Ne olacak bu halimiz

Celal ÖZCAN
02.08.2014 - 09:11 | Son Güncelleme: 02.08.2014 - 09:49

SADECE Berlin'de sandığa günde 35 bin seçmen geleceği hesaplanıyordu. Berlin'de 140 bin seçmen var. Oy kullanma işlemi dört gün süreceği için dörde bölerek, bu rakama ulaşıldı. Hesaplar bu rakama göre yapıldı. Seçmenler zorluk çekmesin diye büyük yerler tutuldu. Buna göre oy pusulaları basıldı ve fazla sandık gönderildi.

SIKI DURUN
İlk gün Berlin'de sandığa giden seçmen sayısı ne kadar? Sıkı durun! 2 bin 500 civarında. Peki Almanya'da bir günde sandığa giden seçmen sayısı? 20 binin altında. Bu demektir ki, dört günde oy kullanacak seçmen sayısı 80 bin civarında olacak. Hafta sonu daha fazla seçmenin oy kullanacağını düşünürsek, oy kullanların sayısı randevu alan 92 bin seçmen sayısına zar zor ulaşacak. Oysa Almanya'daki seçmen sayımız 1 milyon 400 bin.

ÜNİVERSİTELİ NEVİN
Seçmenlerde, hangi siyasi görüşte olursa olsun, bir güvensizlik duygusu var. Münih'ten bir tanıdığım aradı: “Üniversiteye giden kızım, YSK'nın verdiği randevu doğrultusunda perşembe günü sandığa gitti. Sandık görevlileri “Sizin randevunuz pazar günü” diye geri göndermişler. Kızım eve gelip tekrar YSK'nın internet sayfasından sorguladı. Randevu tarihi perşembe yazıyor. Kızım, YSK'nın sayfasından çıktı alıp bisiklete atladığı gibi tekrar sandığa koştu.

LİSTEDE YOK
Sandık görevlilerine “Bakın, siz bana randevunuz pazar günü diyorsunuz. YSK'nın internet sayfasında benim randevum bugün. Ben bugün oy kullanmak istiyorum” diyor. Kızım 23 yaşında. İlk oyunu kullanmak istiyor. Sandık görevlileri hayır, bizdeki listede sizin oy tarihiniz pazar günü diye izin vermiyor. Kızım bunun üzerine randevusunun pazar günü olduğuna dair yazılı belge istiyor. Çünkü pazar günü gidince, bu sefer siz randevunuzu kaçırmışsınız, diyebilirler korkusu var.

BU KUŞKU NİYE
23 yaşındaki üniversite öğrencisi Nevin'le konuşuyorum. Nevin'in babası Türk, annesi Alman. Çok kararlı Nevin: “Pazar günü gideceğim. Oyumu kullanabilecek miyim, kuşkuluyum” diyor. Genç Üniversite öğrencisi Nevin'in bu güvensizliği nerden kaynaklanıyor? Soruyorum. Diyor ki, “Nasıl şüphe etmeyim? Elimde YSK'nın çıktısı var. Ama sandık görevlisinin elinde başka randevu listesi var. İki farklı randevu tarihi. Hangisine inanayım? YSK'ya mı, sandık görevlisine mi? Elbette benim oyumun rengini kimse bilmiyor. Ama ben Almanya'da doğup büyümüş biri olarak, iki farklı randevu tarihini anlamakta zorlanıyorum. Ayrıca bu sorunu yaşayan tek ben değilim. 200 km uzaktan elinde randevu çıktısıyla gelen seçmenler var. Listedeki randevu tarihi farklı diye oylarını kullanamadılar. Onlar bu yolu bir daha gelmez. Ben Münih'te oturduğum için şanslıyım.

KOMPLO PSİKOLOJİSİ
Sandığa giden seçmenlerle konuşuyorum. En çok sordukları, “Niçin oylar burda değil de Türkiye'de sayılıyor?” Ne sakıncası var diyorum? Güvenemiyorum diyorlar. Almanya'da sayılsa, güvenecek mi? Bizim ezeli sorunumuz: Güven, daha doğrusu güvensizlik. Komplo teorilerine çok yatkınız. Şüpheyle düşünmek elbette iyi. Ama şüpheyle yaşanılmaz. Artık biraz birbirimize güvenmeyi öğrenmeliyiz.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı