"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Neden bitmiyor?

“GEZİ’de uçaksavar mermisi bulundu” türü yalanlar üfürmeseniz, bitecek.

Ağzınızı her açtığınızda “faiz lobisi” demeseniz, bitecek.
Bütün bir Gezi ahalisini, “Camide içki içtiler” diye töhmet altında tutmaya çalışmasanız, bitecek.
Gezi’ye giden insanları “Türk bayrağı yaktılar” diye itham etmeseniz, bitecek.
Cadı avı başlatmak yerine “Nerede yanlış yaptık” avı başlatsanız, bitecek.
İstanbul’da orantısız güç kullanıldığı için sadece tek bir polisi açığa alıp bütün sorumluluğu o tek bir polise yıkmasanız, bitecek.
Sanki o eski tür “laik/İslamcı kavgaları”ndan biri yaşanıyormuş gibi davranmasanız, bitecek.
Gezi’deki namazları, kandilleri, başörtülüleri bir kere görseniz, bitecek.
Bu zamana kadar size her şeye rağmen destek vermiş bilumum demokrat ve liberal aydınların şimdi size neden karşı çıktıklarını bir kere düşünseniz, bitecek.
Bir kere gülseniz, bitecek.
TOMA’lara koyduğunuz “ilaç”ın ne olduğunu doğru dürüst açıklasanız, bitecek.
“Hepinize gününüzü göstereceğiz” psikozuna girmeseniz, bitecek.
Ankara’da polis kurşunuyla ölen Ethem’in göstericilerin attığı taşla öldürüldüğünü iddia etmeseniz, bitecek.
“Kapalı alanlarda gaz sıkılamaz” deseniz, bitecek.
Kibrinizi azıcık yumuşatsanız, bitecek.
Atılan biber gazı fişekleriyle gözü çıkmış insanlar için bir kere samimiyetle üzüntü beyan etseniz, bitecek.
Kamu mallarına verilen zararlara yaptığınız vurgunun binde birini ölen insanlar için yapsanız, bitecek.
Aranızdan çıkan sağduyu ve vicdan çağrılarının üzerine çullanmasanız, bitecek.
“Bütün dünya haksız, bir biz haklıyız” yaklaşımını terk etseniz, bitecek.
Bireylere evladınız gibi yaklaşmaktan vazgeçseniz, bitecek.
Başkalarının yaşam tarzlarının da, en az sizin yaşam tarzınız kadar saygıyı hak ettiğine yürekten inansanız, bitecek.
“Tek adam her şeyi bilemez” diyenlerin karşısına “Bizim için her yer tek adam” diye çıkmasanız, bitecek.
Anlamak yerine güvenlik politikalarına abanmayı tercih etmeseniz, bitecek.
Biraz az konuşsanız, bitecek.
Polis, gözaltına aldığı eylemcilere Kazlıçeşme Mitingi’nin görüntülerini göstererek cezalandırmaya çalışmasa, bitecek.
Bütün sorumluluğu daha düne kadar sizi göklere çıkaran uluslararası medyaya yüklemekten vazgeçseniz, bitecek.
“Bizim hiç suçumuz yok, her şeyi yabancılar yaptı” yaklaşımını terk etseniz, bitecek.
Size itiraz eden herkese “potansiyel terörist” muamelesi yapmasanız, bitecek.
Polisi daha da güçlendirmek yerine demokrasiyi daha da güçlendirmeyi planlasanız, bitecek.
“Sert çıktık, kazandık” demeseniz, bitecek.

AK Parti seçim şarkısına dönsün

NE diyordu o seçim şarkısı?
Aynı sudan içtiğimizi, aynı yoldan geçtiğimizi söylüyordu.
Yazımızın bir, kışımızın bir olduğunu söylüyordu.
Aynı dağın yeli olduğumuzu söylüyordu.
Şarkılarımızın bir, türkülerimizin bir olduğunu söylüyordu.
Halaylar, horonlar bir diyordu.
Aynı sazın teli olduğumuzu söylüyordu.
Bir Allah’ın kulu olduğumuzu söylüyordu.
Aynı bağın gülü olduğumuzu söylüyordu.

**

Fakat işte görüyorsunuz, o şarkı 20 gündür ayaklar altında ezim ezim eziliyor.
20 gündür...
“Bunlar var ya bunlar” deniyor.
“Teröristler” deniyor.
“Zulümleri biz gördük, bunlar ne çekti ki” deniyor.
“Sayınız kaç oğlum sizin” deniyor.
Deniyor da deniyor.

**

AK Parti!
Şarkıya dön.
Hadi... Bi daha... Bi daha... Bi daha...

Onları tanıyalım

ERDEM GÜNDÜZ:
Türkiye onu “duran adam” olarak tanıdı... Çok geçmeden anlaşıldı ki kendisi başörtüsüne özgürlük için başörtüsü takarak okuluna gidip eylem yapmış. “Bir erdem anıtı” diyoruz ona şimdi... Ve de şunu söylüyoruz: “Bir klas duruş”.
AHMET ATAN: O da Yıldız Teknik Üniversitesi’nden... Üstelik profesör... Üstelik Sanat ve Tasarım Fakültesi’nin Sanat Bölümü Başkanı... Attığı tweet tam olarak şöyle: “Yahudi, Ermeni ve Rum’sanız Gezi eylemlerinde aktif rol almanızı anlayışla karşılıyorum. Lütfen soyunuzu araştırın”. Böylece bir nefret anıtı olarak yükseldi.
GÜL CENAL: Bir CHP üyesi... Normalde başını örtmüyor... Ama tutmuş, başına bir örtü almış ve “Ben müftü karısıyım” diye başlayıp hükümete atıp tutuyor. Sonra da bu çektiği videoyu Youtube’a koyuyor... Nereden baksan ahlaksızca, nereden baksan terbiyesizce... Kısacası o da bir yalancılık abidesi olarak yükselmeyi başarıyor.


Zabıtayı yedirmeyiz

“ÇADIRLARI kim yaktı” diye sorup duruyorduk.
Sonunda geldi cevabı.
Üçü taşeron olmak üzere 7 zabıta memuru yakmış çadırları...
Dört zabıta memuru açığa alınmış, taşeronların da iş akitleri feshedilmiş.
**
Hop!
Zabıtayı yedirmeyiz.
Hiçbir zabıta memuru, kendisine herhangi bir emir verilmeden, sabahın kör karanlığında, Gezi Parkı’nda kalan insanların çadırlarını yakmaya cüret etmez.
Gariban zabıtayı bırakalım, emri verene bakalım.

Gül ve Gülen’in iyi niyetli çabaları

CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül de iyi niyetli...
Fethullah Gülen de iyi niyetli...
**
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül diyor ki:
“Köprüye Yavuz Sultan Selim ismini verdik, alınanlar oldu... O zaman başka büyük bir projeye Pir Sultan Abdal ismini verelim de gönül alalım”.
**
Fethullah Gülen ise Alevi toplumuna şöyle sesleniyor:
“Köprüye Yavuz Sultan Selim adı konulunca ya da böyle detaya ait bir mesele usulmüş gibi dile dolanınca aramızdaki bütün o köprüleri görmezlikten gelmiş oluruz”.
**
Ben iki açıklamayı da değerli ve anlamlı buluyorum.
Ancak...
Eğer her iki isim de...
Alevi toplumunu yatıştırmak için çaba göstermek yerine...
Köprüye o ismi uygun bulana “Başka isim mi bulamadın” demeyi tercih etselerdi...
Çok daha değerli, çok daha anlamlı bir tutum takınmış olurlardı.

Genelleme

AK Parti mitinginde...
Bergüzar Korel’e ahlaksızca saldıran pankart tutuldu.
Taksim şaşırma/sabrımızı taşırma diye slogan attılar.
Yol ver gidelim/Taksim’i ezelim dendi.
Bazı küçük gruplar ellerinde sopalarla eylemci avına çıktı.
Bunlardan yola çıkarak bir genelleme yapılmadı, “münferittir” denildi.
Ki doğrusu da buydu.
**
Peki neden aynı yaklaşım eylemciler için gösterilmiyor?
Neden küfürler bütün bir eylemin ana omurgasıymış gibi gösteriliyor.
Neden başörtülülere yönelmiş bazı saldırılar nedeniyle bütün bir Gezi ahalisi suçlanıyor?
Neden “Türk bayrağı yaktılar” diye ortalık inletiliyor?
Neden son derece tartışmalı “camide içki” olayı sürekli gündemde tutuluyor?
**
Hem biz değil miydik, Anadolu’nun bir kentinde oruç tutmadığı için biri öldürüldüğünde, “Bunun sorumluluğunu bütün inananlara yükleyemezsiniz” diye haykıran?

X