Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

New York'un bu yılki yıldızı kim olacak?

Yine Eylül geldi... Önümüzdeki hafta dünyanın kalbi her eylül ayında olduğu gibi, yine New York'ta atacak.

Bir yanda Suriye, diğer yanda Ortadoğu genelinde yaşanan gelişmeler, Euro krizi vs derken, böyle bir gündemde dünyanın tüm önemli liderleri önümüzdeki hafta New York'ta olacak.
Çünkü, yıllık Birleşmiş Milletler Genel Kurul toplantıları başlayacak.
Program yoğun. Özellikle de 24 Eylül Salı günü... Zira o gün ABD Başkanı Obama ve Cumhurbaşkanı Gül'ün yanı sıra İran, Katar ve Fransa'nın liderleri konuşacak.
BM'nin karar organı Güvenlik Konseyi olduğundan, Genel Kurul toplantılarının da genellikle pek bir esprisi olmaz.


HER YIL BİR "YILDIZ"

Ancak istisnasız her yıl bu platformu bir vitrin olarak gören, bu fırsatı kullanmak isteyen bir dünya lideri çıkar.
Bu nedenden olsa gerek, her yıl bu sıkıcı toplantıların bir yıldızı olur...
Misal 2006 yılında, şimdi rahmetli olan Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez bu fırsatı kullanan isim olarak ön plana çıktı.
BM Genel Kurulu'ndaki ateşli konuşması için kürsüye çıktığında, bir gün önce konuşma yapan ABD Başkanı Bush'u kast ederek, "Dün şeytan buradaydı ve burası hala kükürt kokuyor" demişti.
2009'da bu kez sahneye artık hayatta olmayan bir başka lider çıktı: Muammer Kaddafi... Tabir yerindeyse resmen kürsüyü işgal etti ve kendisine ayrılan 15 dakikayı neredeyse yediye katladı.

15 DİYE ÇIKTI, 100 DAKİKA KONUŞTU


Kaddafi'nin birçok ülke liderinin ve delegasyonunun boykot ettiği konuşması tam 100 dakika sürdü.
Geçen sene ise gündeme İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve konuşurken elinde tuttuğu çizgi filmlerdeki bombaları anımsatan grafiği damgasını vurmuştu.
Kısaca Bibi olarak tanınan İsrailli siyasetçi, İran'ın nükleer programının ne kadar tehlikeli bir seviyeye ulaştığını anlatıyordu.
Örnekleri çoğaltmak mümkün. Ama düne değil, bugüne bakarsak, bu yılın BM Genel Kurul yıldızı olarak tek bir adayım var:


BU YILIN YILDIZI İSE…


İran'ın yeni Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani...
Bu, Ruhani'nin ilk BM Genel Kurul toplantısı. Ayrıca, burası Cumhurbaşkanı seçildikten sonra çıktığı ilk büyük uluslararası platform olacak.
Selefi Mahmud Ahmedinejad'dan farklı olarak, Ruhani'nin son dönemde attığı pozitif adımları, verdiği mesajları New York'ta da sürdürmesi şaşırtıcı olmaz.
Zaten birkaç ay gibi çok kısa bir süredir yaşanan süreç de buna işaret ediyor.


HER GÜN BİR SÜRPRİZ


Değişim vaadiyle seçilen Ruhani, son birkaç haftadır hemen her gün dünyayı şaşırtacak bir adım atıyor.
İlk olarak, Alman basınında İran'ın nükleer müzakerelerde Batılı muhataplarına önemli bir öneri getireceği iddiası yer aldı.
Henüz yalanlanmayan bu iddiaya göre, İran, Kum kentinde yerin altında bulunan ve bugüne kadar faaliyetlerinden Batı'nın en çok kaygı duyduğu yer olan nükleer santrali devre dışı bırakmayı önerecek.
Daha sonra Ruhani, bir ABD televizyonuna verdiği röportajda, kesin bir dille niyetlerinin hiçbir zaman nükleer silah geliştirmek olmadığını söyledi.

İLK SOMUT KARŞILIK GELDİ


Yine nükleerle ilgili olarak İran'ın Başmüzakerecisi Ali Ekber Salihi, bu sorunu çözmek için "hiç olmadığımız kadar arzuluyuz" dedi.
Dünyanın en çok dikkatini çeken şey ise hem Ruhani'nin hem de Dışişleri Bakanı Cevad Zarif'in Yahudi yeni yılı Roş Aşana'yı Twitter üzerinden kutlamaları oldu.
Önceki gün de ünlü insan hakları avukatı Nesrin Sotudeh, Eylül 2010'dan beri tutuklu bulunduğu hapishaneden serbest bırakıldı.
Tam da bu dönemde, atılan bu adımların en somut karşılığı geldi. ABD Başkanı Obama, Suriye konusunda Ruhani ile mektuplaştığını ve İran'ın bu sorunun çözümünde rol oynayabileceğini açıkladı.
İşte, İran ekseninde tam da bunlar olurken BM Genel Kurulu geldi, çattı.


KORİDOR DİPLOMASİSİ


Tabi, yine BM Genel Kurul toplantılarından bahsederken bir diğer önemli noktayı unutmamak gerekiyor. Bu da koridor diplomasisi...
Yani birkaç gün boyunca bir binanın içine doluşan liderler için birbirlerini görme, ayak üstü birbirlerine mesaj verme fırsatı...
Elbette, bu fırsat olduğu gibi, bazı nahoş durumları da beraberinde getiriyor. Bazen, denk getirilen "tesadüfler" bazı liderlerin zorda kalmasına neden oluyor.
Bunu engellemek için özellikle son yıllarda Obama'nın güvenlik ekibi, Ahmedinejad'la biraraya gelmesin, karşılaşmasın diye özel önlemler almak zorunda kalıyordu.
Bu yıl ise bambaşka bir durumdan bahsediliyor. Önce Ruhani ile Obama'nın Genel Kurul toplantıları sırasında görüşebileceği iddiaları ortaya atıldı.
Bu iddialar, Washington tarafından jet hızıyla yalanlandı.


GÖRÜŞMEZLER AMA KARŞILAŞABİLİRLER


Ancak Washington yine de açık kapı bıraktı: "Bina içinde karşılaşabilirler."
Dolayısıyla, Obama ile Ruhani'nin en azından BM binası içinde karşılaşıp ayaküstü konuşmaları çok da şaşırtıcı olmaz gibi duruyor.
Böyle bir "tesadüfün" gerçekleşmesi halinde, bu, 1979 yılındaki İran Devrimi'nden bu yana iki ülke liderlerinin ilk yüz yüze teması olacak.
İran'ın bu değişiminin özde mi, sözde mi olduğunu kestirmek zor. Sonuç itibariyle sadece cumhurbaşkanının iki dudağının arasından çıkan sözlerle hareket eden bir ülke değil.


İDEOLOJİK DEĞİL, KOŞULLARA GÖRE EVRİLEN


Karmaşık ve bol katmanlı siyasi yapısından dolayı ve bu mevkilerde de "devrim değerlerine" körü körüne bağlı isimlerin olması nedeniyle bu değişimlerin ne kadar süreceğini ya da ne kadar güçlü olacağını söylemek zor.
Yine de, ABD'yle diplomatik ilişkisi olmayan İran'ın şu anda Suriye konusunda Rusya'dan sonra doğrudan muhatap alınacak bir aktöre dönüşüyor olması önemli bir değişim.
Ancak daha önemlisi, Ortadoğu'da taşların yerinden oynadığı böylesi bir dönemde süreçlerin içinde kalabilmenin yolunun katı bir ideolojik gözlükten yönetilen değil, değişimlere göre evrilebilen bir dış politikadan geçtiğinin de en önemli kanıtı, İran.

Yazarın son yazıları


#13 Eylül 2013 İstanbul'da en erken 2032'de görüşmek üzere...
#06 Eylül 2013 Bu adamla birlikte savaşa girilir mi?
#30 Ağustos 2013 Bak seni böyle vuracağım,haberin olsun!
#16 Ağustos 2013 Arapların gözünden pilotların kaçırılması
#8 Ağustos 2013 Prestij için ne kadar para ödersiniz?


YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN >>

X