"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Neler oluyor CHP’de!

CHP yeniden kurultay sürecine giriyor. ‘Kurultaycılar’, altı gün içinde düne kadar 350 imzanın toplandığını bildiriyorlar.

Kurultay için 246 imza yetiyordu. Bu durumda yeterli imza toplandığından kurultay yolu açılmış oluyor. ‘Demokratik tüzük’ talebi için olağanüstü kurultay girişiminde bulunanlar, Genel Başkanlık sorunu olmadığının altını özellikle çiziyorlar. PM üyeleri ve belediye başkanlarından imza alınmaması dikkat çekti. Mevcut tüzüğü kendi döneminde değiştirdiği için Baykal’dan imza talebinde bulunulmadı.


Tüzük kurultayı için gerekli imza verildikten sonra Genel Merkez’in bir ay içinde kurultay çağrısı yapması gerekiyor. Bu durumda, imzaların verilmesinden sonra kurultayın 45 gün içinde yapılması gerekiyor.

Tüzük kurultayı için imza toplayanlardan bir grup ile konuştuk. “Niçin kurultay?” dedik. Önce Kılıçdaroğlu’nun göreve gelmesiyle başlayan süreç için bir değerlendirme yaptılar. Sözlerinin arasında biraz da ‘eleştiri’ vardı Kılıçdaroğlu’na yönelik olarak.

Dediler ki:
Mayıs 2010 Kurultayında Baykal’ın gidişi ve Kılıçdaroğlu’nun gelişi ile, CHP’nin ve Türkiye’nin önünün açıldığı ve CHP’nin yeniden halkın umudu olma sürecine girdiği yaygın bir kabuldü. Anımsarsak... Kılıçdaroğlu, partide ve Türkiye’de demokrasi; yoksulluk ve yolsuzluklar ile etkin mücadele; ‘Yeni Açılımlar, Yeni CHP söylemi’ ile CHP örgütüne ve halka ilk seçimlerde AKP’yi iktidardan indirme ve CHP’yi iktidar yapma vaadinde bulunuyor, CHP’nin %22 oyunu %40’lara çıkaracağız diyordu.

- Örgüt ve medya, yazarlar, Kılıçdaroğlu’na bu aşamada öylesine büyük kredi açmıştır ki, “Demokrat Başkan, Sakin Güç/Gandi Kemal”in CHP’de tek adam, tam lider olabilmesi için antidemokratik yeni tüzüğü uygulamasına “kendini getirenleri götürmesi”ne, “CHP’de statükocuları tasfiye ettiği Kasım 2010 Operasyonu”na tam destek verilmiş ve Baykal ile Sav’ın belirlediği kurultay delegeleri “sorumluluk bilinci içinde hareketle statükoyu değil açılımı tercih etmişler”; “Aralık 2010 Olağanüstü Kurultayı’nda liderin ekibini blok liste yöntemiyle blok olarak seçmişlerdir” deniliyordu.

- Her türlü yetkiyi eline alan MYK’yı atama ile istediği gibi belirleyen ve böylece tam lider olan Kılıçdaroğlu’nun “Benim adım Kemal, ben bulurum, ben yaparım” söylemini halk tutmuştu ve yeni lidere güveniyordu.
Gazeteler, TV’ler, yazarlar daha bir yıl önce CHP’de olanları ve yeni lideri böyle değerlendiriyorlardı.

KILIÇDAROĞLU NE YAPTI

Kurultaycılar, Mayıs 2010’dan günümüze kadar olan süreçte Kılıçdaroğlu ne yaptı, neler oldu sorusu üzerine de şöyle bir tespit yapıyorlar:
Haziran 2011 seçimlerinde milletvekili adayları, söz verildiği gibi önseçimle belirlenmemiş; 550 adayın %11’i önseçimle, %89’u ise bir kısmı ‘sağ’dan ve ‘tarikat ve cemaatlerden’ devşirilerek listelere tayin ile konmuştur.

- Seçim kampanyası, CHP’nin ve Cumhuriyet’in temel ilkeleri önemsizleştirilerek yürütülmüş; yeni açılım denen politikalar da seçmene anlatılamamış; CHP Kürt kökenli yurttaşlar ile muhafazakar, mütedeyyin seçmenlerden oy alamamış; oylar, yine gelişmiş sahil bölgelerinin ‘yaşam tarzına müdahale’ kaygısı taşıyan seçmenlerinden alınmıştır.

- CHP’nin %22 oyunun %26’ya çıkmış olması başarı gibi gösterilmiş, AKP’nin %50 oy alarak CHP ile arasındaki farkı iki katına çıkarmış olması görmezlikten gelinmiş; yenilginin faturası ise ‘hantal örgüt’e kesilmiştir.

- Kılıçdaroğlu, milletvekili seçimlerinden hemen sonra toplayacağına ve tüzüğün demokratik hale getirileceğine onlarca kez söz verdiği Tüzük Kurultayı’nı toplamadığı gibi, normal seçimli Olağan Kurultay’ı da bir yıl erteleyerek kendinin ve ekibinin görevi süresini uzatmıştır.       Yarın: ‘Tüzüğümü
geri istiyorum.”

Göstermelik  eğitim!

Neler oluyor CHP’de

- MEHMET Hamurkaroğlu geçen ekimde başka bir İtalyan firmasının gemisiyle Ege ve Adriyatik turu yapmış ve çok memnun ayrılmış. Batan geminin benzeri ancak firması başkaymış. Uluslararası denizcilik kuralları gereği gemide seyir sırasında bir tahliye eğitimi görmeleri gerekirken, alarm tatbikatı hem göstermelik hem de gayriciddiymiş. “Size çektiğim fotoğrafı gönderiyorum. Can yeleklerinin üzerinde bir flaşör ile ipe bağlı bir düdük mevcut. İtalyanlar bundan sonra ciddi eğitim yaptırırlar” diyor.

Üç gardaşı unutmayın

- PSİKOLOG Nur Yaycıoğlu, dün toprağa verilen Denktaş’ın önemli bir yönüne vurgu yapıyor:
“İngiliz emperyalizmine, Rum terör çetelerine direnişiyle Enosis’in gerçekleştirilmesine bir avuç Türk mücahitle engel oldu. (Dr. Fazıl Küçük ve Osman Örek’i unutmayın, onlar üç gardaştı...) Ekonomik ambargolar, acımasız eleştirilere karşın davasından vazgeçmedi. Akritas planıyla Kıbrıslı Türkleri yok ederek adanın ve Akdeniz’in tümüne sahip olmak isteyen Yunanlılar için en büyük engeldi. Sadece 250 bin Kıbrıslı Türk’le birlikte Kıbrıs adasını korudu, Akdeniz’i Rumlara terk etmedi. Unutmayın.

‘Noel Baba’ değil Keloğlu

- BURSA, Mudanya’da yılbaşında ameliyat olan 8 yaşındaki Z.S.K’ya moral vermek için Noel Baba kostümü giyerek hemşirelerle birlikte evini ziyaret eden Op. Dr. İlker Şahin hakkında ‘Hastanede Noel Baba kostümüyle dolaştığı şikâyeti üzerine’ Bursa İl Sağlık Müdürlüğü tarafından soruşturma başlatılması medyada geniş haber oldu. Türk Cerrahi Derneği, “baskı ve taciz’i kınayan anlamlı bir bildiri yayınladı ve şöyle dedi:
“Gündelik hayatı bu kadar siyasileştirmeye ne hakkınız var? Çocuklarımızın masal kahramanlarını siz mi seçeceksiniz? Op. Dr. İlker Şahin, Keloğlan kıyafeti giyse sesinizi çıkarmayacak, Nasreddin Hoca kıyafeti giyse mutlu mu olacaktınız?”

X