum. Asıl ‘Ulysses’i yeniden göze alabilecek miyim, kestiremiyorum. Ama ‘bir romanın romanı’nı yazmak düşüncesi gönlümü çeldikçe çeliyor...

    Nurbânu ve Safiye Sultan’lar

     

    Etiketler: Kitapsanat , edebiyat , Tarih
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı