NIKE diploma veriyor

Ayşe AYDIN
05.01.2002 - 14:52 | Son Güncelleme:

Nike, 2000 yılı Ekim ayında Nike Türkiye'yi kurdu. Yeni genel müdür ve yeni ekiple beraber üretilen projeler, şirketin 2001'de dünyanın 'En İyi Nike Şirketi' seçilmesine neden oldu. Çünkü, krizde satışlar yüzde 70 arttı, Nike College ve Genç Yetenekler Yarışması pazarlama ve insan kaynakları alanında şirketi başarıya ulaştırdı.

‘‘Eğer vücudun varsa sporcusundur.‘‘ Bu cümle 1972'de kurulan ve bugün 100 ülkede faaliyette olan Nike'ın kurucularından Bill Bowerman'a ait. 30 yıl önce ünlü atlet Phil Knight ve Bowerman tarafından sporculara özel malzemeler üreten bir şirket olarak doğan Nike bugün 22 bin çalışana, 9.5 milyar dolar ciroya sahip.

Nike'ın Türkiye 'resmen' gelişi iki yıl öncesine dayanıyor. Önceleri distribütörlerle çalışan şirket, Ekim 2000'den bu yana Nike Türkiye olarak hizmet veriyor. Nike Türkiye, genel müdür Zafer Parlar yönetiminde 16 kişlik bir ekipten oluşuyor.

‘BAYİLERE' EĞİTİM

Şirketin uygulamaya koyduğu ilk proje Nike College. Proje kapsamında Nike ürünleri satan ve satmak isteyen herkese şirketin ürünleri, çalışma sistemi, tarihi ve hedefleri konusunda eğitim veriliyor.

Yaklaşık iki ay önce başlayan eğitimlerin katılımcı kitlesi bayiler, mağazalardaki satış temsilcileri ve mağaza yöneticileri olmak üzere üçe ayrılıyor.

Eğitimler şirketin perakende satış yöneticisi Hakan Atalay yönetiminde gerçekleşiyor. Şirkette çalışan 16 kişi eğitimlerde belli görevler alıyor. Herkes kendi bölümü hakkında katılımcılara bilgi veriyor. Atalay amaçlarının bayilere ve satış temsilcilerine şirketi her şeyiyle tanıtmak olduğunu söylüyor: ‘‘Eğitimler 15 kişilik gruplara veriliyor. Gruplarda profil ayrımı yapılmıyor. Yani bir grubun içinde mağaza yöneticisi de, bayi satış temsilcisi de olabiliyor.‘‘

GENÇ YETENEKLER

Eğitimlerde şirket ve ürün bilgilerinin yanı sıra katılımcılara temel pazarlama, iletişim, satış, lojistik eğitimleri de veriliyor. Katılımcılar, müşterilerin satıcılardan ne beklediği ve krizle birlikte değişen satış teknikleri konusunda bilgilendiriliyorlar. Eğitimlerin ardından 20 soruluk bir teste tabi tutuluyorlar. Testi başarıyla geçenler Nike College diplomasına sahip oluyorlar.

Nike Türkiye'nin bir diğer projesi 'Genç Yetenekler Yarışması' (Free Styler). 12 Ocak'da Maydonose Showland'de final turnuvası yapılacak yarışmada 16-25 yaş arasındaki gençler futbol ya da basketbol alanındaki becerilerini sergileyecekler.

Yaklaşık 150 kişinin katılacağı final 12 Ocak 2002'de Mydonose Showland'de yapılacak. Yarışmayı kazanan gençler Nike College üyesi yapılacakLAR, eğitimlere katılabilecekler. Nike mağazalardan alışveriş çeki armağanı kazanan bu gençlerin yurtdışında basketbol ya da futbol eğitimi almaları sağlanacak. Kazananlar haziranda yapılacak Dünya Kupası'nda yarışacaklar.

Nike Türkiye, geçtiğimiz günlerde krizde satışları yüzde 70 artırması ve Nike College projesini hayata geçirerek başarıyla yürütmesi nedeniyle 'En İyi Nike Şirketi Ödülü'nü aldı.

YEDİ YENİ MAĞAZA

Türkiye'de 170 satış noktasında faaliyette olan Nike Türkiye, 2002'de yedi ana mağaza açmayı planlıyor. Atalay bu mağazaların müşteri kitlesine göre farklılık göstereceğini belirtiyor: ‘‘Üç ayrı mağazamız olacak. Profesyonel sporcular, düzenli olarak spor yapanlar ve günlük yaşamında spor giyinmeyi sevenler ayrı mağazalarda aradıklarını bulabilecekler. Ayrıca kadınlara yönelik özel mağazalar açmayı da planlıyoruz.‘‘

Sportmen çalışanlar


Nike'ın çalışanlarından istediği belli kriterler var. Örneğin çalışanların en az bir spor dalıyla ilgilenmesi ve sigara içmemesi gerekiyor. Şirketin belli aralıklarla düzenlediği dünya genelindeki toplantıların son iki ya da üç günü yöneticilerin spor faaliyetlerine ayrılıyor. Katılımcılar ülkelerine dönmeden önce kendi aralarında istedikleri spor dalında turnuva düzenliyorlar.

Matriks organizasyon yapısıyla çalışan şirkette her ofis aynı zamanda Nike'ın Avrupa ve ABD yönetimine bağlı olarak çalışıyor. Bu yöneticilerin sık sık bir araya gelmesi sağlanıyor. Şirkette çalışan her yönetici diğer ülkelerdeki gelişmelerden haberdar ediliyor ve fikirleri alınıyor. Atalay yurtdışı toplantılarında satış oranlarından mağazaların dizaynına kadar her türlü stratejiyle ilgili ayrıntılı bilgi aldıklarını belirtiyor: ‘‘Toplantılarda pazarın büyüklüğüne göre ülke ayrımı yapılmıyor. Her ülkeye eşit oranda destek veriliyor. Her temsilcinin fikirleri dinleniyor. Bu fikirler bir ürünün mağazada nasıl sergilenmesi gerektiği ya da yeni bir kampanya önerisi olabiliyor.‘‘
Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı