Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Neden sessiz kaldılar

<B>DIŞİŞLERİ </B>Bakanımız <B>Abdullah Gül </B>istediği anda meslektaşı ABD Dışişleri Bakanı <B>Powell’</B>ı telefonla arayıp konuşuyor.

Powell’a Türkiye’nin isteklerini, gerektiğinde de uyarılarını iletiyor.

Ama ABD Dışişleri Bakanı’nın Türkiye’yi İslami bir cumhuriyet olarak tanımlaması ve daha da ileri giderek şeriat yasalarının geçerli olduğu Pakistan’la aynı potaya sokması Dışişleri Bakanımızı nedense hiç rahatsız etmedi.

Abdullah Bey laik demokratik cumhuriyetin bir bakanı olarak Powell’ı arayıp kendisine Türkiye’nin bir İslam cumhuriyeti olmadığını anımsatmalıydı.

Ama Sayın Bakan bunu yapma gereğini duymadı.

Konu kendisine sorulunca da garip bir değerlendirme yaptı:

‘Türkiye ile İslam’ın yan yana gelmesinin ne zararı olduğunu anlamadım. Türkiye Müslüman bir ülke değil mi?’

Bu yaklaşımından Abdullah Bey’in Powell’ın sözlerinden rahatsızlık duymadığı, tersine bunu doğal karşıladığı anlaşılıyor.

Demek ki Dışişleri Bakanımız için cumhuriyetin laik demokratik niteliği önemli değil.

Oysa bu çok önemlidir.

Çünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin laik, demokratik nitelikleri onu İslam cumhuriyetlerinden ayırır.

Abdullah Bey’e bunu anımsatmak istiyorum.

Başbakanımız ile öteki bakanlarımız da bu konuda bir duyarlılık göstermediler.

Demek ki onlar için de bu önemli bir konu değil.

* * *

Başbakan bu konuda duyarlı olsaydı Powell’a gerekli uyarıyı yapardı.

Türkiye’nin laik demokratik bir cumhuriyet olduğunu bir vesileyle Powell’a hatırlatırdı.

Bu görev sadece Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Faruk Loğoğlu tarafından yerine getirildi.

Ama bu tepki yeterli değildir.

Bu yüzden de Amerika bu konuyu pek umursamadı. Sadece Amerika’nın Ankara Büyükelçisi, Powell’ın sözlerinin yanlış anlaşıldığını söyledi.

Büyükelçi Powell’ın sözlerini düzeltmedi. Bizim yanlış anladığımızı söyledi.

Powell ise bunu bilerek söylediği için üzerinde bile durmadı.

Vurgulamaya çalıştığım gibi Türkiye’yi yönetenler İslam cumhuriyeti tanımlamasını önemsemedi.

Ama laik demokratik cumhuriyetin değerini bilenler bunu çok önemsedi.

Merak ediyorum acaba AKP içinde bunu önemseyenler var mı?

Ali Aydın mesleğine ihanet etti

Ali Aydın maçı katletmekle kalmadı, belki de ligin yazgısını değiştirecek kararlar verdi.

Bunu yapan bir hakem bir daha sahaya çıkmamalıdır.

Böyle bir skandal Merkez Hakem Kurulu’nun, hatta Futbol Federasyonu’nun da istifasını gerektirir.

Dünyada bu işler böyle olur.

Hiç kuşkunuz olmasın büyük skandalların kolayca unutulduğu bir ülke olan Türkiye’de bir süre sonra bu da unutulacak.

Ama acaba Ali Aydın bunu unutabilecek mi?

Hepsinden önemlisi vicdanını susturabilecek mi?
X