Gündem Haberleri

    NERDE KALMIŞTIK…

    Hürriyet Haber
    05.10.2003 - 16:02 | Son Güncelleme:

    Eveeeet, nerede kaldın Sezai Abi? Ben de, okurlarımız da seni özledik. Epeydir yazamamıştı Sezai Bayar, şahsî işlerinden vakit bulamadığı için. Sizden de gelen talep üzerine bastırdım artık... Yetti gâli, dedim, yine kıramadı beni! Sezai Bayar Ankara’dan yazıyor:

    Sevgili Serdar,

    Uzun bir süre uzak kaldık. Gerek işlerimin yoğunluğu (Yayına hazırlamaya çalıştığım kitabımın eksiklerinin gözden geçirilmesi) ve gerek evdeki ufak tefek ihtiyaçların karşılanması (ev içinde bazı tadilatlar yaparak tüketim ekonomisine katkıda bulunmak ve mevcut tasarrufları eriterek ülkeyi kalkındırmak(!) için) nedeniyle yazılara ara vermek zorunda kaldım.

    Gerçi bu süre içinde Başkent Ankara’daki yönetim eski alışkanlıklarını ve hatalarını ısrarla sürdürdüğü için yazmakla yazmamak arasında bariz bir bilgilendirme eksikliği yaşamış değil hiç kimse.

    Yani yazsan da olur yazmasanda kabilinden bir dönemdeyiz. Yazsan aldıran yok, yazmasan “Niye yazmıyor yav?” diyen yok.

    Müesses nizam (Kurulu düzen) nasılsa tıkır tıkır ışliyor. AKP yönetimi müesses nizamın kurallarına göre oynamaya çalışıyor.YÖK konusundaki ısrarına bakmayın siz, deneme-yanılma metoduyla nabız yokluyor. Değişiklik yapamazsa halka dönüp “Nasıl uğraştım gördünüz. Bazı güç odakları taş koydu” deyip savunmaya geçebilir.

    Irak’a asker gönderme konusunda ise “İşi aceleye getirmedik. ABD’den kredi filan istemedik. Onlar vermek istediler. Alanın yüzü bir kara almayanın zenci” diyerek halkı uyutmaya çalışması eşyanın tabiatına uygun düşebilir.

    Enflasyon nasılsa düşüyor.

    Faizler de dip yapma eğiliminde.

    Dolar desen, ihracatcı-hükümet işbirliği ile al gülüm ver gülüm sonucu dalgalanmaktan hoşnut.

    Geriye hayatın ucuzlaması kalıyor ki, onu da fakir fukara açısından belediye yani yerel yönetimlerde yaptıkları gibi hayata geçirmeye çalışıyorlar.

    Mesela okul kitaplarının bedava, kömür ihtiyacının bir bölümünün ücretsiz kapıda teslimi, ilerde fakir fukara için aş ocaklarının açılması, emeklilere para yerine ekmek kuponu verilmesi gibi girişimler halka “gelirimiz artıyor galiba” duygusu verebilir.

    Aslında bankalar faizleri indirmek yerine kredi kartlı alışverişlerde dağı taşı “puan karşılığı” kart sahiplerine veriyorlar. Bu da ucuz yaşamın bir parçası diye yutana yutturuluyor.

    Özetle Türkiye, Demirel’in bir zamanlar sık sık kullandığı vecizede(!) olduğu gibi “Nurlu ufuklara doğru” yol alıyor.

    Sevgili Bekir Çoşkun da bir tutturmuş, “Hayvan hakları yasası çıkana kadar mücadele edilmeli" diyerek hayvanseverlere gaz veriyor.

    Aceleye ne gerek var.

    İnsan hakları bir yola girsin hele.

    Avrupa Birliği “İlla hayvan hakları” diye tutturuyor mu?

    İşkence, insan hakları ihlalleri, hukukun üstünlüğü, hakça bölüşüm, hilesiz seçim, lider sultasına son verilmiş siyasî partiler, hortumu kesilmiş banka sahipleri dönemine geçiş için o kadar uzun yol var ki, bunu görmeye ne Pako’nun ömrü yeter, ne de bizlerin.

    Özetle uzun süredir yazmamış olmak hiç bir şeyi değiştirmiş değil aslında.

    Sevgiler,

    Sezai

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı