Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Nihayet doğru bir adım

NİHAYET doğru bir adım atıldı.<br><br>Başbakan “Kürt meselesi”nin esas sahibi DTP ile görüştü.

Doğru adım aynı zamanda tarihi bir adım.

Bildiğim kadarı ile Cumhuriyet tarihinde “Kürt meselesini” görüşmek üzere muhataplar ilk kez bir araya geldiler.

* * *

ABD Irak’tan çekilirken müttefiki Türkiye’den yardım istiyor. “Gel Kuzey Irak’ın hamisi ol!” diyor.

“Kuzey Irak açılımı” Obama’nın Türkiye seyahati ardından Türkiye’nin gündemine düşüyor. Haliyle, açılıma “Kuzey Irak açılımı” denemiyor. Onun için önce “tarih fırsat” deniyor. Sonra adı “Kürt açılımı” oluyor. Zira Kuzey Irak’taki komşunun evine sahip çıkmadan evvel kendi evine sahip çıkma mecburiyeti var.

Ortada tarihi bir mecburiyet, bu mecburiyet doğru değerlendirilirse tarihi bir fırsat da var.

Ancak ortada yapılmış bir ev ödevi yok. AKP hükümeti, 2002’den beri “Kürt meselesi”nde ha bire yalpalamış. Kâh “demokratik cumhuriyet” demiş, kah “ya sev, ya terk et!”

Bol bol retorik var ama bir çalışma metni yok.

Üstelik, Apo “15 Ağustos’ta açacağım” diyor.

Hükümetin elinde “malzeme” yok ama gündemi Apo’ya kaptırmak da büyük zaaf!

O halde ne yapmalı?

Apo, gazetecilerden görüş aldığına göre hükümet de gazetecilerden görüş alsın!

Ancak dikkatli olmak lazım, AKP’nin bünyesi “aykırı görüşlere” tahammül edemez. Köksal Toptan’ı bile hazmedemedi.

Yandaş gazeteciler bilinen görüşlerini tekrar söylerlerse hem bir şeyler yapılıyormuş gibi görüntü verilir, hem de     AKP’yi rahatsız edecek sözler sarf etmezler.   

* * *

Düne dek, hükümet “kervan yolda düzülür” mantığı ile sadece top çevirdi.

Ortada hamasi sözler vardı ama ne bir program taslağı, ne de esas muhatap!

Mesele Kürt meselesi idi ama ortada Kürtler yoktu!

Nihayet, Başbakan bu garabeti hükümetin artık kaldıramayacağına hükmetti ve DTP ile görüştü. İyi de etti!

Daha önce DTP hakkında sarf ettiği ağır sözleri unutması, suçlamalardan vazgeçmesi bir yeni bir adım olarak kabul görmelidir.

DTP ile AKP Genel Başkanı olarak, daha doğrusu bu görüntü altında görüştü ama biz onu yine de Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı olarak algıladık.

* * *

DTP PKK’nın siyasi uzantısıdır. Ancak aynı zamanda TBMM’nin seçilmiş bir muhalefet partisidir. DTP’nin bazı feodal çıkışları beni de çok rahatsız ediyor.

Ancak bu safhada seçilmiş bir partinin Kürtleri temsilen hükümet ile aynı masaya oturması çok önemli bir adımdır.

Bu sürecin bir yere varmasını istiyorsak; temenni edelim ki Başbakan DTP ile devamlı görüşsün.

DTP de istediği ile görüşsün! Bu duruma tehditkâr bir eda içinde müdahale etmeyelim. 

Dilerim, bir ikinci olumlu adım olarak hükümet ortaya siyasi risklerini yükleneceği öneriler taslağı da koyar!

Hem de 15 Ağustos’tan evvel!

Aksi halde, inisiyatifi tamamen kaybedecektir.

X