"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

Neleri yemeliyim

Yemek seçim-lerimizin sağlığımızı ciddi biçimde etkilediğini hepimiz öğrendik.

Mesela ne kadar çok sebze meyve tüketirsek kansere yakalanma sıklığımızın o kadar düşeceğini, kolesterolümüzün daha kolay dengeleneceğini, kilomuzun kolay kolay obezite rakamlarına ulaşmayacağını bilmeyen kalmadı. Gazeteler, dergiler sık sık “kanserden koruyan meyveler” veya “Alzheimer’ı geciktiren sebzeler” listesi yayınlıyor.
Kısacası “beslenme ile sağlık arasındaki ilişki”, son yılların en önemli, en aktüel konularından biri oldu. Hepimiz hemen her gün ya bir gazetede, ya internette ya da televizyonda “filanca yiyecek şu hastalığı önlüyor” veya “şu besini fazla miktarda tüketirseniz şekeriniz daha kolay düşüyor” gibi tavsiyeler okuyoruz. Doğal olarak da yazılıp çizilenlerden etkilenip sağlık sorunlarımızı “sağlıklı yiyecekler-içecekler ile çözmeye” çalışıyoruz.
Peki, bu konu zannedildiği kadar basit mi? Sağlıklı kalmak, hastalıklardan korunmak veya bazı hastalıkların tedavisine yardımcı olmak için bazı yiyecekleri yemek gerçekten mantıklı mı? Bu soruya güçlü bir “evet” yanıtı verebilirsiniz ama yanıtınızın azıcık eksik olduğunu unutmadan!

AYNANIN ÖBÜR YÜZÜ

Nedeni şu: Beslenme sağlık ilişkisinde bazı yiyecekleri yemek kadar “yememek” de önemli. Ama ne var ki, beslenme konusuna duyduğu ilgi nedeniyle özellikle takdir ettiğim meslektaşlarımdan Dr. Murat Kınıkoğlu’nun deyimiyle “biz millet olarak sadece yiyerek hastalanmama” konusuna ilgi duyuyoruz. Sıra “yemeyerek hastalanmama” bahsine gelince, bu konunun yanından bile geçmiyoruz”! Oysa neleri yemeyeceğimiz, en az neleri yiyeceğimiz kadar önemli.
Kolesterol yüksekliği ile mücadele söz konusu olduğunda “kahvaltıda sütlü yulaf yemeyi, ara öğünlerde elmadan faydalanmayı, yemeklere daha çok sarmısak eklemeyi, yatmadan önce bir bardak suya atılmış iki adet cevizin suyunu ertesi sabah uyanınca içmeyi” hepimiz pek seviyor ve ısrarla uyguluyoruz. Ama sıra kolesterolün yükselmesini önlemek için tam yağlı peynirlerden, kaymaklı yoğurttan, köpüklü ayrandan, şantili dondurmadan ya da yağlı dönerden vazgeçmeye geldiğinde kılımız bile kıpırdamıyor.
Ben kendi hesabıma bundan sonra bu sayfada neleri sık yiyeceğiniz kadar nelerden uzak duracağınız konusuna da yer vermeye kararlıyım, haberiniz olsun!

Lüzumsuz antibiyotik kullanmak hasta ediyor

Antibiyotik sözcüğü, yaşamı yok edici anlamına da gelebiliyor. Antibiyotikler mikroorganizmaların duvarlarında veya DNA’larında yaptıkları hasarla onların yaşamlarına son veriyor.
Yerinde ve zamanında kullanıldıklarında hayat kurtarıcı olan bu ilaçlar, yanlış kullanıldıklarında birçok sağlık problemine yol açıyor.
Bunlardan biri gereksiz antibiyotik kullanımının bağışıklık sistemini zayıflatması, ölümcül sonuçları olabilen MRSA enfeksiyonlarına yol açması. Bunlar, tedavisi mümkün olmayan son derece tehlikeli, öldürücü enfeksiyonlar.
Gereksiz antibiyotik kullanımının bir başka olumsuz sonucu da direnç gelişmesi problemi. Gereksiz yere kullanıldıklarında mikroplar antibiyotiklere karşı direnç kazanıyor.
Ayrıca gereksiz antibiyotik kullanımı vücuda yararlı mikropları ortadan kaldırdığı için de zararlı olabiliyor.
Gereksiz antibiyotik kullanımının özellikle bizim gibi ekonomik gücü sınırlı ülkelerde çok daha önemli olan bir sonucu daha var: Gereksiz harcama! Ülkemizin bu konuda neredeyse dünya birinciliğine oynadığını söyleyebiliriz.

X