Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Nasıl bulaşmadığını da öğrenmek lazım

    Hürriyet Haber
    02.10.2003 - 16:09 | Son Güncelleme: 02.10.2003 - 16:09

    AIDS Savaşım Derneği Başkanı Prof. Dr. Selim Badur, HIV taşıyıcısı Y.O.'nun eğitimi nedeniyle başlayan tartışmaların, AIDS'in bulaşma yolları kadar hastalığın nasıl bulaşmayacağını da öğrenmek gerektiğini ortaya koyduğunu söyledi.

    HIV taşıyıcısı Y.O.'nun eğitimi nedeniyle çıkan tartışmalara tepki gösteren bir grup uzman, hastaların toplumdan dışlanmasına ve etik konusuna dikkati çekmek için Hotel Mercure Tepebaşı'nda basın toplantısı düzenlediler.

     

    Toplantıda konuşan Prof. Dr. Badur, AIDS'in bir suç ya da ceza değil, bir hastalık olduğunu ve hastalıkla mücadelede daha bilimsel, sağduyulu ve insani adımlar atılması gerektiğini belirtti.

     

    Prof. Dr. Badur, hastalığın sosyal yaşamla bulaşmadığını vurgulayarak, ''Bu olay bize gösterdi ki AIDS'in bulaşma yolları kadar nasıl bulaşmadığını da öğrenmek lazım'' dedi.

     

    Derneğin Yönetim Kurulu üyelerinden Dr. Muzaffer Fincancı da AIDS hastalarının, hastalıkları hakkında bilgi verme yetkilerinin kendilerinde olduğunu ifade etti.

     

    AIDS'den korunmanın yolunun hastalardan uzak durmak olmadığını anlatan Dr. Fincancı, bu davranış şeklinin hastaları yeraltına ittiğine işaret etti. Dr. Fincancı, hastaların tedavi edilmemesi durumunda, bulaşıcılık oranının yükseldiğini dile getirdi.

     

    Aynı dernekten Prof. Dr. Selma Karabey de Y.O'nun etrafında dönen tartışmaların, benzer durumdaki insanların ürkerek gerekeni yapmalarından alıkoyduğunu söyledi.

     

    Bazı bakanlıkların, sivil toplum kuruluşlarının ve üniversitelerintemsilcilerinden oluşan Ulusal AIDS Komisyonu'nun işlevini yerine getiremediğini de savunan Prof. Dr. Karabey, Y.O olayında da komisyonun pasif kaldığını kaydetti.

     

    Hastaların tedaviye ulaşmasında da birtakım güçlükler yaşandığını anlatan Prof. Dr. Karpılan tedavinin hastalığın bulaşıcılık oranını düşürmesi nedeniyle toplum sağlığı açısından sosyal güvencesi olmayan hastaların tedavilerinin devlet tarafından üstlenilmesi gerektiğini anlattı.

       

    YAŞ GRUPLARINA UYGUN DESTEK

       

    Cinsel Eğitim ve Tedavi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Şahika Yüksel de Y.O olayının, öğretmenler ve gazeteciler dahil olmak üzere toplumun çeşitli kesimlerinin hastalıkla ilgili eksiklerini ortaya koyduğunu söyledi.

     

    Hastalıkla nedeniyle ortaya çıkan ayrımcılığa karşı çıkılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Yüksel, ''Hem Y.O'ya, hem okuldaki diğer tüm çocuklara yaş gruplarına uygun olarak psikolojik destek verilmesi gerekiyor. Cezalara karşıyım ama Y.O'yu kim açığa çıkardıysabunun sorumluluğunu taşımalı'' dedi.

    Marmara Üniversitesi (MÜ) Tıp Fakültesi Kan Merkezi ve Tranfüzyon Derneği Başkanı Prof. Dr. Mahmut Bayık da hastalığın bulaşma yollarından birinin kan ve kan ürünlerinin kontrolsüz kullanımı olduğunu hatırlattı.

     

    Prof. Dr. Bayık, kan güvenli olduğu takdirde çok önemli bir biyolojik ilaç olduğunu belirtti. Kan bağışlarının ardından elde edilen kanların hastalık taşıyıp taşımadıklarının belirlenmesi için tarandığını belirten Prof. Dr. Bayık, bazı hastalıkların kuluçka dönemlerinde tespit edilemeyebileceklerini de vurgulayarak, sonucun negatif çıkmasının bile alınan kanların her zaman güvenli olduğunu göstermeyeceğini bildirdi.

     

    Prof. Dr. Bayık, kan bağışı kampanyalarında toplumsal bilincin yükselmesi ve herhangi bir risk taşıyan kişinin kan bağışında bulunmamasıyla güvenli kan elde edileceğini sözlerine ekledi.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı