"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Nereden bilebilirdim ahlaksızlığın diz boyu olduğunu?

Merhaba sevgili ablacığım...

Aslında size çok daha önceden yazacaktım ama inanın, moraliniz bozulmasın diye yazmadım. Çünkü ben, 26 Nisan 2008 tarihli köşenizde yazısına yer verdiğiniz “Üsküdar’dan Rehber” rumuzlu okuyucunuzum.

Öncelikle sizden, çocuklarımdan ve ablalarımdan çok özür dilerim. Şimdi anlıyorum ki, sevgimin esiri olmuşum. Fakat o benim sevgime layık olamadı. Hiçbir olumsuz olayı kabullenemedim, ta ki ihanete kendim şahit olana kadar...

O zaman size yazdığım mektupta onunla evlenmek için ailemle nasıl bir mücadeleye girdiğimi anlatmıştım. Siz bu yazıyı yayınladıktan sonra, çocuklarımda ve diğer aile fertlerimde çok güzel gelişmeler oldu. Bu nedenle size çok teşekkür ederim.

Büyük kızım nişanlandı. Ardından çocuklarım ve ailem, evlenmek istediğim hanımı kabul etti ve ben de nişanlandım. Fakat büyük kızım ve ablam, sanki bir şeyler biliyorlarmış gibi, biraz gönülsüz davranıyordu.

Bense o kadına o kadar inanıp, o kadar güvenmiştim ki, hiç kimseyi dinlemiyordum. Sadece sevmeyi isteyen saf, temiz kalbimle, üstümden bir türlü atamadığım yetimlik psikolojisiyle “Biraz da kendim için yaşamak istiyorum” diyordum.

Evet ben yetim büyüdüm. Ne garip tecelli ki, yetimlerimi de büyüttüm! Uslanmadım, başka yetimlere de baba olayım dedim. Nereden bilebilirdim insanların bu kadar güvenilmez olduklarını? Kadın, erkek fark etmez, ahlaksızlığın diz boyu olduğunu? Allah korkusunun kalmadığını, onur ve namusun artık bir hiç olduğunu? Ekmeğin ve emeğin nasıl bir değer olduğunu?

Ben iyi niyetimle kör olmuştum, bunları göremedim.

Sevgili ablacığım, nişanlandıktan sonra gerek kızımın düğünü gerekse kendimiz için, telaşlı bir koşuşturma ve heyecan başladı. Kızımın eksikleri tamamlamak için bir gün tespit ettik. Fakat nişanlım olan o kadın, bir mazeret uydurarak bizimle alışverişe gelmedi. Teyzesinin evinde mevlit okuyacaklarını söyledi. Kızım buna çok tepki gösterdi ve bana, “Baba bu kadın çok yalan söylüyor, mevlide de gitmeyecek. İstersen git kendi gözlerinle gör” dedi.

Ve kızımın sözüne uyup, oraya gittiğimde maalesef o kadını başka bir erkekle yakaladım. İnanın ne yapacağımı bilemedim...

Emeklerim hep boşa gitti. İnsanlara güvenim kalmadı. Ben maalesef bu konularda güçlü değilim. Ne mutluyum diyebiliyorum ne de bunca kötülüğüne rağmen gönlümden onu söküp atabiliyorum.

Üstelik neredeyse sağlığım bozuldu. Arkadaşlarım ve üniversitede okuyan çocuklarım olmasaydı, başım büyük derde de girebilirdi...
RUMUZ: ÜSKÜDAR’DAN REHBER

Evet oğlum haklısın. Allah sana gerçekleri göstermiş, seni korumuş. Sen ihaneti kendi gözlerinle görmüşsün. Çünkü böyle olmasaydı, hiç kimseye inanmayacaktın. Gözün öylesine sevgiyle kör olmuştu ki, ailen, çocukların ne söyleseler, seni razı edemeyeceklerdi.

Hiçbir şekilde hak etmediğin bir ihanetle karşılaşman, hakkında elbette ki çok hayırlı olmuş. Artık olayı unut, şükret bence...

X