"Tolga Tanış" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Tolga Tanış" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Tolga Tanış

New York sonbahar müzayedelerinin bir derin analizi

Akşam saat 9’da iş bitmiş, 200 zengin salondan çıkmış, Sotheby’s çağdaş sanat başkanı elinde beyaz şarap, ağzı kulaklarında, içmeden sarhoş, mikrofonun arkasına geçmişti.

Çok çok derin bir müzayede oldu, dedi. Çok doğru. 200 derin cep, tarihin en derin krizlerinden birini, bir yıllık derin bir sessizlikten sonra, en derin su New York’ta, derin bir alışverişle, derinlemesine kapattı. Bir gecede 52 parçaya 134 milyon dolar para verdi!..
Kasım, New York’ta müzayede ayı. Noel öncesi kentin zenginlerinin ve dünyanın her yerinden galericinin iki büyük müzayede evinde alışverişe çıktığı ay.
Sonbahar müzayedeleri denilen bu satışlar iki açıdan önemli. Birincisi, sanat piyasasında fiyatların nereye gittiğini gösteriyor. İkincisi, nelerin tuttuğunu anlatıyor. Kim satıyor?.. Hangi dönem ilgi görüyor?.. Ne tür işler para ediyor?..
Hafta içi, işte dünya üst sınıf sanat piyasasının belirleyicisi kabul edilen, iki haftalık bu sonbahar müzayedeleri sonuçlandı.
Çarşamba, sabah önce Rockefeller Plaza’daki Christie’s satışına gittim. Akşam da York Caddesi’ndeki Sotheby’s satışına. Sonbaharın final gecesine...
Sonuç kabaca şu: İki büyük müzayedeci, toplam 600 milyon dolarlık satış yaptı. Geçen seneki 750 milyon doların altında bir rakam bu. Ancak 400 milyon dolarlık bahar satışının üstünde...
Detaya inildiğinde ise...
Önce Sotheby’s müzayedesinden birkaç sonuç aktaracağım. Sonra da bunların ne anlama geldiğini yorumlayacağım. Müzayededen sonra görüştüğüm Sotheby’s başkan yardımcısı Alex Rotter’ın değerlendirmeleri üzerinden...
* Sotheby’s satışında gecenin rekorunu bir Andy Warhol kırdı. “200 Tane Bir Dolarlık”, 6 milyon dolarla açıldı. 12’den itibaren birer milyon birer milyon hızla 30 oldu. Çıt çıkmıyordu içeride. Müzayedeyi yöneten Tobias Meyer tokmağı vurup satıldı dediğindeyse 39’a varılmıştı ve herkes bir anda bağırarak alkışlamaya başladı. Sadece telefondaki alıcıyı alkışlamadılar aslında. Bir kutlama yapıyorlardı. Kriz bitti kutlaması...
* Warhol yarışında tam beş kişi birden kapıştı. O kadar hareketliydi ki, önümde duran Bloomberg’ün muhabirleri teklifçileri kaçırmamak için salonu aralarında bölüşmek zorunda kaldılar. Biri telefondakileri, öteki salondakileri izledi. Rotter, ben bu kadar çok kişinin teklif vereceğini tahmin etmemiştim, diyor. Türkçesi, sadece iki kişi olsa yanlış değerlendirdiler denilebilir. Ama piyasanın canlandığı düşüncesi yaygınlaşmış durumda...
* 54 parça satışa çıkardı şirket. İki tanesi hariç hepsi satıldı. Yüzde 96 demek. Rotter, 2004’teki bir istisna dışında 1990’dan beri şirketin böyle bir satış oranı yok, diyor. Eserlerin hepsi, Warhol, Rauschenberg, de Kooning, Pollock gibi ünlü isimlerin. Bu ne anlama geliyor diye sordum. “Koleksiyonerler parayı artık sağlam isimlere yatırıyor. 50’lerin, 60’ların, 70’lerin bilinen isimlerine. Risk üstlenmek istemiyorlar” dedi.
* Gecenin sonunda, 68 milyon dolarlık satış tahmini ikiye katlandı. Sanatçılardan dördü ise kişisel rekorunu kırdı. Tahminler niye bu kadar şaştı dedim Rotter’a. Biz tahmini rakamları nisanda yazdık çünkü dedi. “Wall Street daha kötüydü ve biz de daha muhafazakârdık. Ancak öyle görülüyor ki, sanat alıcısı artık başyapıt gördüğünde artırmaktan kaçınmıyor.”
Krizden çıktılar. Piyasanın yükseleceğini düşünüyorlar. Sağlam isimlere para yatırıyorlar. Ve bir başyapıt gördüklerinde çıkıyorlar.
Sonbahar satışlarının özeti bu.

Torpilli müşteri

Christie’s satışına sokaktan geçen herkes girebiliyordu. Akşamki Sotheby’s seansı ise öyle değildi. Sadece biletlileri aldılar. Bu yüzden daha çok bir sosyete buluşmasına döndü müzayede. İşten çıkmış zengin New Yorklular... Parisli simsarlar... Bağıra bağıra birbirlerine seslenen İtalyanlar... Ancak müzayedenin en renkli ismi, kesinlikle, en ön sırada sevgilisi ve ortağı Giancarlo Giammetti ile oturup durmadan katalog okuyan modacı Valentino’ydu.
Müzayedeyi yöneten Meyer gece boyunca hep Valentino’ya baktı. Bir şeyler satmak istiyordu çünkü ve Giammetti’nin onun adına teklif verdiği her eserde işin onda kalması için çabalıyordu. Sonunda başardı da. Bir Dubuffet sattı. Ama o kadar belli etti ki...
Giametti artırım sırasında ısrarlı bir rakip çıkınca birkaç kez vazgeçmek istedi. Meyer ise her seferinde “Bir kez daha”, “Bir kez daha” deyip Valentino’yu yarışta tuttu. Hatta bir ara rakibi yine artırınca Valentino’ya dönüp “Nereden çıktı bu” der gibi omuzlarını silkti. Ve en sonunda, Giammetti’nin artık kesin vazgeçeceği bir sırada, 880 bin dolarda apar topar sattım deyip heykeli Valentino’ya verdi.
Yüzünde hiçbir ifade yoktu Valentino’nun. Sonra tekrar kataloğa döndü, okumaya devam etti.


 

X