Gündem Haberleri

    Ne günlere kaldık

    Ünsal Turan / Kopenhag
    17.01.2012 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Bu kez yazımda iki isme değineceğim. Rahmetli Rauf Denktaş ve Hasan Celal Güzel. Biri ülkesi için hayatını veren bir lider ve büyük devlet adamı, diğeri haddini bilmeyen bir sözde politikacı...

    Rahmetli Rauf Denktaş'ı kaybetmenin üzüntüsünü yaşayan milyonlarca kişiden biri de benim. Onunla belki 10 kez birarada oldum. Ben onun resimlerini o da benim resimlerimi çekti. Sanırım eski albümlerinde resimlerim çoktur. 15.X.1998 tarihinde (onun yazdığı gibi)imzaladığı resmindeki  ”Sayın Ünsal Turan'a en iyi dileklerimle” cümlesi resmi ile birlikte benimle yaşamaya devam edecek.

    Onunla yurtdışında birlikte olma şerefini bir çok kez yaşadığım için, yabancı diplomatların, politikacıların ona, onun bilgisine ne kadar hayranlık duyduklarını da yakından bilen biriyim. Onu çok iyi bilen şahıslardan biri de CHP'li emekli büyükelçiler Faruk Loğoğlu ile Onur Öymen'dir. 

    Rauf Denktaş'ın kıymetini en iyi bilen iki kişiden biri ise rahmetli Bülent Ecevit ve danışmanı Prof. Dr. Mümtaz Soysal olmuştur. Maalesef bugün onun hakkında istemeseler de güzel sözler söylemeye çalışan bazı ülke yöneticilerimiz, sağlığında ona yapmadıklarını bırakmadılar. Rauf Denktaş'ın sağlığının bozulmasına neden olanlar onlardır. Onlar kendilerini iyi bilirler. Rahmetli Denktaş için yavru ve ana vatandan daha önemli bir şey yoktu. Kıbrıs'da binlerce can verilerek elde edilen haklarden yavaş yavaş vazgeçilmesi, kendisine karşı yapılan saygısızlıklar onu çok yıprattı.

    Hayatını adadığı Kuzey Kıbrıs ve halkının bugünkü duruma düşmesine kalbi dayanmadı.

    Sadece Kuzey Kıbrıs halkı değil, Türk halkı da onu çok arayacaktır. Tabi cenazesinin ardından davul zurna çalanlar hariç.  Allah yattığı yeri cennette mekan eylesin, geri kalanlara sabır ve sağlık versin. Allah, Kuzey Kıbrıs'a ve Türkiye'ye ülkesini en az onun kadar seven liderler nasip eylesin.

    19 MAYIS
    Geçtiğimiz günlerde izlediğim bir televizyon kanalında Hasan Celal Güzel'in söyledikleri halen daha kulaklarımda çınlıyor. Hasan Celal Güzel, ”19 Mayıs kutlamaları yıllardır Türk halkının başına bela olmuştur” şeklinde haddini aşan bir söz sarf etti.

    Ülkesinin 19 Mayıs'ta başlayan bağımsızlık mücadelesine ne kadar değer verdiği ortada. Oysa 19 Mayıs olmasaydı ne bağımsızlığımız ne de Türkiye Cumhuriyeti olacaktı. Belki kendisi de olmayacaktı. O çirkin sözlerinden başka söylediği bir söz de 19 Mayıs kutlamalarında kızlarımızın Türk, örf ve adetlerine uygun giydirilmediği şeklinde idi.

    Hasan Celal Güzel, galiba Türkiye'de yaşadığını unuttu. Çok istiyorsa gitsin İran'da yaşasın. Orada onun istediği, sevdiği giyim tarzı mevcut. Biz Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyetinde yaşıyoruz. Her ne kadar Cumhuriyeti, laikliği korumakta güçlük çeksek, her ne kadar yeterince mücadele etmesek de, modern, çağdaş Türk halkını değiştirmeye Hasan Celal Güzel ve onun gibi düşünenlerin gücü yetmeyecektir.

    Bunlar yakında, her yıl Eylül ayında çeşitli şehirlerde düzenlenen kurtuluş günlerinin kutlanmasına karşı çıkıp, kutlamaların kaldırılmasını da isterler.
    Bizler yıllardır Türkiye'den binlerce kilometre uzakta, yabancı bir ülkede yaşamış olsak bile ülkemize, 19 Mayıs, 29 Ekim, 30 Ağustos gibi değerlerimize ondan daha çok sahip çıkıyoruz.

    Bir insanda, özellikle ülkemizde bakanlık yapmış bir şahısta biraz utanma, biraz ülke ve Atatürk sevgisi olsa böyle konuşmaz. İyi ki ülkemizi Hasan Celal Güzel gibi insanlar yönetmiyor. Öyle olsaydı AK Parti kükümetini de mumla arardık.      

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı