"Sedat Ergin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sedat Ergin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sedat Ergin

Nükleer anlaşma Türkiye için başarı, ancak...

BUNDAN bir ay kadar önce 22 Nisan tarihinde kaleme aldığımız “Türkiye-Brezilya Karması İran’da ABD’ye Karşı” başlıklı yazıda, son dönemde dünya diplomasi sahnesinde şekillenen en ilginç oluşumun Türkiye ile Brezilya arasında ortaya çıkan “eksen” olduğunu vurguladıktan sonra değerlendirmemizi şöyle bağlamıştık:

“Bu ikilinin diplomatik denemesi, İran’ı ikna etmekte sonuç aldığı takdirde dünya barışına çok büyük katkı sağlar, her iki ülkeye de uluslararası alanda büyük prestij getirir. Ancak İran’ın bu girişimi zaman kazanmak için kullandığı ortaya çıkarsa, bu kez aynı ölçüde hayal kırıklığı yaşanır.”

ÇATIŞMA YERİNE İŞBİRLİĞİ ÇERÇEVESİ

Dün sabah Tahran’da imzalanan anlaşma ile ibrenin bu aşamada değerlendirmedeki birinci öngörüye döndüğü söylenebilir.

Alınan sonuç, son zamanlarda üstlendiği yapıcı inisiyatiflerle uluslararası alanda büyük saygı toplayan Brezilya ile içte yaşadığı bütün kargaşa ve krizlere rağmen bir bölge gücü olarak uluslararası politikadaki konumunu güçlendiren Türkiye açısından önemli bir başarı olarak görülmelidir.

İran, nükleer yakıt takası konusunda uluslararası camiayı aylarca oyaladıktan sonra ABD’nin BM Güvenlik Konseyi’nden çıkartacağı bir yaptırım kararıyla üzerine geldiğini, hatta Rusya ve Çin gibi Güvenlik Konseyi daimi üyelerini de yanına çekmekte olduğunu gördüğü noktada önemli bir esnekliğe giderek denklemi tersyüz etmiştir. İran, bunu yaparken başarının kredisini de Brezilya ve Türkiye’nin hesaplarına ciro etmiştir.

Sorunun aşılmasında çatışma yerine barışçı yollardan bir diyalog ve işbirliği çerçevesinin belirmiş olması rahatlatıcıdır, sevindiricidir.

ANLAŞMADAKİ ANA PÜRÜZ

Bununla birlikte, Tahran’da çektirilen fotoğrafa bakıp her şeyin bittiğini düşünmek aceleci davranmak olur. Şu nedenlerle:

Öncelikle, bu uygulamanın hayata geçirilebilmesi kısaca “Viyana Grubu” olarak adlandırılan Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), ABD, Fransa ve
Rusya’nın bu anlaşmaya vereceği yanıta bağlıdır. Çünkü anlaşmanın önemli bir hükmü, İran’ın zenginleştirilmiş uranyumu Türkiye’de depolamayı kabul etmesi karşılığında, UAEA’nın bu ülkeye 120 kg nükleer yakıt verme taahhüdüdür. Bunun için İran ile Viyana Grubu arasında ikinci bir anlaşma akdedilmesi gerekiyor.
Dün yapılan deklarasyon, çerçeve olarak geçen ekim ayında UAEA’nın İran’a yaptığı öneriyle çok büyük benzerlikler taşıyor. Önemli bir farklılık, UAEA’nın taslağında takasın Fransa’da yapılmasının önerilmiş olmasıydı. İranlı liderler, bunu kabul etmemiş, takasın Tahran’da yapılmasını istemişti. İran’ın bu kez takasın Türkiye’de yapılmasını kabul etmiş olması kuşkusuz önemli bir tutum değişikliğini gösteriyor.

Ancak bu noktada ortaya bir pürüz çıkıyor. Şöyle ki; Ekim ayındaki UAEA önerisinde üçüncü bir ülkede depolanması istenen İran’a ait zenginleştirilmiş uranyumun miktarı 1200 kg olarak öngörülmüştü. Dün imzalanan anlaşmada miktar yine 1200 kg. Oysa, ekimden bu yana geçen sekiz aya yakın süre içinde İran uranyum zenginleştirme programına devam ettiği için şu an elinde bulundurduğu miktarın 1200 kg sınırının çok üstüne çıktığı varsayılıyor.

Buradan hareketle, İran 1200 kg uranyumu depolatsa bile önemli bir miktarın yine denetim dışı kalacağı öne sürülebilir. Anlaşmayla ilgili ciddi bir sıkıntı burada çıkabilir.

ABD AÇISINDAN YEPYENİ BİR DURUM

İlk tepkilere bakınca Batı dünyasında anlaşmayı “olumlu” karşılayanlarla “olumlu ama yetersiz bulanlar” ve “tümden şüpheciler” arasında bir bölünmenin belirdiği gözleniyor. Bu bile, İran’ın yaptığı hamleyle kendisine karşı kuvveden fiile çıkmakta olan koalisyonu çözme yönünde belli bir etki yaratabildiğini gösteriyor.

Tahran anlaşması eleştirilere açık olmakla birlikte, soruna diplomatik bir çözüm bulunması yönünde kapıyı hiç olmazsa aralamış olması yönünden olumlu bir gelişmedir.

Bu yazı kaleme alındığında Obama Yönetimi’nin Tahran anlaşmasına resmi tepkisi, bir başka deyişle Güvenlik Konseyi’nden İran’a yaptırım kararı çıkartma stratejisini gözden geçirip geçirmeyeceği henüz belli olmamıştı.

Ancak Tahran’da dün sergilenen İran-Brezilya-Türkiye ortak manevrasının ABD Yönetimi açısından yepyeni bir durum yarattığı, yaptırım stratejisini zora soktuğu inkar edilemez. ABD, İran’dan ek güvenceler isterse bu şaşırtıcı olmamalıdır. Bu durumda Türkiye ve Brezilya’ya diplomasi alanında yine iş düşebilir.

X