"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Neşeli ol ki genç kalasın

Neşesini göstermekten kaçınmayan halini sempatik/doğal bulan kadar gıcık olan, hatta bu haline dayanamayan da çoktu.

Çünkü bizdeki adap biraz böyledir ya. Çok fazla üzüldüğünde üzüntünü, fazla neşelendiğinde ise neşeni belli etmemen adabtandır, yazılı olmayan bin yıllık bir kuraldır.
Çünkü bilirsin; fazla neşeli görünürsen ağırlığını yitirirsin insanların gözünde, seni alıp hooop başka yere koyarlar. Ve hep oradan değerlendirirler yaptıklarını/yapacaklarını.
İlkokul-ortaokul yıllarında öğrenilen “Neşeli ol ki genç kalasın” adlı melodisi bir hayli neşesiz şarkının söylemi de bu yüzden koca bir yalandır. Öyle neşe meşe uymaz bize.
Çünkü gerçekte neşeyi göstermeyi ayıplarız, yüksek sesle kahkaha atan birini gördüğümüzde ters ters bakarız, “ne şımarık!” filan deriz, hoşumuza gitmez.
Neşeli insanın neşesini de “huzursuz” ederiz.
Ve bir gün bu neşesi yüksek insanlardan birinin başına kötü bir şey geldiğinde, hemen şöyle başlayan cümleler kurmaya başlarız, istisnasız: “Çok üzüldüm. Ama böyle yaptığı için öyle olmuş diyorlar. Hem o saatte orada işi neymiş şekerim?”
Hemen yüksek neşenin faturası çıkartılır yani.
Komplolar üretilir, delil bulmaya çalışılır.
Böylece rahatlanır. Böylece “kalan sağlar”, neşesiz ve kendilerine göre hayli normal olan hayatlarına devam edebilirler.
Oysa eelence adlı mekandan gece yarısı çıkarken çekilen son görüntülerinde o kadar “neşesi alınmış” olarak yansımış ki kameralara Defne Joy Foster, sanki biraz “artık sizden biriyim!” der gibiydi...
Tuhaf, çok tuhaf.
Yüksek neşeli Defne Joy, umarım öteki tarafta aradığın huzurlu neşeyi bulursun...

Ev sahibi


Düşünsenize, evinizde bir yakınınız, arkadaşınız ölüyor.
Ve siz sürekli “şunu neden yapmadın?” diye başlayan cümlelerin havada uçuştuğu, yüzünüze karşı ya da arkanızdan söylenen “ihmalkârlık” suçlamalarıyla karşı karşıya kalıyorsunuz.
Berbat bir vicdan azabı gerçekten. Defne Joy evinde ölü bulunduğu için Kerem Halit Altan’ın yaşadığı şey de bu yüzden hiç kolay değil.


Üç çocuklu şahane kadının gece hayatı blogu


O bir, gecelerin kraliçesi. O bir, hayattan nasıl keyif alınır şeklindeki zor sorunun yanıtını lafta değil, birebir kendi hayatında yaşayanı, deneyimleyeni. O bir, yerinde durmayan. O bir Ankaralı ve İstanbul’un sosyal hayatının her detayına hakim olanı...
Ve o aynı zamanda evli ve üç tane şahane çocuk annesi.
Ayşe Deniz, son günlerde zevkle okuduğum (ve çoğu gece nasıl eğlendiğine bizzat yanında şahit olduğum) blogun sahibesi (http://aysedenizgeziyor.blogspot.com). Geziyor, tozuyor, gece hayatı maceralarını anlatıyor, yakın dostlarıyla röportaj yapıyor. Bir de tüm maceralarını öyle sit-com tadında anlatıyor ki, her seferinde çok eğleniyorum.
Bu hızlı kadına birkaç soru sordum. İşte yanıtları:
? Blogun sit-com gibi, en önemli karakter de doktor Hakan. Yeni karakterler eklenecek mi bu sit-com’a?
Doktor Hakan en yakın arkadaşlarımdan biri. Artık aile gibi olduk. Tamamen aynı kafada olduğumuz için blogu beraber götürüyoruz. Ana karakterler biziz, fakat çevremizdeki herkes ister istemez sit-com’umuza dahil oluyor!
? Üç çocuk, bir koca ve sürekli dışarda gezip tozmadasın. Yahu nasıl yetişiyorsun her şeye?
Çocuklar hayatımın doğal bir parçası. Zaten kalabalık bir aileden geldiğim için ben de büyük bir ailem olsun istedim. Eşim gece çıkmayı pek sevmez. Kırk yılda bir yalvar yakar dışarı çıkartabiliyorum. Valla bir enerji patlamam var, hakikaten her şeye yetişebiliyorum!
? “Oh gez toz, hayat sana güzel” diye gıcıklık yapan/kıskanan oluyor mu? Ne diyorsun onlara?
Bütün enerjimi çevremdeki insanları da eğlendirmeye harcadığım için pek kıskanan olduğunu sanmıyorum. Ama kendini fazlasıyla ciddiye alan insanlar rahatlığıma şaşırıp kıskanıyor olabilirler tabii.
? Şımarık bir kadın mısın yoksa hayatla dalga geçen kendi halinde bir eğlence manyağı mı? Yoksa hiçbiri mi?
Hayatla dalga geçen bir kadınım. Zaten hayat da bizimle dalga geçiyor. Çok kısa bir süre için burada olduğumuzun farkındayım. Kendimi, ailemi ve arka-daşlarımı mutlu etmeye çalışıyorum.
? Bana en favori mekanlarını ve en sıkıldıklarını yazsan?
En favori mekanlarım Nahide, Piyasa, Blackk ve Biber. Aslında biz benzin istasyonunda bile eğlenebiliyoruz. Bence sıkıcı mekan yoktur, sıkıcı insanlar vardır!

X