Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ne bereketli maç!

AFTANIN maçı Avni Aker’de oynandı. Trabzonspor 5 yıl gibi uzunca bir süreden sonra sahasında Beşiktaş’a ilk kez yeniliyordu.

Her açıdan ilginç bir oyundu. Trabzonspor skoru 2-0 yaptı. Herkes oyun bitti diye mırıldanırken, Beşiktaş maçı 3-2 aldı.

Bu skor, ilginç maçın beklenmedik finaliydi.

Avni Aker’de bir olay daha yaşandı. Rüştü’ye çıkan kırmızı kart yılların kalecisine meslek yaşamında kesilen en ağır faturaydı.

Boynu kıldan inceydi Rüştü’nün. Hiç bozulmadı. Ne bayrağını hatalı sallayan yan hakeme... Ne de koşa koşa kırmızı kartını çıkartan Bülent Yıldırım’a. Ortamı çirkinleştirmedi. Formasını çıkartıp, Bobo’ya verdi. Bir de öpücük kondurdu Bobo’nun yanağına. Ve dönüp arkasını gitti.

Bobo’nun kaleye geçmesi de başlı başına bir olaydı.

Onu izleyenler hemen değişik duygulara kapıldılar. Maçı bir kenara bırakıp, Bobo ile Pancu’yu kıyaslamaya başladılar.

Ve Kadıköy Panteri’nden sonra şimdi de Trabzon Kaplanı’nın tişörtleri kapış kapış!

Kartal Yuvası reyonlarındaki Bobo tişörtleri yok satıyor. Öğle üzeri gelenler eli boş dönüyor.

Ne bereketli maç imiş. Golleri-olayları ile tekmili birden film gibi!

Bitmedi devamı var...

Hakemin oyundan attığı Rüştü, af kapsamına girecek!

FIFA’nın 11 Ocak 2005 tarihinde yayınladığı 948 sayılı sirküler gereği cezadan kurtulacak Rüştü.

Ne yazıyor sirkülerde...

Disiplin kurulları, hakemlerin haksız kararlarını, disiplin hukuku yönünden düzeltebilirler.

Böyle bir karar da maçın en masum ve centilmen adamına pek yakışır. Yalan mı!

Ve maç sonrası yaşanmış bir olay var ki, hepsinden ilginç. Ne ilginci... Fark atar fark. Yunus Emre Sel’in haberini defalarca okudum. Doyamadım, bir daha baştan aldım...

Beşiktaş’ın 3. golünden sonra fenalaşan ve şoka giren bazı Trabzonsporlu yöneticiler, hastaneye giderek serum tedavisi görmüş.

Ve hastane dönüşü yönetimin mini toplantısına katılarak, Ziya Doğan’dan yenilginin raporunu istemişler.

Ne maçmış ama! Futbolun doksan dakikalık kısacık ömrüne neler sığmış neler...

* * *

BİR HABER de benden... Maç sonrası bazı Trabzonsporlu taraftarlar, ısrarla eski Başkan Mehmet Ali Yılmaz’ın adresini ve telefonunu sordular.

Adresini bilmediğimi söyledim ve yıllar öncesinden kalma bir telefon numarası vardı sayın Başkan’ın, onu verdim isteyenlere.

Ne yapacaklarını hiç sormadım... Sormaya da gerek duymadım...

Herhalde canı yananlar, feryatlarını eski Başkan’a ulaştırmak istiyordu.

Birden aklıma geldi. Trabzonspor son şampiyonluğunu 1983-84 sezonunda yaşamıştı. Yanılmıyorum değil mi?

Tam 23 yıl önce!

Ve bu sezon da şampiyonluktan umut kesenler soracaktı Başkan’a...

Ne zaman bitecek bu özlem!

* * *

YİNE HAFTANIN
maçından kısa bir not daha. Ertuğrul Sağlam’ın Trabzonspor karşısında 3 oyuncu değiştirme hakkını bir çırpıda kullandığı ve 13 dakika kalecisiz oynatarak Beşiktaş’a büyük bir risk yaşattığı söyleniyor.

Doğru olabilir. Ama o anda Sağlam’ın tek düşüncesi vardı... Kayıtsız şartsız 3 puan. Ve her riski göze aldı.

Hani bir laf vardır. Derler ki...

Paça ıslanmadan, balık tutulmaz!

* * *

VE RAKAMLAR diyor ki... Fenerbahçe-Konyaspor maçında bol pozisyonlu bir doksan dakika yaşandı.

8 haftada 33 pozisyon yaratan ve 9 gol atan F.Bahçe, Konya maçında 8 pozisyon üreterek tam 4 gol attı.

Rakamlara göre, F.Bahçe, yüzde 27 olan pozisyon değerlendirme oranını, Konya maçında yüzde 50’ye yükseltti.

Acaba Semih faktörü mü?
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI