Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ne yapsınlar çapları bu

<B>BİRİSİ </B>Kırklareli MHP, öteki de Balıkesir DYP milletvekili...

İkisinin de varlığı, Meclis'in ve politikanın olumsuzluk hanesine önemli notlar düşürüyor.

Osman Durmuş üstüne üstlük bir de bakanlık koltuğunu işgal ediyor.

Öteki İlhan Aytekin hiç değilse sade milletvekili.

Ama hiç kuşkunuz olmasın ki, ikisi de halktaki politikacılara duyulan güvensizliğin, öfkenin baş aktörlerinden.

Osman Bey'le aylar önce Ankara'da bir yemekte oturup uzun uzun konuşmuştuk.

Daha doğrusu o konuşmuş, biz de onun konuğu olarak dinlemiştik.

Bakanlığının çalışmaları, kendi yaptıkları hakkında afur tafurlu bilgiler vermiş, zaman zaman herkese meydan okumuştu.

Bu arada bize, meslektaşlarımız ve çalıştığımız gazeteler adına sık sık da sitemde bulunmuştu.

Ona göre, basının ona yaptığı düpedüz zulümdü.

Ben kendisine dilimin döndüğü kadar, politikacıların basınla kavgaya başlamasının işlerin iyi gitmediğinin bir göstergesi olduğunu anlatmaya çalıştım.

Yakın tarihimizden örnekler verdim.

Gelmiş geçmiş bütün liderlerin iktidara gelirken basının büyük desteğini aldığını, ama işler ters gidince basınla kavgaya başladıklarını söyledim.

Osman Bey pek oralı olmadı.

O bir takıntı halinde basının kendisine zulüm yaptığına inanıyordu.

Baktım anlamıyor, tartışmaya girmedim.

* * *

Nitekim daha sonraki günlerde, aylarda Osman Bey bildiği yolda yürüdü.

Bildiği türküyü okumayı sürdürdü.

Son olarak Osman Bey'in vakıf olayını, yasaları nasıl çiğnediğini sergiledi basın.

Çıkıp hakkındaki iddiaları cumhuriyet hükümetinin bir bakanına yaraşır şekilde yanıtlayacağına, Osman Bey tuttu gazetecilere öfke kustu.

Basının ona zulüm yaptığına inanıyor ya...

Bu arada en kolay yolu seçti ve geçmişte Sağlık Bakanlığı'ndan bazı gazetecilere sarı zarflar içinde para dağıtıldığı iftirasında bulundu.

İşte Durmuş'un çapı burada ortaya çıkıyor: Basına çamur atıp işin içinden sıyrılmak... Tipik bir şark kurnazlığı.

* * *

Bir şark kurnazlığı da DYP Balıkesir Milletvekili İlhan Aytekin'den...

2002, Nazım Hikmet'in 100. doğum yılı ya...

Kültür Bakanlığı bu yıl içinde birtakım Nazım Hikmet etkinlikleri düzenliyor.

Bizim çaplı (!) politikacımız böyle bir fırsatı kaçırır mı?

Hemen atlamış üzerine ve Kültür Bakanı İstemihan Talay'ın yanıtlaması istemiyle Meclis'e bir soru önergesi vermiş.

Soru önergesinde aklınca hem Nazım'ın gerçek isminin Warzonski olup olmadığını sorup, dünyanın en büyük şairlerinden birini küçük düşürecek...

Hem de heykelinin yaptırılıp yaptırılmadığını, bir sergi açılıp açılmayacağını, uluslararası bir sempozyum düzenlenip düzenlenmeyeceğini ve bunların devlete maliyetlerinin ne olduğunu sorarak Kültür Bakanlığı'nı zorda bırakacak.

Dahası var, aklınca lideri Tansu Çiller'e yaranacak, seçim bölgesi Balıkesir'de kahraman olacak.

Ah bu kafa ah!

Bunlar iktidar olacak da Türkiye'yi Batı uygarlığı düzeyine çıkaracak.

Şimdi suç bu çaptaki insanlarda mı, yoksa onları buralara taşıyanlarda mı?

Yoksa hiçbirinde değil de garabet sistemin azizliğinde mi?
X