Nasıl geçti habersiz hafta sonu

Tesadüf işte, geçen hafta sonu olduğu gibi gece yine Salomanje’de başladı. Ünlülerin kuaförü, hatta son dönemde imaj-maker’ı (Seda Sayan’ın sarı saçları onun eseri) Kemal Doğulu’nun 27. yaş günü vesilesiyle herkes oradaydı.

Seda Sayan ve ‘el ele göz göze sevgilisi’ Nihat Doğan, Çağla Şikel, Yonca Evcimik ve hatta ‘Benim için napardın’ Gökhan Özen...

‘Honore de Balzac, Vadideki Zambak’ Tuğba Özerk de vardı, konuştuk biraz. İlk albümünde yer verdiği eski Sezen baladlarından ‘El Gibi’ye klip çekiyormuş. Bu arada onunla yaptığım eski röportajı da yad ettik.

Röportajın başlığı ‘Çıplaklar Kampı’na asla gitmem, muhafazakarım’ gibi bir şeydi. ‘Yaktın beni o dönem’ dedi, şakayla remiks...

Salomanje sonrası Balans’a zıplandı. İlk albümleri yazın çıkan rock grubu Çilekeş’in konseri var. Vokaldeki Görkem Karabudak hayli agresif tonda döktürüyor sahnede: ‘Herkes düşman, herkes riyakar / Bir tek sen kaldın yanımda’.

Şebnem Ferah, Hayko Cepkin, Mor ve Ötesi ve Türk rock sülalesinin diğer isimleri huşu içinde onları dinlemekte. Yarım saatlik rock seansından sonra hemen üst kattaki Be’deyiz. Biraz Türkçe Pop dozu almak lazım. Alınıyor nitekim. Zeynep Dizdar çalıyor bol bol, ‘Geceleri öyle zor, zor geliyor’.

Hakikaten bu gece bana da zor geliyor. Acayip kafam karıştı: Rock, pop, Seda Sayan filan... Ama işte ‘mozayik’ böyle bir şey. Altından kalkmak, şarkı söylemek lazım.

Üstelik daha bitmedi. Turneye çıkmış gibiyiz. Sıra Nu Buz’da. Burası da mankenlik ajansı gibi bu gece. Herkes stil, herkes alımlı. Biraz ‘Yalan Rüzgarı’, biraz ‘Cesur ve Güzel’ (Yahu nerede bu diziler, bilen var mı?)

Ve son durak Cahide. Tarkan’ın ingilizce şarkısı çalıyor içerde, ki şarkıcının yıllardır beklenen ingilizce albümü ‘Bounce’ın posterleri müzik marketlere asıldı bile. Bir hafta sonra albüm çıkıyormuş.

Bu arada son bir haber verelim, çok yakında Cahide’nin en üst katında Femme Fatale diye bir post-Cahide açılıyor. Cahide’ye sığmayanlar ve daha çok eğlenceye doymak isteyenler için...

2012’ye az kala: Ne olacağız yahu?

Daha önce duyurmuştum, ‘The Reconnection/Tekrar Bağlantı’ kitabı

bizde de yayımlanan Dr. Eric Pearl, adı geçen yeni enerjinin nasıl kullanılacağını anlatmak üzere İstanbul’a geliyor diye.

Kitabı okuduğum ve bu enerji alışverişlerine meraklı olduğumdan cuma akşamı Hilton’da yapılan seminerin açılışına gittim. (Harun Kolçak ve Erdem Kıramer de oradaydı). Öncesinde Pearl’le biraz sohbet etme imkanı bulduk.

Hep merak ettiğim, kimileri için kıyamet kimileri için ise ‘yeni bir başlangıç’ anlamına gelen 2012 tarihi hakkında ne düşündüğünü sordum.

Yanıtı şöyleydi: ‘Bazı insanlar 2012’ye dünyanın sonu olarak bakıyor. Ben 2012’nin bildiğimiz anlamda bir son olacağını düşünmüyorum.

Beş boyutlu bir yere doğru adım atıyoruz. 2012’de bunun başlangıcı. Zaman bunun en önemli göstergesi.

80’li yıllardan beri zaman genişlemeye başladı. Bu yüzden zamanın hızlandığını hissediyoruz. Oysa genişlediği için öyle hissediyoruz.

Bunun sonucunda yeni enerjiler işin içine girdi. Tekrar bağlantı da bunlardan biri. İçinde bugüne dek bilinen tüm enerjiler (reiki gibi) ve daha fazlası var.

Ve aslında tekrar bağlantı şifası, DNA liflerinin yeniden bağlantısı. Böylece giderek 12 lifli DNA’ya ulaşacağız’.

Kafanız mı karıştı? Ya da anlamsız mı buldunuz? Her şey olabilir. Ama insan ileriyi düşünmeden edemiyor işte. Tamamen, gelecek kaygısı yani...

En stil klarnetçi

Bugünlerde en gözde müzisyenlerinden biri o: Klarnetçi Hüsnü Şenlendirici. Kendisi farkında mı bilmem, ama şimdi kadınlar arasında ‘En seksi 10’ listesi yapılsa açık ara diğerlerine fark atar.

Nitekim kadınlar onun küpeli haliyle çaldığı Sezen Aksu şarkısı ‘İstanbul, İstanbul Olalı’ya bayılıyor. Yakında sosyetenin ev partilerine çağrılırsa şaşırmayın
Yazarın Tüm Yazıları