Ne desem, ne söylesem! Nereden, nasıl başlasam...

Hürriyet Haber
14.07.2017 - 17:00 | Son Güncelleme:

Erol Olçok (53) reklamcı, Abdullah Olçok (16) öğrenci...

Recep Tayyip Erdoğan ile çalışmaya başladıklarında yıl 1993’tü. Erol Olçok, özellikle AK Parti’nin kuruluşundan bu yana reklam alanında büyük kampanyalara imza atmıştı. Partinin kuruluşunda isminden amblemine her şeyinde imzası vardı.

Cumhurbaşkanı’yla araları çok iyiydi, birbirlerine çok güveniyorlardı, dostlardı. Erol Olçok FETÖ’nün hain darbe planında 16 yaşındaki oğlu Abdullah Tayyip ile 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde şehit düştü. Erol Olçok’un eşi Abdullah’ın annesi Nihal Olçok, duygularını kaleme aldı.

“O kadar çok anlatacak kelime birikti ki şu 11 ayda, kendim bile şaşıyorum. Abdüş’ü anlatsam, Olçak alınır mı? Olçak’ı anlatsam Abdüş yine o koca sesiyle ‘Anne yaaa’ diye bağırır mı?

Ben ikinize anlatayım o zaman bu 11 ayı, hep sizi anlattım. Siz gittiniz ve biz kaldık. Veya siz uyandınız, biz ise hâlâ uykudayız. Sizli günleri anlatmamın bitmesine beş gün kaldı. Bir gün daha geçen yıl bugün diye başlayan cümleler kuracağım. Yarın sabahtan sonra cümlelerim değişecek. Geçen yıl bugün onları son defa vakıfta gördüm. 17 Temmuz geçen yıl bugün onları yolculadım. 16 Temmuz sabahı güneş doğmayacak sandım. 17 Temmuz sabahı yerimden kımıldamak istemedim. Ben kımıldamazsam, siz de gitmezsiniz sanıyordum. İkindi ezanları okunurken, sizin için dünya dili ile son çağrı yapılıyordu. Nereye mi? Vuslata tabii ki.

Abdüş, o kadar ünlü olmak istiyordun ki, ben de hep ‘Hayırla anıl’ diye bağırıyordum sana. Bak şimdi ikimizin de duası kabul olmuş meğer. Evet artık burada ismini herkes biliyor ve hayırla anılıyorsun. O kadar güzel gidiyordun ki omuzlarda taşınırken, kendini görmen lazımdı.

Ah Olçak ah!

Silivri’deki duruşma salonunda Allah’a o kadar şükrettim ki, dur bi, hemen celallenme, anlatıyorum. Allah size şehitliği layık gördü. Bizim de başımızı yüceltti. Ya öbür tarafta olsaydım. Ya oradaki eşlerden biri olsaydım. Hep bunu sordum, o salonda geçirdiğim günler boyunca kendime. Hangi ideoloji, hangi felsefe, hangi din ve inanç insanın kanının akmasını mubah kılmıştır ki, bu insanlar insan canını, katilliği göze aldılar?

Onların düştüğü vahamet ve sarhoşluk hali, yüreğimi o kadar ama o kadar çok kanattı ki...

O salonda ifade veren sanıklara ve yakınlarının tek tek yanına gidip vücudumda nedensiz açılan ve içinden su gibi bir sıvı sızan yaralarımı göstermek istedim. Lakin Bakara suresinde, 18’inci ayette demiyor mu Allah: ‘Onlar sağır, dilsiz ve kördürler. Artık onlar Hakk’a dönmezler.’

Aylardır bu çığlıkları, bu acıyı duymuyorlarsa bunu da göstermemin bir faydası olmaz. Allah bizleri bakanlardan değil, görenlerden eylesin. Hem de öyle görelim ki, gözümüzle değil, gönül gözümüzle görelim vesselam.”

Ne desem, ne söylesem Nereden, nasıl başlasam...

Erol ve Nihal Olçok, büyük bir aşkla evlendi. Dört çocukları oldu. 15 Temmuz gecesi, Nihal Olçok’un deyişiyle, “Masasından iki adam eksildi...” Biri oğlu, biri kocasıydı.

Ne desem, ne söylesem Nereden, nasıl başlasam...

Erol Olçok, aynı zamanda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çok yakın dostu, yol arkadaşıydı. Erdoğan, cenazesinde gözyaşlarını tutamadı.

Ne desem, ne söylesem Nereden, nasıl başlasam...

Ne desem, ne söylesem Nereden, nasıl başlasam...



    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı