Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Neden sadece oral?

Serdar TURGUT

Birçok insanın kafasını meşgul eden bir konu var.

ABD Başkanı Bill Clinton, Monica' Beyaz Saray'daki odasına defalarca çağırdığı halde neden sadece oral seks yapmakla yetindi?

Yani Monica'nın, Başkan Clinton biraz daha ileriye gitmek istediği takdirde buna itiraz edebileceği herhalde düşünülemez.

Yakalanmaktan da korkacağını zannetmiyorum, çünkü ha bu şekilde yakalanmışın ha o şekilde, ne fark eder yani, değil mi ama?

Clinton'un dini inanışlarına göre, bu tür seksi gerçek seks saymadığı yolunda bazı açıklamalar da yapıldı.

Bu dinin adı nedir çok merak ediyorum, çünkü bunu yazan metinde bundan daha başka hayli ilginç mesajlar da olmalı.

Anlayacağınız Clinton, en azından 11 kez ilişkiye girdiği Amerikan köylü güzeliyle neden sadece ilişkisini bir düzeyde tuttu, bunun açıklanması gerekiyor.

Millet bunu bekliyor, gazeteler Refaiddin Şahin'in azli konusuyla uğraşıyor.

Halktan bu kadar da kopukluk olmaz.

Sonra da diyorlar ki, bu kadar uğraşıyoruz ama buna rağmen neden tirajlarımız artmıyor?

Halkın nabzını tutmuyorsunuz ki artsın.

İyi ki ben varım da basında önemli bir boşluk doldurulmuş oluyor.

***

Tabii bu konuda açıklamalar yapmaya çalışan bir başka köşe yazarı daha var.

Hadi Uluengin birkaç gündür Clinton-Monica ilişkisine ışık tutmaya çalışıyor.

Hadi'nin bu konuda uzman yorumlar getirmesi, benim Stephen Hawking'in teorilerini yalanlamaya çalışmam ile eş değerde anlamlı bir girişimdir.

Hatta sonuç itibariyle benim Hawking'i yalanlamamın umut edilmesi, onun Clinton'ın tavrını açıklayabilmesinin beklenmesinden çok daha gerçekçidir.

Hadi, Avrupa kıtasının en çok sayıda çocuğu olan Türk erkeğidir.

Kendisi girmiş olduğu bütün ilişkilerden yeniden baba olarak çıkmakta ve bu olayı da ‘‘kader kurbanıyım ben’’ gibi bir gerekçeyle açıklamaktadır.

Nüfus artış hızını kontrol altına almaya çalışan Belçika hükümeti kaç kez Hadi'yi sınırdışı etmeye çalıştı, ancak kendisi gazeteci olduğundan olay politik skandala dönüşünce bundan geri adım attı.

Belçika şu anda sadece Hadi ülke sınırları içinde bulunduğu sürece, nüfus artış hızını kontrol altına almaktan vazgeçmiş durumdadır.

Biz Türk olduğumuz için bunu anlamakta zorluk çekeceğiz biliyorum, ama bu dünyada nüfus artış hızı eksi olan ülkeler de var.

Yani ölüm oranı doğumlardan çok olduğu için nüfus her yıl azalıyor bu tür ülkelerde.

Gerçi Türkiye aradaki farkı her yıl kapatacak eylemci tavrını sürdürdüğünden dünya nüfusu katiyen azalmıyor, ama bu ülkelerde tabii ki ‘‘ya birkaç yıl sonra biz tamamen bitersek’’ korkusu yaygın halde.

Bu ülkelerin hemen hepsi ‘‘onursal vatandaş’’ olması için Hadi'ye davetiye çıkarmış durumdalar.

Ama adam Brüksel'den dışarıya çıkmamakta ısrarlı. Herhalde Belçika'ya karşı bir garazı var, bilemiyorum artık.

Her ilişkisinde çocuğu olabilen bir insanın, bütün ilişkilerini çocuğu olmaması üzerine kurgulayan bir Amerikan Başkanı'nı anlayıp açıklayabilmesi mümkün değildir.

***

Aslında ben neden bu işe girişiyorum, onu da anlayabilmem mümkün değil.

Clinton ‘‘evlilik dışı’’ veya bir kuşağa göre ‘‘gayri nizami’’ ilişki uzmanı.

Benim bu konudaki durumum ise olağanüstü acıklı.

Bırakın pratiği artık konuyu teorik düzeyde bile algılayabilecek durumdan çıkardı Rana beni.

Bunu da son derece bilimsel bir metot izleyerek yaptı.

Beni bir kez bile yakalar ise aşırı derecede kanlı ve de vahşi bir cinayetle işi bitireceğini net şekilde anlattı bana.

Bu sonuca aslında bir açıdan ben neden oldum.

Sosyal Darvinist çalışmalar yapacağım diye tutturunca bazı kitapları -ki bunlar çok tehlikeli kitaplarmış, sonra anladım- evde orada burada bıraktım.

Bu kitapları Rana da okudu.

Ve bir erkeğin ancak ölüm korkusu nedeniyle uslu durabileceğini bilimsel düzeyde çözümledi.

Anladığım kadarıyla Hillary Clinton, sosyal Darvinizm konusunda tek bir kitap bile okumamış.

***

Buna rağmen Clinton'ın neden sadece oral seks ile yetindiğini açıklamaya çalışacağım.

Clinton'ın bu şekilde davranacağının ipuçları aslında altı yıl kadar önce verilmişti.

O dönemde Amerikan basınında, Clinton'ın gençliğinin bir döneminde marihuana içtiği yolunda iddialar ortaya atılıyordu.

Clinton ilk önce bu iddiayı kesin bir dille reddetti.

Yani Monica olayında olduğu gibi ilk önce gayet rahat biçimde yalan söyledi.

Halbuki ‘‘evet içtim, ne olacakmış ki’’ deseydi konu kapanacaktı. Onun marihuana içtiğinin iddia edildiği dönemde, marihuana Amerikan üniversitelerinde kantinlerde satılıyordu.

Hatta gazoz makinelerinin yanı sıra çeşitli kalitedeki marihuanaların sunulduğu para atılan makineler bile koridorlara yerleştirilmişti.

Uzun lafın kısası, o dönemde bu çok da alışılmışın dışında bir olay değildi.

***

Ancak tabii gazeteciler olayın peşini bırakmadılar. Yeni deliller ortaya çıkardılar.

Aynen Monica'nın lekeli elbisesi olayında yaşananlar oldu.

Clinton bu kez de ortaya çıkıp şu tarihe geçmiş olan açıklamayı yaptı:

‘‘EVET MARİHUANA İÇTİM, ANCAK İÇİME ÇEKMEDİM.’’

İnsanın marihuanayı ağzına koyduktan sonra bunu içine çekmemesi kadar absürd ve abuk bir olay olamaz.

Ama ben, ona inandım. Çünkü adam korkak. Sevgilisiyle sadece oral seks yapabilen, marihuanayı da içine çekemeyen bir korkak.

İşte bu kadar.













X