"Dr.Başak Demiriz" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Dr.Başak Demiriz" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Dr.Başak Demiriz

Neden hâlâ bekarım?

Ölümsüz bir aşk istiyoruz, sonsuz bir romantizmin ve anlayışın hayalini kuruyoruz, her daim en iyi arkadaşımız olsun bir yandan da heyecan ölmesin istiyoruz, ailesinin de bize tapmasını, hatta kendi çocuklarından daha da fazla sevmesini bekliyoruz... Peki ama neden böyle birini bulamıyoruz...

Danışan: Arkadaşlarımın hepsi ya evlendi ya da biriyle beraber. İçlerinde bir tek ben yalnızım. Bunu düşünmek beni çok mutsuz ediyor ve kızdırıyor. Ben neden hâlâ bekarım?
Dr. Başak: Bunun birçok cevabı olabilir ama en önemlisi siz kendinize bu soruyu sorduğunuzda ne cevaplar veriyorsunuz?
Danışan: Güzel olmadığımı, yetersiz olduğumu, kimsenin beni istemeyeceğini düşünüyorum.
Dr. Başak: Bu tip olumsuz düşünceler kendinize güveninizi sarsar ve mutsuz olmanıza neden olur. Bazı insanlar mutsuz olduklarında, kendisiyle ilgili olumsuz düşünce ve duygulardan kaçabilmek için başkalarına ihtiyaç duyarlar. Çünkü ancak birisi tarafından sevildiklerinde kendilerini severler. O olumsuz iç sesler susar. Başkası onlara “Güzelsin” dediğinde ancak kendilerini güzel hissederler. Bu, mutsuzluktan kaçmak için alkol kullanmaya benzer. Bu kişiler nasıl mutlu olmak için alkole bağlanırsa, mutluluğu başkalarında arayan kişiler de başkasıyla beraber olmadan mutlu olamazlar.
Danışan: Hayatımda biri olunca daha mutlu oluyorum, bu normal değil mi?
Dr. Başak: Bu elbette normal. Diğer yandan, yalnızken mutsuz olmak ise bir o kadar normal değil.
Danışan: Neden?
Dr. Başak: Yalnız olduğunuzda mutsuzsanız, baş edemediğiniz sorunlarınız veya yüzleşemediğiniz olumsuz duygularınız, bekar olmakla ilgili ciddi olumsuz düşünceleriniz var demektir.
Danışan: Yalnız olduğu için mutsuz olmayan var mıdır?
Dr. Başak: Vardır, çünkü onlar “Neden hâlâ bekarım?” sorusuna sizin gibi cevaplar vermezler. Onun yerine “Kendi kendime iyi vakit geçirebilecek kadar kendimi seviyorum” veya “Kendi başıma mutlu olabilecek kadar güçlüyüm” gibi düşünceleri vardır. “Mutlu olmanın tek yolu başkasıyla olmak” şeklinde düşünürseniz, o kişiye bağımlı olursunuz. Bu partnerinizin üstünde çok fazla baskı oluşturmakla kalmaz, ilişkinizdeki en ufak bir olumsuzlukta büyük hayal kırıklığı yaşarsınız. Bu nedenle, biriyle olsanız bile dünya onun etrafında dönmemeli. Biraz önce de anlattığım gibi, bu aynı uyuşturucuya alışmaya benzer. Kendi gerçeklerinizden uzaklaşmak için başkasına bağlandıkça, o başkası olmadan yaşayamaz hale gelirsiniz.

BİRİSİNİ BULMAK İŞİN KOLAY KISMI

Danışan: Hayatımda biri olmadan mutlu olamadığımın farkındaydım ama tam olarak nedenini bilmiyordum. Demek ki kendimden kaçıyorum. Peki ben kendimi sevsem her şey hallolacak mı? Birisi beni sevecek mi?
Danışan: Bunun için bilinçli bir şekilde efor sarf etmeniz gerekir. Uğraşmadan, çaba göstermeden sağlıklı, başarılı ve mutlu bir beraberliğe sahip olamayız.
Danışan: Ben sevmeye hazırım, yeter ki karşıma doğru kişi çıksın. Ama o doğru kişi bir türlü karşıma çıkmıyor. Bütün problemim de bu zaten.
Dr. Başak: Aslında birisini bulmak işin en kolay kısmı! Sosyal hayatınızı biraz zenginleştirdiğinizde, iletişim becerilerinizi geliştirdiğinizde biriyle tanışmak hiç de zor değil. Esas zor kısmı, bulduğunuz kişiyle sağlıklı bir ilişki inşa edebilmek ve beraberliği sevgiyle sürdürebilmek.
Danışan: Benim için ikisi de çok zor. Zaten sadece bir erkek arkadaşım oldu, onunla da iki ay içinde ayrıldık. Benim için doğru kişi değildi.
Dr. Başak: Hepimiz bazen, “Doğru insan değildi” diyerek karşımızdakini suçlarız. Çünkü sorunların kaynağının kendimiz olduğunu düşünmek çok daha zordur. Oysa çözüm çoğu zaman kendimizde, karşımızdaki kişide değil. Kendimizi sorgulamalı ve nerede hata yaptığımızı iyice analiz etmeliyiz. Önceki ilişkinizin her aşamasında yaptıklarınızı düşünün; tanışırken, sevgili olurken, bağlanırken.

SONSUZ ROMANTİZMİN HAYALİNİ KURUYORUZ

Danışan: Beni anlamıyordu benim ihtiyaçlarıma karşılık veremiyordu. Annelerimizin zamanında bu işler bu kadar zor değilmiş...
Dr. Başak: Anne-babalarımızın beklentileriyle bizim aşktan veya beraberliklerden beklentilerimiz o kadar farklı ki... Onların zamanında, beraberliklerin ana amacı aile kurmakmış. Oysa şimdi, tüm ihtiyaçlarımızı eşimizin gidermesi gerektiğini düşünüyor ve böyle bir ilişki hayal ediyoruz.
Danışan: Beklentilerimiz mi yükseldi yani?
Dr. Başak: Çeşitlendi ve karmaşıklaştı. Maddi açıdan tatmin olmak istiyoruz. Her ne olursa olsun kabul görmek ve kayıtsız şartsız sevilmek istiyoruz. Sonsuz bir romantizmin hayalini kuruyoruz. Eşlerimiz her daim en iyi arkadaşımız olsun istiyoruz. Ondan, ne olursa olsun, anlayış bekliyoruz. Kişisel gelişimimize destek olsun ama eleştirmesin diyoruz. Muhteşem bir cinsel beraberlik talep ediyoruz. Heyecanın hep ilk günkü gibi olması, aşkımızın ölümsüz olması gerektiğine inanıyoruz. Ailesinin de bize tapmasını, hatta kendi çocuklarından daha da fazla sevmesini bekliyoruz.
Danışan: Peki bunları istemeye hakkımız yok mu?
Dr. Başak: Elbette var ama biz bunların hepsini karşımızdakine verebiliyor muyuz? Bunları kendi anne-babalarımızın ilişkilerini gözleyerek mi öğrendik? Onların böyle bir ilişkisi mi vardı?
Danışan: Saydıklarınızın hiçbiri yoktu bence.
Dr. Başak: “En iyi” diyebileceğimiz ailelerde bile her şeyin tam olduğu bir ortam mümkün değil. Kaç kişi “Beni, hiçbir hata yapmadan büyüttüler” diyebilir? Ayrıca, anne-babalarımızın her şeyi mükemmel yapmasını beklemek ne kadar mantıklı?

RAHATINIZI BİRAZ BOZMANIZ GEREKİYOR

Danışan: Daha kolay çocukluk geçirmiş kişilerin yanında benim gibi, daha zor, daha kötü şartlarda büyümüş çocuklar da var ve bence benim gibi çocukların yarası daha derin.
Dr. Başak: Kesinlikle doğru ama önemli olan nokta şu ki; ‘mükemmel’ yok. Her birimiz ‘mükemmel’ olmayan kişiler tarafından ‘mükemmel’ olmayan kişiler olarak yetiştirildik. Doğal olarak, çocukluğumuzdan eksik kalan birçok şey oldu. Çoğu kişi bunları ilişkilerinde tamamlamaya çabalıyor. Bu beklentilerin hepsini karşılayabilecek kişi var mı?
Danışan: Belli ki yok.
Dr. Başak: Öyleyse şimdi kendinize dönüp, neyi niye istediğinizi iyice anlamalı ve o kişiyi aramalısınız. Bu, pasif bir şekilde bekleyerek olmaz. Sosyal becerilerinizi geliştirmeli, ilişkilerinizde yaşadığınız sorunları irdelemelisiniz. Her zamanki gibi davranırsanız her şey aynı kalacaktır. Bu yaşa kadar sürdürdüğünüz güvenli davranış şekillerinden farklı davranmalısınız. Örneğin, tanımadığınız bir kişiyle sohbet etmek size rahatsızlık veriyorsa, böyle bir girişimde bulunmuyorsunuzdur. Artık bu kalıpları değiştirip rahatınızı biraz bozmamız gerekiyor.

EĞLENCELİ BİR SÜREÇTE OLDUĞUNUZU DÜŞÜNÜN

Danışan: Bu kolay değil.
Dr. Başak: Yöntemleri öğrenirseniz çok zor olmadığını göreceksiniz. Önce aklınızdan geçenlere dikkat edin, çünkü aklınızdan geçen düşünceler davranışlarınıza yön verir. Çaresiz ve umutsuz olduğunuzu düşünüyorsanız, öyle davranma ve öyle gözükme olasılığınız çok yüksek. Eğer kadınların ilgi göstermelerinin yanlış veya ayıp olduğunu düşünüyorsanız, erkeklere ilgisiz davranırsınız. “Hep yalnız kalacağım” diye düşündüğünüzde nasıl davranıyorsunuz?
Danışan: Doğal olarak suratım asılıyor.
Dr. Başak: Şimdi eski düşüncelerinizi tekrar gözden geçirin. Bekar olmak, yalnız ve mutsuz olmak anlamına mı geliyor? “Hemen evlenmeliyim, yoksa ömür boyu mutsuz olacağım” mı diyorsunuz? Bu şekilde düşünmek, kaygınızı artırır, sizi karamsar ve umutsuz hissettirebilir. Bunun yerine, yeni insanlarla tanışacağınız eğlenceli bir süreç içinde olduğunuzu düşünebilirsiniz. “Bu bir serüven, bundan keyif almalıyım” diyen bir kişi, eğlenceli ve mutludur. Eğlenceli ve mutlu olduğumuzda, bizim de aradığımız ‘eğlenceli ve mutlu’ kişiyi çekmemiz daha kolay olur.

X