Gündem Haberleri

    Neyin arabuluculuğunu yapıyorlar?

    Jerusalem Post
    20.05.2010 - 12:22 | Son Güncelleme:

    Türkiye ve Brezilya İran'la yaptıkları anlaşmayı başarı kabul ediyor ancak 10 maddelik anlaşmanın düşündürücü yanları çok.

    Yapılan anlaşma tamamen ekonomi ve politik tutuma yönelikti. Brezilya ve Türkiye’nin gösterdiği çaba, Batı ve İran arasında nükleer arabuluculuk yapmaktan çok İran’ın P5+1 grubunun (BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri ve Almanya) baskılarına gösterdiği dirençte temsilciliğine soyunduklarını gösterdi.

     

    Nükleer yakıt takası anlaşmasının temel amacı, P5+1 grubu ile nükleer konularda görüşmeye yanaşmayan İran’a uygulanmak istenen dördüncü tur yaptırımların hızını kesmekti. Bu amaç, İran ile büyüyen ekonomik bağlarını korumak isteyen Brezilya ve Türkiye’nin anlaşmadaki ortak noktasını oluşturdu.

    İRAN’IN SAVUNUCULARI
    Türkiye ve Brezilya, İran’ın barışçıl amaçlar altında uranyum zenginleştirmek için her türlü hakka sahip olduğunu savunduğu gibi, Tahran’ın bugüne kadar Birleşmiş Milletlere (BM) üç tur yaptırım kararı almasına neden olan uyumsuzluklarını da göz ardı etti.


    Anlaşmanın içeriğinde, geçtiğimiz Ocak ayında P5+1 grubunun önerdiği nükleer anlaşmayı yansıtan tek bir hüküm bulunuyordu: İran’ın dışına gönderilecek olan 1,200 kilogram düşük zenginleştirilmiş uranyum.

     

    Ancak anlaşma içeriğinde İran’ın Şubat ayında başladığı uranyumunu yüzde 20 seviyesinde zenginleştirme faaliyetlerine yönelik hiçbir şey bulunmaması, büyük soru işaretleri oluşturdu. Ancak İran ile ekonomik ve politik ilişkilerini güçlendirmek için Tahran’a 300 kişilik heyet gönderen Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva’nın bu tür konularla meşgul olduğunu düşünmek çok güç.


    Öte yandan, Türkiye’nin en büyük amacı Ortadoğu’daki her türlü arabuluculuk girişiminde başarıya ulaşabilme yeteneğini ortaya koymak olarak görülüyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Dışişleri Bakanından İran’ın imzaya yakın olduğu bilgisini aldığı an ertelediği Tahran ziyaretini düzenlemesi, Erdoğan’ın başarısını duyurabilmek için yaptırımları bir kenara koymayı tercih ettiğini gösteriyor.

     

    İRAN’IN ASIL AMACI

    İran ise, Türkiye ve Brezilya’nın politik yakınlığı ve güçlenen ekonomik bağların verdiği memnuniyetin dışında bir şey daha istiyor: Uranyum zenginleştirme haklarının açıklığa kavuşturulması. Bu istek, yapılan anlaşmanın en çok sorun çıkaracak gibi gözüken maddesine yansıyor:

     

    “Bizler Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’na (NPT) olan bağlılığımızı yeniden onaylıyor ve antlaşmanın maddeleriyle uyumlu olarak İran dâhil tüm üye ülkelerin ayrımcılık olmadan barışçıl amaçlar altında nükleer enerjiyi araştırma, üretme ve kullanma haklarını hatırlatıyoruz.”

    Gerçek şu ki, her ne kadar Güvenlik Konseyi bugüne kadar İran’ın gösterdiği uyumsuzluk gerekçesiyle uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurmasını talep eden kararlar alsa da, NPT altında İran’ın “haklarını” da çiğnemiş oluyor.


    Bu gerçeğin farkında olan İran, bu hususu yaptığı anlaşmanın ön açıklamasında belirterek, anlaşmayı uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sürdürebilmesinin açıkça kabul edilmesi üzerine kurdu.


    Ancak en ilginç olan nokta, Tahran’ın nükleer faaliyetlerini en büyük tehdit kabul eden NPT anlaşmasının gözden geçirildiği konferans New York’ta sürerken, İran’ın nükleer yakıt takası anlaşmasını sonuçlandırmasıydı.

     

    NPT konferansında ortaya konan maddelerle, Türkiye-Brezilya-İran anlaşmasını çevreleyen şartlar ele alındığında, ortaya çıkan karşıtlık güldürücü derecede açık bir karşıtlık ortaya koyuyordu.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı