Gündem Haberleri

    Ne güzel söylemiş

    Hürriyet Haber
    29.10.2003 - 00:00 | Son Güncelleme:

    BUGÜN size Atatürk'ün iki ayrı söylevinden cümleler vereceğim. 2003 yılındayız, Cumhuriyet'in 80. yılını kutluyoruz ve Atatürk geleceği adeta görmüş, ne güzel söylemiş, ne güzel yol göstermiş.Yıl 1927. Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'nden -günümüz Türkçesine uyarlanan- bazı bölümler:‘‘Ey Türk Gençliği, birinci vazifen Türk istiklalini, Türk Cumhuriyeti'ni sonsuza kadar korumak ve savunmaktır. Varlığının ve geleceğinin yegane temeli budur. Bu temel senin en kıymetli hazinendir.Gelecekte bile (örneğin günümüzde!) seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek iç ve dış bedhahların (kötülüğünü isteyenler) olabilir. Bir gün istiklal ve cumhuriyeti savunma mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunduğun vaziyetin imkán ve koşullarını düşünmeyeceksin. Bu imkán ve koşullar çok uygunsuz bir biçimde ortaya çıkabilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada örneği görülmemiş bir galibiyetin temsilcisi olabilirler...Bütün bu koşullardan daha acı ve daha vahim olmak üzere, memleketin içinde iktidara sahip olanlar gaflet (dikkatsizlik, endişesizlik), dalalet (doğru yoldan sapma) ve hatta hıyanet (ihanet) içinde bulunabilirler...Ey Türk istikbalinin evladı! İşte bu durum ve koşullar içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur.’’ (20 Ekim 1927). Ne güzel söylemiş, Türkiye Cumhuriyeti'nin ileride kimlerin, hangi siyaset tüccarlarının elinde kalacağını, kimler tarafından yönetileceğini neredeyse görmüş.***Ve Cumhuriyet'in 10. yılında yapılan törenlerde, Ankara'daki ünlü söylevinden bölümler: ‘‘Türk Milleti!.. Bugün cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu en büyük bayramdır. Kutlu olsun. Bu anda büyük Türk milletinin bir ferdi olarak, bu kutlu güne kavuşmanın en derin sevinci ve heyecanı içindeyim. Yurttaşlarım! Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti'dir. Bundaki başarıyı Türk milletinin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak azimle yürümesine borçluyuz. Fakat yaptıklarımızı asla yeterli göremeyiz. Çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz... Daha az zamanda daha büyük işler başaracağız. Bunda da muvaffak olacağımıza şüphem yoktur.Çünkü Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir...Büyük Türk Milleti! On beş yıldan beri giriştiğimiz işlerde muvaffakiyet vaat eden çok sözlerimi işittin. Bahtiyarım (mutluyum) ki, bu sözlerimin hiçbirinde, milletimin hakkımdaki güvenini sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım...Türk milleti! Ebediyete (sonsuzluğa) akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle, huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim. Ne mutlu Türküm diyene.’’ (29 Ekim 1933).***Atatürk'ün el yazısıyla hazırladığı bu ünlü söylevde yine el yazısıyla yazdığı şöyle bir cümle var:‘‘Beni unutmayınız.’’Sonra bu cümleyi çizmiş. Cumhuriyetin 10. yıl kutlamaları ilginçtir. O gün Ankara hipodromunda Türk ordusu, gençlik, izciler ve Türk milleti Atatürk'ün önünden geçti.Cumhuriyet coşkusu doruktaydı... Çünkü ülkeyi yobazlar, din tüccarları, din baronları, sahtekárlar, hortumcular, siyaset bezirgánları değil, nice savaşlardan geçmiş çelik gibi yurtsever asker ve sivil kahramanlar yönetiyordu.Türkiye Onuncu Yıl Marşı ile inliyordu.‘‘Çıktık açık alınla on yılda her savaştan/ On yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan/ Başta bütün dünyanın saydığı başkumandan/ Demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan. Türküz, cumhuriyetin göğsümüz tunç siperi/ Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde, Türk ileri...’’Dünyanın en büyük ve en yürekli devrimcisi, bir ülkeyi yoktan var eden aydınlık kafalı büyük adam Gazi Mustafa Kemal Atatürk...Nur içinde yat.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı