"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Necati Şaşmaz bu yüzden ekrana çıkmıyor işte

Ülkemize değil, asıl ‘Polat Alemdar’a nazar değdi! Dublajlı izlemeye alıştığımız oyuncu, kendi sesiyle konuşunca karizmayı fena çizdirdi...

Gezi Parkı meselesinde ne dediğini kimse anlamadı.
#direnturkce
diye başlayan yorumlarda Necati Şaşmaz’la ilgili çevrilmedik makara kalmadı.
“Kurtlar Vadisi” ekibi işte tam da bu yüzden 10 yıl boyunca Necati Şaşmaz’ı sakladı. Son birkaç yıla kadar hiçbir canlı yayına çıkarmadı.
Düşünün, reyting rekorları kıran dizinin oyuncusunun yıllarca sesini bile duymadık.
Son yıllarda bazı programlarda gözüktü.
İki ay önce, son çıktığı Kadir Çöpdemir’in programında bile stüdyodaki kameraya “O kadar yaklaşma, kamera fobisi var bende” dedi. Başbakan’la görüşmeden çıktıktan sonra o kadar kameranın karşısında ne yapmasını bekliyordunuz?
Herhalde bundan sonra da uzunca bir süre kamera karşısına çıkmayacaktır.

Halk TV’ye ceza sansür mü?

Halk TV’nin yayıncılık anlayışını başından beri eleştirdim.
Canla başla çalışmaları...
Büyük haber kanalları üç maymunu oynarken ilk günden bu yana yayın yapmaları...
Yokluklar içinde, tek oda bir yerden canlı yayınlar gerçekleştirmeleri...
Mesleğimiz adına sevindirici...
Peki, buna rağmen kanalı neden eleştirdim?
Yayınlanan görüntülerde neyin ne olduğu belli olmadığı, kafa karışıklığına yol açtığı, yanıltıcı olduğu için...
Sağ üstte bir “canlı” ibaresi var ama yayınlanan görüntüler canlı değil...
Gören de zannediyor ki ortalık yıkılıyor.
Bizzat geçen gün yaşadım; Taksim’den Cihangir’e yürüdüm, girdiğim kafede millet oturmuş Halk TV’de “canlı” diye Taksim çatışma görüntülerini izliyordu.
Müşteriler, “Yine karıştı Taksim” diye ekrana kilitlenmiş.
“Yok öyle bir şey, şimdi Taksim’den geliyorum, dünkü görüntüler bunlar” diyorum, dinleyen kim...
“Yalan mı atacak adamlar, canlı yayın bu” diye itiraz ediyorlar.
Taksim’in 500 metre ilerisindeki Cihangir’de durum bu. Bir de ülkenin bir ucunda Halk TV izleyenleri düşünün...
İstanbul’da olay yokken bile, “Taksim yanıyor, şehir ayakta” diye düşünmez-
ler mi?
Halk TV, RTÜK’ten bu yüzden ceza yedi işte...
Tamam, “Muhalif medyayı susturmaya çalışıyorlar” şehvetine kapılınacak bir söz ama işin bir de bu boyutu var...

Referandumu ilk kim yazdı?

Referandum önerisini medyada ilk yazan kimdi dersiniz?
Söyleyince şaşıracaksınız...
Ajda Pekkan...
Ta geçen hafta pazar günü, ortalık toz dumanken Kelebek’teki yazısında aynen şöyle demiş:
“Belki de en doğrusu şehirle ilgili bu kadar çok tartışılan bir konuyu şehirde yaşayanlara sormak.
Madem bu konuda kimse geri adım atmıyor, referandum yapmaya ne dersiniz?
Sonuç ne çıkarsa, herkes saygı göstersin.
Topçu Kışlası isteyenler çoğunluk çıkarsa Başbakan’ın dediği proje yapılsın...
‘Gezi Parkı kalsın’ diyenler daha çok çıkarsa, Taksim projesi Gezi Parkı korunarak yenilensin.
En demok-
ratik çözüm bu
değil mi?”
Başbakan’ın bazı sanatçılarla görüşmesine kızılıyor ya, görüldüğü üzere kimden ne fikir çıkacağı hiç belli olmuyor.

Gezi Parkı’nın pisliği

Gezi Parkı’nın pislik içinde olduğunu söyleyip duruyorlar. Başbakan da dedi; “Pislikten geçilmiyor, sidik kokusundan geçilmiyor” diye... “Büyük abdestlerini bile oraya yapan var” da dedi.
18 gün olmuş, ne olması bekleniyor Gezi Parkı’nda?
Etrafı kendi kendilerine temizlemeye çalışıyor oradaki insanlar. Çöpleri topluyorlar, düzeni sağlıyorlar...
10 binlerce insan girip çıkıyor. Gece gündüz yaşanıyor Gezi’de.
Portatif tuvaletler yetmiyor, etraftaki oteller kapılarını açıyorlar...
Beyoğlu Belediyesi çöpleri bile toplamıyordu meydan boşaltılana kadar, Şişli Belediyesi’nin çöp kamyonu gelip alıyordu...
Şimdi durum böyleyken, günlerdir zor koşullar altında insanlar parklarını sahiplenirken “Orası sidik kokuyor” demek hakkaniyet değil.

X