"Fatih Çekirge" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Fatih Çekirge" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Fatih Çekirge

Nükleer başlıklı bir soru

DIŞİŞLERİ Bakanı Ahmet Davutoğlu ile yaklaşık 3 saatlik bir “dünya turu” yaptık.

Merkezinde İran’la yapılan nükleer anlaşma vardı...
Olay büyük... Dünya çapında bir diplomasi başarısı...
Davutoğlu bütün detaylarıyla anlatıyor.
Dünyanın “gerilim merkezi” haline gelen Tahran’la Batı arasında “ambargo fırtınası” eserken girmiş Türkiye araya...
Kimsenin inanmadığı günlerde, her biri 18 saatlik “müzakere maraton”larının yaşandığı bir sürecin ardından ikna edilmiş İran.
Ve İran’ın 1200 kilo uranyumu 120 kilo geliştirilmiş uranyumla Türkiye üzerinde değişmesi için imzalar atılmış...
Hiç kuşkusuz bu anlaşma Türkiye’nin uluslararası etkisini artıracak bir gelişmedir.
Ama Bakan bu olayın detaylarını anlattıkça benim zihnimde bir soru büyümeye başladı...
Türkiye için nükleer bir soru...
Sordum:
“Sayın Bakan kutlanacak bir olay dinledik sizden. Yalnız benim aklıma takılan bir şey var... Şimdi İran bize 1200 kilo uranyumu verecek. O uranyum 11 ay Türkiye’de saklanacak. 11 ay sonra Batı geliştirilmiş 120 kilo uranyumu verip 1200 kilo uranyumu alacak... Buraya kadar tamam. Ama anlaşmada bir madde var. Eğer bu süre içinde bir saygısızlık olursa. Taraflardan birisi anlaşmayı bozarsa Türkiye 1200 kilo uranyumu derhal İran’a teslim edecek. Şimdi soruya geliyorum.
Peki bir anlaşmazlık çıkarsa ve taraflar birbirlerini suçlarsa. Türkiye uranyumu İran’a kolayca teslim edebilir mi? Yani ABD buna izin verir mi? Çünkü Batı, İran’ı anlaşmaya uymamakla suçlayacak. Zaten ABD terörist ülke diyor. Bu kriz Türkiye’nin elindeki bu uranyumu nükleer bir bela haline getirmez mi? Türkiye uranyumu İran’a verse bir türlü vermese başka türlü...”
Biraz uzun bir soru oldu elbette.
Ama ben soruyu sorarken Bakan’ın yanında bulunan diplomatların yüzündeki ifadeden meselenin bu haliyle çok büyük sıkıntı olabileceğini okudum...
Bakanın cevabına gelince:
? Bu endişelerle hareket ederseniz hiçbir şey yapamazsınız...
Doğru, buna katılıyorum...
Ancak şu da bir gerçek:
? İran’la Batı arasındaki mesele yalnızca uranyum değil ki:
Ahmedinejad daha bir yıl önce “Şeytanın egemenliğinden çıkın” diye ABD Başkanı’nın yüzüne karşı hakaret etti. Gazze’den Hamas’a, Taliban’dan Lübnan’a kadar derin bir sorun var arada. Uranyum bir sonuç...
Bu nedenle anlaşmanın bozulmasını isteyenler (örneğin İsrail) mutlak bir şeyler yapacaktır...
Bu da dünya çapındaki bir barış girişiminin, dünya çapında bir nükleer krize dönüşerek Türkiye’nin avucuna bırakılması anlamına gelebilir...
Şöyle düşünelim:
? Batı’dan gelen eleştirilere bakılırsa, İran’ın böyle bir anlaşmaya imza atması rahatsızlık yaratmış.
Bunun iki nedeni var...
1) Birincisi Batı’daki İran düşmanlığının eli zayıfladı...
2) İran’ın nükleer kontrolü kabul etmesi gözleri İsrail’in elindeki nükleer güce çevirdi.. “İran bu noktaya geldiyse İsrail de o gücü bırakmalı” sesleri yükselmeye başladı... Bu da İsrail’i rahatsız ediyor.
İşte bu iki gerekçe yüzünden Türkiye’nin imza attığı diplomatik başarı, muhtemel bir krizle nükleer başlıklı bir soruya dönüşebilir...
X