Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ne olacak bu doların hali

BU soruyu, günümüz Türkiye’si bağlamında daha da anlamlı kılmak için şu soruları da soralım.

Ne olacak bu Euro’nun hali?

Ne olacak bu İsviçre Frankı’nın hali?

Ne olacak bu Japon Yeni’nin hali?

Ne olacak bu Çin para birimi Yuan’ın hali?

Ya da başka türlü soralım. Ne olacak bu YTL’nin geleceği?

Çünkü Türk Lirası, hemen, hemen tüm dövizlere karşı değer kazanıyor. Diğer bir değişle, parası "döviz" olan gelişmiş ülkelerin paraları, Türk Lirası karşısında değer kaybediyor. Eğer bir ülkenin parasının değer kaybetmesi, o ülke için kötü bir şey ise, bu ülkelerin en zavallısı da Japonya. Çünkü son zamanlarda YTL, en fazla da Japon Yeni’ne karşı değer kazanmış.

* * *

YTL’nin değer kazanmasını kısmen açıklayan bir kuram var. Bu kurama göre, az gelişmiş ülkelerle, gelişmiş ülkeler arasındaki kişi başına milli gelir farkları azaldıkça, "kambiyo kurları" ile "satın alma gücü pariteleri" uzun vadede eşitlenecektir. Bu, farklı çaplardaki dikey borular, yatay bir boruyla alttan birleştirilirse, dikey borulardaki suların yüksekliği eşitlenir diyen, fizikteki birleşik kaplar teorisi gibi bir şey. Bu ilişkiyi ilk defa Bela Balassa ve Paul Samuelson adında iki "baba" iktisatçı 1960’lı yıllarda birbirlerinden habersiz olarak gözlemlemiş. Ancak Japonya dışında, uygulamada bu kuralı destekleyen yeterli kanıt oluşmamış. Çünkü döviz kurları, çok farklı etkenlere bağlı olarak oluşuyor. Bunların arasında sermaye hareketleri ve onu belirleyen "faiz farkları" faktörü de var. Kısaca ulusal paraya yüksek faiz vermek, dövizi fiyatını düşürüyor.

* * *

Ben yine de bu teoriye göre, Dolar/YTL oranı sonunda nerede duracak diye merak ettim. OECD’nin (İktisadi Kalkınma ve İşbirliği Teşkilatı’nın) internetteki bilgi sitesine girdim. Burada "Satın Alma Gücü Kuru" hesaplamalarının sonuçları var. Hesaplama yöntemi şöyle. Önce bir "benzer tüketim malları sepeti" tasarlanıyor. Sonra her ülkede çarşıya çıkılıp, o sepet için, o ülkenin para birimiyle toplam kaç para ödendiği bulunuyor. Uluslararası iktisadi karşılaştırmalarda genelde ABD Doları kullanılıyor. Bu sebeple, sepete Amerika’da ödenen miktara 100 deniyor. Diğer ülkelerin kendi para birimleriyle ödedikleri rakamlar da 100’e göre endeksleniyor. Bu yöntemle döviz büfelerinde ilan edilen kurlardan farklı bir "para değiştirme tablosu" hazırlanıyor. Sitede bunu gösteren bir tablo var. Bu tabloyu esas alarak ben bir hesaplama yaptım. Bu hesaba göre, 1 dolar eşittir 1 YTL’ye kadar bu işin yolu var. Zaten şu anda 1 doların Amerika’daki satın alma gücü, 1 YTL’nin Türkiye’deki satın gücünden fazla. Bir dolar da 1.3 YTL. Sıkın dişinizi yakında, bir lira, bir dolar olacak.

Günün iktisat sorusu şu: Kişi başına yıllık milli geliri 5 bin dolar olan bir ülkenin parasının, kişi başına milli geliri 40 bin dolar olan ülkenin parasına karşı değerlenmesi, fakir ülkenin zenginleşmesi için iyi midir, kötü müdür? Soruyu özellikle turizm sektörünü için irdeleyin.

Son Söz: Kurları eşitlemeyi bırak, gelirleri eşitlemeye bak.
X