Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Niyetini saklamıyor...

BAŞKAN George W. Bush’un ‘vizyon sahibi’ diye methederek ağırladığı Mesut Barzani madem ki günün adamı oldu, bari bundan bir ay önce Vatan Gazetesi muhabiri Devrim Sevimay’a söylediklerini okuyalım da kendisini tanıyalım:

Muhabir soruyor:

‘Türkiye açısından düşündüğünüz zaman güneyinde bir Kürdistan kurulmasına ilişkin endişelerini anlayışla karşılıyor musunuz?’

Yanıt:

‘Bence Türkiye’de Kürt adında bir ulus yaşadığının kabul edilmesi gerekiyor. Kürtlerin varlığını kabul etmemesi, şimdi olmasa da gelecekte mutlaka bir sorun yaratır. (...)

Soru:

‘Siz Kürt ulusu ya da bütün Kürdistan için çalışıyorum dediğinizde sadece Irak değil, Türkiye, İran ve Suriye Kürtlerini de kastettiğiniz düşünülüyor. Bunu coğrafi bir terim olarak mı söylüyorsunuz, yoksa gelecekteki birleşik Kürdistan için mi?’

Yanıt:

‘Görüşümüz, Kürtlerin çok zulüm görmüş bir millet olduğudur. Zorla dağıtılmışlar. (...) Tarihsel olarak Kürtler hep mağdur bırakılmıştır. Oysa her milletin olduğu gibi bu milletin de bir devlet kurması doğal hakkıdır. Ancak aranan hak başka bir şey, içinde yaşadığımız gerçek başka bir şey. (...) Bu milletin bağımsız bir devletinin olması, doğal hakkıdır; ama onun (devletin) gerektiği zamanda. Şimdi bizim politikamız, stratejimiz, Kürtlerin içinde yaşadığı herhangi bir parçanın o bölgeye has özellikleriyle bir çözüme gitmesi.’

Görüyor musunuz Türkiye’deki Kürt kökenli vatandaşlarımızı karşımıza ‘Kürt halkı’ diye çıkaranların açtığı kapıdan nelerin gelip geçtiğini?

Leyla Zana’nın, PKK destekli Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) listesinden Meclis’e girip de yemin ettiği gün kullandığı ‘ulusal azınlık’ deyiminin nasıl ölçülüp biçilmiş ve özenle ifade edilmiş olduğunu şimdi anlıyor musunuz?

Nitekim vizyon sahibi lider sözünü sakınmıyor. Zamanı gelince hem Kuzey Irak’ta kendi devletimizi ilan edeceğiz, hem de Türkiye, İran ve Suriye’deki Kürtlerle bütünleşmekten geri kalmayacağız diyor.

Mülakatın başka yerinde de Türkiye’ye dostluk eli uzattığını söylüyor.

Tabii tüm bunları Başkan Bush’tan aldığı destek sayesinde söylüyor. Yoksa Türkiye nefesini içine çekip de bir üflerse bulunduğu yerin Katrina Tayfunu vurmuş New Orleans’a döneceğini herhalde o da biliyor.

Onun Türkiye’yi hem ardından hançerlemeye hazır olduğunu açıklayan hem de ‘Şimdi zamanı değil, o nedenle iyi geçinelim’ mesajı veren sözlerini göz ardı eden bazı iyi niyetlilerimiz ya da aşırı miyop kardeşlerimiz -bir de aşağılık olanlar var, onlardan söz etmiyoruz- ‘Madem ki bir Kürt devleti olup bittisiyle karşı karşıyayız, en iyisi ona hoşgörüyle yaklaşalım. Düşmanca davranıp, dışlayacağımıza iyi ilişkiyle yanımıza çekelim’ diyorlar.

Diyorlar ama Barzani’nin Türkiye’ye gösterdiği bir tek dostluk örneği gösteremiyorlar.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI