Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Newyork Newyork

Doğan ULUÇ

Bir baba aranıyor

JoseE Basuro direksiyona abanmış kestiriyor. Boğucu gecenin rutubeti gömleğinin sırtında koca bir daire çizmiş. Taksinin yan camı tıkırdadığında gözlerini açıyor. Dışarda kısa pantolonlu, başı öne eğilmiş bir çocuk, vücudu gibi incecik sesiyle İspanyolca yalvarıyor ‘‘Lütfen beni LaGuardia Havaalanına götür.’’

LaGuardia rahat 25 dolarlık yol, normal müşteriye benzemeyen çocuğun cebinden bir çiklet parası çıkacağı şüpheli. Jose'nin aklına evde dönüşünü bekleyen dört çocuğu takılıyor. İstekte bir gariplik sezmesine rağmen ‘‘Atla arabaya’’ diyor. Çocuk Honduraslı. 13 yaşında. Adı Edwin Daniel Sabillon. Küçük Edwin ‘‘Babamla buluşmaya geldim’’ diye söze başlıyor.

LaGuardia'da geceyarısına kadar bekliyorlar. Edwin terminallere girip çıkıyor. Baba Grevi Sabillon ortalarda yok. Hamallar Edwin'in tarif ettiği tipte bir adamı görmediklerini söylüyorlar. Şoför Jose, Edwin'i alıp evine götürüyor. Sabah gün ışıyınca karakola giderek Honduraslı çocuğun babasını bulmak için yardım istiyorlar.

Ertesi gün Edwin'in hikayesi Amerika'da tüm gazetelerde Başkan Clinton'ın konuşmasından daha büyük yer alıyor. Küçük çocuğun hikayesi TV haber programlarında baş haber olarak yayınlanıyor. Edwin ‘‘Annemi hiç tanımadım, ben üç aylıkken evimizi terketmiş, babam yoksulluktan kurtulmak için 6 yıl önce Amerika'ya göç etti. Geçen ay bana telefon edip LaGuardia'da buluşmamızı istedi. Bisikletimi sattım, San Buenoventura'dan yola çıktım. N'olur babamı bulun’’ diye ağlayarak içini döküyor.

New York'a gelmek için 5100 km. yol katediyor Edwin. Guatemala'yı geçiyor, kavurucu sıcakta Meksika çöllerinden sonra hudutttaki tel örgüleri aşıp Teksas'tan Amerika'ya giriyor. Sattığı bisikletin son parasıyla sandviç yediği lokantada hikayesini dinleyen bir Amerikalı çiftin aldığı otobüs biletiyle New York'a ulaşıyor.

Yazılı-görüntülü basında çıkan haberlere rağmen baba Sabillon ortaya çıkmıyor. Baba sevgisiyle yollara düşen çocuk için tüm New York polisi seferber oluyor. Zengin aileler bakım yurduna konulan çocuğa yardım edeceklerini bildiriyor. Baba Sabillon'u arayan ekipten Porto Riko kökenli komiser Gilbert Ramirez ‘‘Çocukken babam San Juan açıklarında uçakla denize düştü. Yıllarca bir gün çıkıp gelecek diye bekledim’’ diye kendi tecrübesini anlattıktan sonra Edwin'le gönül bağı kuruyor. Boynu bükük, iri siyah gözlerinde keder okunan Edwin'in macerası Amerika'da yankılanıp Honduras'a ulaşınca küçük çocuğun dramatik hikayesinin ortaya çıkan gerçek yüzü şöyle :

Baba Grevi'nin New York'a çağrısı üzerine Teksas sınırına gelen çocuk aile tanıdıklarından babasının tekrar Honduras'a döndüğünü öğreniyor. Tersyüz evine gelen Edwin, yatakta AIDS'in son dönemindeki babasıyla karşılaşıyor. Haftalarca başucundan ayrılmıyor. Vücudu iskelete dönüşmüş adam geçen ekim ortasında Edwin'in yanında son nefesini veriyor. İki hafta önce küçük çocuk muhayyel babası için Amerika yoluna düşüyor.

Doğduğundan beri kendisine bakan anneannesinin açıklamalarıyla Edwin'in boyundan büyük yalan dizisi kurduğu anlaşılmasına rağmen her kesimden insanlar, hayır kurumları ‘‘Kimseye zarar vermedi. Ana şefkati görmeden büyümüş, babası terketmiş. Masum zihninde yarattığı senaryo ile bir baba arıyor’’ diyerek sevgiye susamış çocuğa arka çıktılar.

Honduras Konsolosluğu ‘‘Edwin anneannesinin velayetinde. Geri gitmesi lazım’’ diyor ama, yüreği kabarmış yüzlerce aile New York Belediyesi'ne küçük çocuğu evlat edinmek başvurusunda bulundular. Şoför Jose ile Komiser Ramirez de ‘‘Edwin burada kalmalı’’ diyor. Boynu bükük Edwin önüne çıkandan ‘‘Yalan söylediğim için beni affedin. Gazetelere çıkmak istemiyordum’’ diye özür diliyor. Suçu bir baba aramak olan Honduraslı Edwin'in akıbeti bugün-yarın belli olacak.

X