"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

Ne çılgın çanak çömlek çıkar o kanaldan!

BAŞBAKAN Erdoğan çılgın projesini açıklamak üzere “Büüüüyük uuusta!” tezahüratıyla podyuma yürüdü.

Laf kanala gelmeden önce İstanbul Boğazı’ndaki tüpgeçit çalışmalarının gecikmesini, kazılarda “çanak çömlek” çıkmasına bağlamayı ihmal etmedi.

“Çanak çömlek”ten kastı, kent arkeolojisi bakımından büyük önem taşıyan bulgular.

Daha önce “çanak çömlek” diye andığında “Fesuphanallah” deyip geçmiştim.

NTV Tarih Dergisi ise üşenmeyip “Yenikapı’dan çıkan arkeolojik şeyler” başlığı altında 10 buluntuyu önemlerini vurgulayarak aktararak faydalı bir yaklaşım
sergiledi Nisan 2011’de.

“Çanak çömlek” ne işe yararmış bir bakalım.

* * *

1- İSTANBUL 8500 YAŞINDA: Kazılar sırasında İstanbul’un ömrü uzadı, şehir dünyanın yaşayan en eski kenti konumuna geldi. Kazılarda bulunan balıkçı köyü izleri sayesinde İstanbul’da Neolitik Çağ’da da (MÖ 6500-5200) yerleşik hayat olduğu anlaşıldı.

2- EN ESKİ HEMŞERİ: İstanbul’un en eski bireylerinin mezarlarına Yenikapı’da ulaşıldı. Bebeğin anne karnındaki pozisyonunda gömülü bulunan en eski hemşerimiz de güzeller güzeli İstanbul’un ömrünü uzatan bir kanıt. Bu tip mezarların tarihi MÖ 4500’lere uzanıyor.

3- YEDİ URNELER: Yenikapı’daki köyde yedi adet urne bulundu. Urne, yakılan ölünün küllerinin konulduğu kap. Ölülerin hem gömüldüğü hem de yakıldığı bir köy, farklı kültür ve inanıştaki grupların birlikte yaşadığını kanıtladı.

4- NADİR ALETLER, SİLAHLAR: İstanbul’un en eski ahşap alet ve silahları Yenikapı kazılarında bulundu. 8500 yıllık yay, mızrak, zıpkın, bumerang ve küreklere parayla değer biçmek söz konusu değil. Çünkü ahşap aletlerin binlerce yıl kendilerini koruması bu keşfe kadar imkânsız kabul ediliyordu.

5- GÖÇ HARİTASI DEĞİŞTİ: Yenikapı kazılarında Thrakların ve Friglerin göçünün haritası, yani tarih değişti! MÖ 1200’lerde Anadolu’ya doğru 150-200 yıl süren göçler başlamıştı Makedonya ve Batı Trakya’dan. Göçün Çanakkale Boğazı’ndan yürüdüğüne inanılırdı. Kazı, göçün İstanbul üzerinden de geçtiğini kanıtladı.

6- EŞSİZ GEMİLER: Bütün dünyada antikçağdan kalma en önemli ve sayıca en fazla gemi koleksiyonu Yenikapı’da ortaya çıktı. Thedosius Limanı’nda taşıdıkları mallarla birlikte bulunan 36 batık gemiye değer biçilmesi mümkün değil. İstanbul’un Bizans döneminde neler ihraç ve ithal ettiğini öğrenmek bir yana denizcilik tarihi ve gemi yapımında da eşsiz bilgiler elde edildi.

7- KONSTANTİNUS SURLARI: İstanbul tarih boyunca 3 kez surlarla çevrildi. Septimius Severus’un 2’nci yüzyılda, II. Theodosius’un yaptırdıkları biliniyor. Ancak I. Konstantinus’un 4’üncü yüzyılda yaptırdığı surlar bu kazılara kadar “şehir efsanesi” idi. Efsane bu kazılarda gün ışığına çıktı.

8- BİR KÖY VAR ORADA: Üsküdar kazıları sırasında Khrysopolis keşfedildi. Kalkhedon’a yani Kadıköy’e bağlı bir köydü bu ve yeri de bugünkü Üsküdar Meydanı’ydı.

9- İSTANBUL’U KURANLAR: Sultanahmet’te bulunan bir Frig fibulası (çengelliiğne) şehrin kurucularını işaret etti. Efsaneye göre İstanbul MÖ 7’nci yüzyılda Megara’dan gelen kolonist Dorlar tarafından kurulmuş, adını da kral Byzas’tan almıştı. Bu fibula ise MÖ 1200-1500 yıllarındaki Thrako-Frig göçleriyle gelenleri gösteriyor.

10- BÜYÜK LİMAN: Bu kadar “çanak çömlek” arasında bir de liman, çağına göre dev bir “dünya ticaret merkezi” bulundu: Theodosius Limanı. Asırlar önce Karadeniz’den Yunanistan’a, Girit’ten Kuzey Afrika’ya uzanan bir ticaret ağının merkez üssü!

* * *

Kanal simülasyonu ekranda akıp giderken “Bu kanaldan amma çılgın çanak çömlek çıkar!” dedim kendi kendime.

Artık ne işimize yarayacaksa!

Yumuşak Makine, Sert Heykel

KARS’ta, heykelin yanında yapılan inşaat çalışmasını duyuran tabela, yıkım bitince bir müzede sergilenmek üzere saklanmalı.
Her inşaatta (kaçak olanlar dahil!) bulunan türden bir tabela.
O tabelalarda “İşin adı” bölümü vardır, bilirsiniz.
Kars’takinde aynen şöyle yazıyor:
“İŞİN ADI: İNSANLIK ANITININ YIKILMASI.”
Yıl 2011. Yakışır...

* * *

William S. Burroughs’un “The Soft Machine/Yumuşak Makine” adlı kitabı, halkın namus ayarlarıyla oynadığı gerekçesiyle yasaklandı.
Ahmet Şık’ın basılmayan kitabının yasaklandığı düşünülürse bu kez basılmış bir kitabın yasaklanması bir ilerleme olarak da görülebilir.
1971, Corgi Books baskısı vardır -ucuz, cep kitabı- bende.
Haberi duyunca tekrar okumaya başladım.
Bir ahlakım bozuldu, bir okkalı küfür savurdum ki; kendim bile şaştım.
Yıl 2011. Yakışır.

X