Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ne çektin be Noel Baba, ne çektin…

2014 yılbaşı arefesinde, Noel Baba’ya ‘bütün kötülüklerin babası’ muamelesi münasip görüldü.

Noel Baba’nın varlığına inanma yaşı 0-7 arası filandır, malum. Bütün yıl uslu bir çocuk olmaları halinde, Noel’in sabahı, istedikleri hediyelere kavuşacağına inanan minnoşlara, o hediyelerin, bacadan giren Noel Baba değil de ebeveyn ve eş-dost-akraba tarafından verilmiş olduğu gerçeği, ilerleyen yaşlarında alıştıra alıştıra izah edilir.
Beyazıt Meydanı’nda toplanmış, ellerinde “NO’elden hayır gelmez”, “Noel Müslümanlığa indirilen bir darbedir”, “İslam ümmeti, kabul etmez zilleti” benzeri sloganlar yazılmış dövizlerle, yılbaşı kutlamalarını protesto eylemi koyan, İ.Ü. Beyazıt Kampüsü’nden Anadolu Gençlik Derneği üyesi gençlere bakarken, neresinden tutup da neyi açıklasın, bilemiyor insan.
Bıyıklar, sakallar yeni terlemiş; sesler çatal çatal; kaşlar, hem de nasıl çatık! Bir dünyanın en mühim vazifesini ifa ediyormuşçasına ciddi ifadelerine bakıyorsunuz, bir de grubun önünde dikilen, ayak ucuna haç, bira kutuları, şırınga, -herhalde kokain filan niyetine tuz ya da pudra şekeri doldurulmuş- paketçikler bırakılmış, temsili müptezel işlevi gören şişme Noel Baba bebeğine. Gülmekle içlenmek arasında muallakta kalıyorsunuz.
Arada “Biz biz biz, Fatih’in nesliyiz!” sloganları ve tekbirle kesilen basın açıklamasını okuyan, grubun ‘sorumlusu’ Mücahit Çaykaravi, iman edenlerin Yahudi ve Hıristiyanları dost ve idareci edinmemeleri gerektiğine, edinen olursa ‘onlardan’ sayılacağına dair, sure alıntıları da çeşni ederek kaptırmış giderken bu yaptıklarının nefret suçu kategorisine girdiğini düşünenlere de laflar hazırlamış:
“Müslüman toplumları ifsada ve isyana sürükleyen yılbaşı kutlamalarına karşı gösterilen haklı tepkileri, Hırıstiyanofobi, gayrimüslim düşmanlığı, nefret suçu vb söylemlerle” nitelendirmemek lazım gelirmiş, onların asıl derdi ‘kendi değerlerini, tarihini ve medeniyetini unutmuş, modernist zihniyetlerin esiri olmuş, tasavvurlarına ve hayatlarına virüs bulaşmış Müslümanlar’ı şuurlandırmak’mış.

HEDİYE KALSIN, ÖĞÜT ALALIM

Basın açıklaması, sürprizsiz bir şekilde Necip Fazıl’ın “Eski çınar şimdi Noel ağacı; / Dallarda iğreti yaprak utansın!” dizeleriyle son buluyor. Sağıma soluma bakıyorum; bir-iki vızıldayan sivil telsizi haricinde polisten eser yok ne hikmetse. İnsan endişeleniyor tabii; piyanonun gözaltına alınmışlığı var bu topraklarda; önünde şırınga, bira kutusu olan Noel Baba’ya neler yapılmaz.
Eylemin ardından bu kez, Şirinevler Mahallesi Muhtarı Galip Karayiğit’le konuşuyoruz. İstanbul Muhtarlar Federasyonu Başkan Yardımcısı ve Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Genel Sekreter Yardımcısı Karayiğit, henüz 30 yaşında. 2009’da Şirinevler Mahallesi Muhtarı seçilerek Türkiye’nin en genç muhtarı unvanını aldığını söylüyor gururla.
Türkiye’nin en genç muhtarı, onun verdiği bilgiye göre ‘127 bin nüfusuyla’ Türkiye’nin en büyük mahallesi olan Şirinevler ahalisine, geçen hafta astığı pankartla şöyle bir duyuruda bulundu: “Geçen yıllardaki gibi, bu yıl da örfümüzle, kültürümüzle hiçbir alakası olmayan Noel Baba Şirinevler’e gelmeyecektir. Evlerimize yine Dede Korkut gelecek. Çocuklarımıza zevk ve sefa sürmeye gelmediklerini, yeryüzüne adalet dağıtmaya geldiklerini öğretecektir.”
Noel Baba’yla ne alıp veremediği olduğunu sorunca; belli ki bu aralar beyanat vere vere ezbere bağlamış; uyuşturucu kullanım yaşının ilkokula kadar düşmüş olduğuna dair bir söylevle lafa giriyor.
“Bacadan girip Noel Baba mı bırakıyormuş uyuşturucuları çocukların yastığının altına?” diye soruyorum bunun üzerine haliyle: Noel Baba hediye getirirmiş, öğüt vermezmiş; Dede Korkut, öğüt verirmiş. Ülkemizin, boşanma oranı, şu, bu derken, doğusundan batısına, güzel söze muhtaç olduğu bir dönemdeymişiz.

NOEL BABA BİZDENSE SAHİP DE ÇIKARIZ

Bir süre tartışıyoruz. Daha doğrusu, gayet harlı başladığı söylevi, birkaç sorunun akabinde, “Aslında Noel Baba gerçek azizmiş diyorlar. Hem geçenlerde anlattılar, bizim Antalya civarında da yaşamış galiba; vallahi yeni öğrendim. Bizim değerimizse, herkesten önce ben sahip çıkarım” muhabbetine bağlıyor! Noel Baba’nın imajının çağrıştırdıkları üzerine, başta söylediği kimi şeyleri, daha sonra yumuşatıp kullanmamamı rica ediyor. Özetle demeye çalıştığı şuymuş: Yılbaşı denince içki içilip dağıtılan sahneler geliyormuş insanın aklına. Yoksa ailelerin sofrada toplaşıp sohbet ettiği bir duruma kim ne diyebilirmiş? Noel’ini kutlayan Hıristiyanlara da haşa tek bir kötü kelamı olmazmış. Neticede diğer peygamberlere iman etmek de Müslümanlığın şartlarındanmış.
Şirinevler’de hiç kimse rahatsız olup, “Şu pankartı indir” dememiş; bir tek vatandaş rahatsız olsa indirirmiş. Ha, Ataşehir’de, Ataköy’de, orada burada rahatsız olan vatandaş çıkabilirmiş belki ama diğer mahallelerden gelen itiraz da onu bağlamazmış.
Daha önce ‘Sigara içmeyin’ diye de pankart asmış ama ona kimse laf etmemiş, ne hikmetse Noel Baba mevzuunda herkesin ayaklanası tutmuş!
Yalan değil, benim de isyan edesim var: Hani ; Noel Baba’yla âlemlerde akıp kokarken bir ben hasb-ı hal olamadım herhalde? Bakın, senelerdir bensiz bir yerlerde buluşup dağıtıyorsanız, çok büyük alınacağım, haberiniz olsun. O Noel Baba’ya da söyleyin, akıllı olmasın, alacağı olsun.

X