« Hürriyet.com.tr

Nil'le çıplak olmak

Nil Karaibrahimgil, beşinci stüdyo albümü “Çıplak Olmak”ı tamamladı. Women’s Health dergisi, dillere dolanan şarkıları kadar kendine özgü tarzı ve duruşuyla da dikkat çeken şarkıcıyla yeni albümü sonrası neler yaptığını ve hayata nasıl baktığını konuştu.

Röportaj Hande TOKMAK Fotoğraflar: Serkan ŞEDELE
X

*“Çıplak Olmak”la istediğin mesajı verebildiğini düşünüyor musun?
 - Bir mesaj verme düşüncesiyle yazmamıştım. İçimden bir çığlık gibi koptu o cümle, bir duygu kovalamacası halindeydim. Şarkı yazarken, ağzımdan çıkmadan önce ne diyeceğimi bilmiyorum; öyle saniyeden de az bir sekme oluyor. Aslında anlatması zor... Ama söylediğim şeyi sonradan kulağım duyuyor. “Ben buraya
çıplak geldim” dedim, demek ki onu söylemem gerekiyor. Bunu sorgulamıyorum. Açıklamaya çalışmak da saçma geliyor. Bu hayat yolculuğuna çıplak başlayıp çıplak bitiriyorsun. Şarkı sende ne duygu uyandırıyorsa odur. Anlatılmaz şeyler.

*Utanmadan, pes etmeden kendin olmayı nasıl beceriyorsun? Yani çıplak...
- Utanıyorum, pes de ediyorum. Sonra yumruğumu sıkıp “Utanmayacağım, pes etmeyeceğim” diyorum. Oralara gitmeden buralara geliş yok! Şu Mars’a yolladıkları curiosity’ye (meraklı) benzetiyorum kendimi. Nükleer güç ünitesi herkesin içinde. Alevleyen var, alevlemeyen var.

*Neredeyken kendini en özgür hissediyorsun?
- Sevdiğim bir şeyi yaparken, bir hayale giden yoldaysam. Yani, yolda.      

*Şarkılarını “Ya oynatacaksın, ya ağlatacaksın” üzerinden mi yazıyorsun?
- Çok şükür, hiçbir zaman kafamda böyle kalıplarla yazmadım. Yoksa kek tarifleriyle ne işim olurdu değil mi?

*Yaptığın müziği nasıl tanımlıyorsun?
- Mesaj kaygılı pop.

*Şarkı sözlerine yansıyan hayal gücün inanılmaz. Kimlere sesleniyorsun?
- Kim bilir! Doğumumdan bu yana gördüğüm bütün yüzlere, bütün duygu ve düşüncelere... Hatta gördüğüm tüm rüyalara, bütün aşk ve korkulara sesleniyor olabilirim.

*Albümündeki sekiz şarkıya birer dakikalık kısa filmler çekildi. Türkiye’de ilk defa gerçekleştirilen bu projeden bahseder misin?
- Mini klipler, albümün tamamını tanıtma isteğimden uydurduğum bir format. Şarkıların hepsi bir şekilde kliplenmeyi, süslenmeyi, yayılmayı hak ediyordu. İyi oldu, sesleri duyuluyor.

HER GÜN FARKLI BİR KADIN OLABİLİYORUM

*Gün gelip yaratıcılığının tıkanacağını düşünüyor musun?
- Düşünmüyorum. Düşünülecek şey değil!

*En dürüst eleştirmenin kim?
- Serdar (eşi Serdar Erener), annem, babam ve kardeşim.

*Kariyerinde “dönüm noktası” şeklinde tabir edebileceğin an?
- Turkcell’in Hazır Kart reklamı için toplantı odasında “Sen oyna madem, şarkıyı sen yazdın” dedikleri an.

*Her kostümün avangard bir sanat eseri gibi. Sana göre en ilginç kostümün hangisi?
- Son albüm kapağımda göbek bağım müzik aletine dönüşüyor. Oturup bunun kostümünü yaptık Tanju Babacan’la. Şimdilerde en çok onu seviyorum. Beni karikatürleştiriyor, gerçekle bağımı koparıyor. Seviyorum böyle şeyleri.

*Günlük giyim tarzını nasıl tanımlarsın?
- Tanımsız, içimden geldiği gibi. Her gün değişik bir kadın kılığına bürünebiliyorum, tarzım yok.

*Spor olarak neler yapıyorsun?
- Sadece pilates...

*Ne yemeden yaşayamazsın?
- Makarna.

*Hiç kilo problemi yaşadın mı?
- Hiç yaşamadım, şanslıyım.

*Kaçamakların neler olur?
- Canımın istediği her şeyi yerim.

*En çok nereni beğeniyorsun?
- Gözlerim herhalde.

*Peki, ya en az?
- Ellerim olabilir.

OYUNCULUK YAPMAK GİBİ BİR İDDİAM YOK
*Tekrar oyunculuk yapmayı düşünür müsün?
- Ne olduğuna bağlı. “A.R.O.G” gibi bana uyan bir şey olursa tekrar denerim. Öyle bir iddiam yok. Müziği seviyorum. Müziğin içinde oyunculuk da var.

*Çocukken ne olmak istiyordun?
- Nil Karaibrahimgil.

*Hayatta seni en korkutan şey ne?
- Sevdiğim birini kaybetmek.

*Sokaklara taşıyıp, protesto edeceğin bir şey?
- Kadınlara uygulanan her tür şiddet.

*Kendine en son ne zaman hediye aldın? Ne aldın?
- Saf çikolata aldım dün, şekersiz bitter ve içinde koruyucu madde yok.

İSTANBUL DELİ BİR KADIN GİBİ
*Risk alır mısın, yoksa garantici misindir?
- Risk almam almam, sonra bir alırım, tam alırım! Öyle bir döngüm var.
*Stresle başa çıkma yolların neler?
- Stresle başa çıkmayolum, stresi başıma çıkarmamak.
*İstanbul senin için ne ifade ediyor?
- İstanbul deli bir kadın ama ben onunla anlaşıyorum.
*İstanbul haricinde nerede yaşamak isterdin?
- Londra.

MAKYAJI BIRAKTIM
* Cilt bakımın için neler yapıyorsun?
- Eskiden cildime kat kat bir şeyler sürerdim, artık göz kremi bile sürmüyorum. Sadece temiz tutuyorum, o kadar. Annem yıllarca eski klasik bir krem dışında
cildine bir şey sürmedi, pırıl pırıl bir cildi var. Pahalı kremlere inanmıyorum. Gül suyu ve zeytinyağı her şeyden iyi.

Kaynak: Röportaj Hande TOKMAK Fotoğraflar: Serkan ŞEDELE

Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Medeniyetin uğramadığı yer! (Wakhan Koridoru)
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Şanlıurfa’dan gastronomi atağı
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Chistmas’a geldik biz...
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Koltuğunuzu manzaraya göre seçin
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
36 saatte Trieste
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Avrupa’nın en güzel noel pazarları