Gündem Haberleri

    Nihayet anladılar

    Hürriyet Haber
    11.07.1999 - 00:00 | Son Güncelleme:

    İtalyan tarihçi, emekli büyükelçi Sergio Romano, Öcalan'ın yargılanması nedeniyle Sırplar'la aynı kefeye konmak istenen Türkiye'ye büyük haksızlık yapıldığını söyledi. Romano, PKK ve Apo'nun cennetlik olmadığını belirtti.

    Aylar sonra ilk kez İtalya'da önemli bir isim, Türkiye'nin yanında yer aldı ve başta Başbakan Massimo D'Alema olmak üzere Avrupa'nın önde gelenlerinin Türkler'le Sırplar'ı aynı kefeye koyarak Türkiye'ye haksızlık yaptığını söyledi.

    İtalya'nın önde gelen tarihçilerinden biri olan emekli büyükelçi Sergio Romano, ‘L’Espresso' Dergisi'nin sorularını yanıtladı. Romano, öncelikle İmralı'daki mahkemenin Türk yasaları gereğince Abdullah Öcalan'ı terörizm ve bölücülük nedeniyle yargılandığını, yasalara göre bunun cezasının idam olduğunu ve kararın da bu yönde alındığını söyledi. Romano, Türkiye'de yıllardır idam cezası uygulanmadığını da hatırlattı.

    Romano, Türkiye'nin coğrafi ve tarihi bakımdan Osmanlı İmparatorluğu'nun enkazından yaratıldığını, birçok etnik nedenlerle o dönemde toprak kaybedildiğini, aynı şeylerin modern çağda yaşanmaması için bu tür önlemler alındığını ve Güneydoğu'da bölücülük yapan PKK'nın ve Öcalan'ın da cennetlik olmadığını belirtti.

    TÜRK ORDUSU BAŞARILI

    Şu sıralarda Türk Ordusu'nun terörizmin üstesinden gelmekte olduğunu kaydeden Sergio Romano, Türkiye'nin Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılması nedeniyle hálá kabus yaşadığını ve Ermeni, Rum, Süryani, Museviler'in Türkiye'nin düşmanlarıyla işbirliği yaptığını söyledi. Değişik azınlıkların bölücülüğe yönelmesi olasılığına karşı ülkenin her zaman tetikte olduğunu hatırlatan Romano, şöyle devam etti:

    ‘‘Türkiye'nin bütünlüğü için tedbirler bu yönde alınmıştır. Laik Atatürk Türkiyesi, Kürtler'e otonomi vererek elbette ülkenin bütünlüğünü bozmak istemez. Kürt sorununu Kosova sorunuyla eşdeğerde tutmak haksızlık olur. Tito'nun yarattığı Yugoslavya denge mozayiğinin, Miloseviç tarafından yıkılması bambaşka bir şekil. Kosova'nın bugünkü durumu tamamen Avrupa'nın yanlış siyasetinin sonucu. Dayton'da Kosova gündeme gelmedi. Oysa Miloseviç'in buraya el atacağı biliniyordu. Türkiye'de konu daha farklı. Kürtler'in Türkiye'deki nüfusu 12 milyon ve çoğu Türkler'le içiçe. Zaten Meclis'in yüzde 25'i Kürt kökenli. Güneydoğu'daki durum bu yüzden olağanüstü kabul ediliyor. Ama bu eylem bölücü Kürtler'e karşı. Bugün Kosovalılar için susanlar, Kürt sorunu için feryat ediyorlar. Özellikle Yeni Komünist Partisi, Sırplar konusunda yan çizdi. Solcu bir Başbakan'ın görevi bu tür olaylarda olumsuz tavır almaktır. D'Alema göreve geldiğinde toydu ve zorunlu destekçileriyle aynı kararı alıp Türkiye'ye tavır koydu. Çünkü koalisyon bunu istiyordu. D'Alema'nın tavrını NATO'cu ABD'ye yakın Tony Blair asla benimsemeyecektir. Türkiye'nin coğrafi durumu bellidir. Bugüne dek Avrupa'nın desteğiyle ekonomisini düzeltmiş ve geliştirmiştir. Ama Sovyetler Birliği sonrası bölgede başka arayışlar vardır. İtalyanlar ve Avrupalılar, Kürtler için birşey yapmak istiyorlarsa Türkiye'yle ilişkilerini düzeltmelidir. Kohl'ün kapattığı kapıyı aralamalıdır. Türkiye'nin geleceğinin Avrupa olduğunu anlatmalıdır. Tepkilerden, tehditlerden çok, bu tür yaklaşımlar daha yapıcı olacaktır. Avrupa bu yaklaşımı benimsemelidir.’’



    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı