"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Nasıl bir sivil toplum

BAZEN tartışmaların ayarını kaçırıyoruz, konuyu çok farklı bir noktaya taşıyoruz.

Nasıl bir sivil toplum örgütü istiyoruz?
Herkese eşit mesafede duran, olayları objektif değerlendiren...
Fikir ve proje üreten...
Toplumun ve ait olduğu coğrafyanın gelişmesine katkıda bulunan...
Ekonomik, sosyal, kültürel açılımlar yapabilen...
Evrensel ilkeleri savunan, demokrasiyi savunan...
Çağdaş, modern bir Türkiye ideali peşinde koşan...
Bireyi unutmayan...
Tabela derneği değil, gerçek anlamda bir sivil toplumcu...
Daha çok çözüm odaklı...
Toplumsal empati yapabilen...
Etik değerleri savunan...
Bazı durumlarda sofistike, hep vizyoner...
Değil mi?
Öyle...
Listeyi uzatmak mümkün...
Buraya yeni şartlar da eklemek mümkün...
Bunları neden yazıyorum.
Açıklayayım...

Sivil toplum örgütleri de sivilleşmeli

ESİAD Başkanı Sıtkı Şükürer’in geçen ağustos ayında Yüksek İstişare Konseyi toplantısında yaptığı bir konuşmayı çok beğenmiştim.
Konuşmasında bir yorum da dikkat çekiciydi.
“‘Ülke gündeminin bu denli hızlı değişmesi, ne yazık ki, bardağın dolu tarafına bakıp, dinamizmimizi işaret ediyor’ diyerek işin içinden çıkılacak bir durum değil. Cumhuriyetimizin oluşturduğu temel paradigmaların her yönüyle sorgulandığı bir dönemin tanıklarıyız. Tanıklarıyız sözünü bilerek kullanıyoruz. Başta sivil toplum örgütleri olmak üzere çağdaş demokrasilerde vazgeçilmez olarak kabul edilen oyuncuların katılımcı tutumlarına pek itibar edilmediğini ifade etmek durumundayız. Biz burada asla bir niyet sorgulamasında değiliz. Hatta yapılmak istenenlerin iyi niyetli demokratikleşme çabaları olduğu yaklaşımını peşin hükümle reddetmiyoruz. Açıkçası müthiş sprintlerin ve ani frenlerin etkisi altında hem şaşırıyor, hem takip etmekte zorlanıyor, hem de yoruluyoruz. Ehem-mühim konusunda kafalarımız karışıyor, içinde yaşadığımız toplumun gerçek sorunlarını teşhis edemiyor, o anın önemlisinin bir hafta sonrasının saman alevi olup olmayacağından emin olamıyoruz. Açıkça, bizler şeffaf, demokratik ve katılımcığı önemseyen ortamların figürüyüz ve böylesi bir altyapıya basmadığımız takdirde, faydaları sınırlı hale gelecek kuruluşlarız. Bu dediklerimizi; hem bir serzeniş, hem de bir özeleştiri olarak kabul edin...”
Sıtkı Şükürer’in açıklamalı bir sivil manifesto niteliğindeydi.
İktidar, bürokrasi, sivil toplum ve vatandaş ilişkisinde, bence en dengeleyici unsurlardan biri STK’lar...
Yani sivil toplum kuruluşları...
Bugün Türkiye’nin de İzmir’in de ihtiyacı olan sivil toplum örgütlerinin gerçek anlamda sivilleşmesi...
Yani 360 derece düşünebilmeleri...

Doğrusu herkesin konuşmasını sağlamak

Hüseyin Çelik bir geldi, pir geldi.
İzmir toz duman oldu.
Önce Hüseyin Çelik’in sözleri tartışıldı, sonra da bazı kişiler, kurumlar eleştirildi.
Bana göre Ege Sanayicileri ve İşadamları Derneği ESİAD, son dönemde önemli bir iş yapıyor.
Toplumun farklı kesimlerine kürsüyü açıp, serbest kürsü mantığında konuşmalarını sağlıyor.
Hüseyin Çelik bazı sözleri AK Parti Genel Başkan Yardımcısı sıfatıyla söyledi, bazılarını ise kendi görüşü olarak...
Hangi sıfatı taşırsa taşısın, insanların düşündüklerini söyleme hakkı var.
Bazılarına katılırız, bazılarına katılmayız.
Söylenenler bir söz hakkı gerektiriyorsa da o kişiler, kurumlar kalkıp açıklamalarını yaparlar.
Bundan doğal ne olabilir ki...
İşin finalinde önemli olan...
Konuşmak, daha fazla konuşmak; demokrasiden vazgeçmeden, gerçek anlamda demokrat kalarak; objektif olmaya devam etmektir.
Doğrusu ve ideale yakın olan da budur.

Önemli olan alkışlanmak değil doğruları yapabilmek

ÇOĞU zaman kapalı kapılar ardında konuşmayı seviyoruz.
İnsanlar kamuoyunun tepkisini üzerlerine çekmek istemiyor olabilirler.
Ağır eleştirilere maruz kalmayı göğüslemeyebilirler.
Herkesi anlıyorum.
Ama herkes de bilmeli ki...
Açık toplum olmak daha fazla şeffaf olmaktan geçiyor.
Bazen eleştirilere kulak asmamak, bazen doğru bilinenleri yapmak...
Başlangıçta çok eleştirilse de sonradan alkış alır, takdir edilir.


 

X