"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Neler oluyor bize

<B>BANA </B>çok hüzünlü gelen bir gerçeği geçen gün genç göz doktorum <B>Osman Oram'</B>dan öğrendim.

Tek gözüm kapalı, sarı bir zemin üzerinde patlayıp sönen mavi ışıkları izliyorum.

Bir elimde de bir buton var.

Gördüğüm her mavi patlamadan sonra butona basıyorum.

Böylece gözümün görme kaybı ölçülüyor.

* * *

Mavi ışıklar birbirinin ardından patlarken doktorum beni kahreden o gerçeği söylüyor.

İnsan gözü, tansiyondan dolayı görme hassasiyetini kaybederken önce mavi ışığı görmemeye başlarmış.

Mavi, yani denizin ve göklerin rengi...

Ruhumun en romantik bölgesinin badanası.

En sevdiğim gömleklerimin, en dinlendirici seyirlerimin boyası.

Önce o ışık gidiyormuş.

Maalesef acı gerçek bu. Körlük mavi ışıktan başlıyor.

Arkasından ötekileri geliyor.

Böylesine kahredici bir gerçek olabilir mi?

Gerçi gözüm henüz mavi ışığını kaybetmemiş ama ben dün bütün gün kafamda bu tuhaf duyguyla dolaştım.

Bütün bunların üzerine bir de İlhan Şeşen'in, piyasaya yeni çıktığı halde, sanki yıllardır dinliyormuşum duygusunu veren o muhteşem şarkısı geldi.

‘‘Neler oluyor bize...’’

Bir yandan geri dönmemecesine giden mavi ışık, öte yandan İlhan Şeşen.

Geçen yaz başına döndüm.

* * *

Akbük'
te bir öğle vakti...

Eşimle birer kadeh şarap içiyoruz.

Mavi ışığım yerinde. Deniz ve gökyüzü yerinde.

Ve İlhan Şeşen'in mavi müziği de orada.

‘‘İstanbul-Atina’’ şarkılarını söylüyor.

Hiçbiri beni terk etmemiş.

O kadar keyifliyim ki bana bu güzelliği veren herkese minnetimi ifade etmeliyim diye düşünüyorum.

Tabii önce Allah'a dua ediyorum.

Sonra tabiata.

Sonra Amca'ya...

Yani İlhan Şeşen'e.

Hürriyet santralından rica ediyorum, beni bağlıyorlar.

O sırada Kadıköy tarafında bir yerlerdeymiş.

O da denizin kenarında, kendi kendiyle baş başa denize bakıyormuş.

‘‘Bu güzel şarkılar ve bana yaşattığınız güzel duygular için teşekkür ederim’’ diyorum.

İlk tanışıklığımız orada başlıyor.

Şimdi ‘‘Neler oluyor bize’’ ile devam ediyor.

* * *

Günlerdir dinliyorum.

Son zamanlarda böyle güzel bir şarkı dinledim mi diye düşünüyorum.

Belki Kayahan'ın ‘‘Gönül Defterim’’i.

Evet onun kadar güzel bir şarkı.

Kim dinlediyse anında vuruluyor.

Piyasaya çıkışının üçüncü gününde Türkiye'nin şarkısı oldu.

‘‘İster sev ister sevme

Ama dön artık

Islak ekmekler attığım kuşlar

Alıştılar eve

Onlarla berabersin

Ah be bir tanem nerelerdesin...’’

Arkasından şimdiden tanıdık dizeler geliyor:

‘‘Neler oluyor bize

Yine neler oluyor gülüm

Neler oluyor sana

Bana neler oluyor.’’

Tam benim mevsimime uygun bir şarkı.

Sarı zeminler üzerinde patlayan mavi ışıkları yakalamaya çalıştığım bu 50 yaşlarımı daha güzel ne anlatabilirdi ki?

* * *

Birisi söyledi.

Geçen Kasım'ın 10'undan beri güneşi üç, bilemediniz dört kere görmüşüz.

Denizin maviliği uzaklaşmış.

Odamdaki sarı ışıkların ortasında yapayalnız duruyorum.

Ve etrafımda patlayan tek mavi ışık var.

Daha doğrusu mavinin sesi.

İlhan Şeşen söylüyor, ben dinliyorum.

Dinliyorum ve içimde benimle birlikte yaşlanan o ikizime soruyorum:

‘‘Neler oluyor bize

Yine neler oluyor gülüm...’’

* * *

İlhan Şeşen'
i dinleyin.

İçinizdeki o mavi ışık gitmişse bile, hiç olmazsa sesi geri gelecektir.

İnanın bana, gelecektir.
X