Nerede o eski metalciler?

Hürriyet Haber
07.11.2017 - 15:40 | Son Güncelleme:

Uzun saçları ve sakalları, sürekli siyah giyinmeleri, deri, metal, bot, motor tutkuları, sevdikleri gruplara olan bağlılıkları, yerleşik kültürel kodlara olan öfkeleri ve yüksek sesle müzik dinlemeleri… O eski metalcilerden kim kaldı? Buyurun 69. sayımızın Güncel sayfasına!

Lise ve üniversite yıllarında hemen hepimizin ya ‘sadece’ metal müzik dinlediği bir dönem vardır ya da kendini böyle ifade eden bir arkadaşımız. Gençlik yıllarında bu kadar ‘aykırı’ tiplerin ileride ne olacağı hem ebeveynlerinin hem de bizim kafamızı az kurcalamadı. Ergenlik yıllarından yirmili yaşlara kadar sürebilen bu dönem, hep sonrasında ne olacağı merakıyla kamçılandı belki de. Otuzlu yaşlara geldiğinizde o eski metalcilerin büyük çoğunluğunun bir bir ‘sisteme’ ayak uydurduğunu görmek sizde şok etkisi yaratmış olabilir. Ancak gerçek şu ki; metalcilerin birçoğu üniversiteden mezun olduktan sonra ‘ekmek kavgası’ yüzünden metalci kimliklerini bir kenara bırakmak durumunda kalır.

 

DIŞTAN İÇE DEĞİŞİM

Değişim önce sakallardan başlar. Zorunlu staj döneminde eğer çok sıkıntı çıkmayacaksa, saçlara dokunulmaz, sakallar gerekirse şiddetli bir iç hesaplaşma sonunda kesilir. Siyahlar yerine, ‘laciler’ ya da beyaz gömlekler giyilir. Zaten geçici bir dönem değil midir? Üç beş gün dişini sıkarsın, mezun olunca zaten bu işi yapmayacaksın, öyle değil mi? Velakin hayat böyle işlemiyordur. O çok istediğiniz dünyayı gezmeler, yurtdışında festivallere katılmalar, çok sevdiğiniz grupta çalmalar, çalamıyorsanız en azından beraber takılmalar, kitap yazmalar, kendi işini kurmalar, plakçıda çalışmalar… Bir bakmışsınız ki, mezun olalı birkaç ay olmuş ama hala kendi paranızı kazanamamışsınız. Derken biraz gönülsüz iş bakılır, üç beş sınav başvurusu yapılır. Vesikalık çekilmek için vazgeçilir önce sakaldan, sonra mülakatlar, derken şanslıysanız bir iş bulursunuz, ama sakalı kesmişsinizdir bir kez, bakarsınız saç da garip karşılanıyor, yıllarca bakıp büyüttüğünüz güzelim saçlara da elveda dersiniz. O çok sevdiğiniz grup tişörtleri, siyah kot ya da deri pantolonlar mı? Eh, hafta sonu giyersiniz. Para kazanıyorsunuzdur artık, eğlenmek hakkınızdır. O çok sevdiğiniz grupların da art arda konserleri vardır. Birkaç kez gidersiniz, biz de metalciyiz havasını takılırsınız yeniyetme gençler arasında. Tat vermemeye başlar sonra, hem mesaiye kalmanız gerekiyordur, yarın iş vardır, çok önemli bir toplantı için erken kalkacaksınızdır. Olur böyle şeyler.

 

O ESKİ METALCİLERDEN KİM KALDI?

Amerika’da birkaç yıl önce 80’lerin metal müzik grupları ve metal müzik tutkunları üzerine yapılan bir araştırma oldukça ilginç sonuçlar ortaya koyuyor. Eski metalcilerin çocukluk deneyimlerini, karakter özelliklerini, aile ilişkilerini, geçmiş ve şimdiki durumlarını inceleyen araştırmacılara göre, metal müzik severler genel algıda her ne kadar uyuşturucu, seks ve alkol gibi olumsuz noktalara referansla değerlendiriliyorsa da, aslında bu alt kültürün olumsuz özellikleri olumlu bir geleceğe doğru yöneltebileceğini dile getiriyor.

 

İnternet üzerinden toplam 377 katılımcının dahil edildiği anket çalışması, "gençliklerinde daha riskli bir hayat yaşamalarına rağmen, metal müzik fanlarının orta yaşlarına geldiklerinde gayet makul ebeveynler oldukları ve herkes kadar düzgün bir hayat yaşadıklarını" sonucuna varıyor.

 

Birçok bilimsel araştırma metal müzik dinlemenin zararlı olduğu konusundaki genel yargının aleyhine sonuçlar ortaya koyuyor. Eskiden metalci olan gençler, bugün toplum içinde önemli pozisyonlara gelebiliyor ve gayet sağlıklı bir hayat sürdürebiliyorlar. O zaman? Metal! (Kafa Sallama)

Yazan: Soner Sezer

Etiketler: güncel


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı