"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

Nasıl anılmak isterdiniz?

Bu sorunun en güzel yanıtlarından birini Tom Peters’in “Küçük ama Önemli Şeyler” kitabında (Boyner Yayınları, 2011) rastladığım alıntıda buldum.

Yazının orijinali 2008’de The Wall Street Journal’de yayınlanmış. Gazetenin köşe yazarlarından Peggy Noonan, televizyoncu Tim Russert’in ölümü üzerine hazırladığı “Bir Hayattan Çıkarılacak Dersler” başlıklı yazısında bakın ne diyor:
“Dünya bir bakıma büyük bir yalancı. Paraya tapıyormuş ve hayranmış gibi görünse de aslında öyle değil. Şan ve şöhrete hayran olduğunu da söylüyor ama o da gerçek değil. Dünya aslında iyiliğe, erdem ve fazilete hayran ve onu kaybetmek istemiyor. Aslında, en küçük bir cömertliğe, dürüstlüğe, cesarete, merhamete ve dünyayı iyi duruma getirmeye yarayan yeteneklere önem veriyor. Çünkü asıl önemli olan şeyler bunlar. Birini anımsarken, ‘Joe’nun en önemli özelliği zengin olmasıydı’ demiyoruz, eğer doğruysa ‘Joe’nun en önemli özelliği yardımsever olmasıydı’ diyoruz.”
Peggy Noonan çok haklı. Bir alemden diğerine giderken, (eğer önceden edinebilmişsek) sadece ve sadece “cömertlik, dürüstlük, cesaret, merhamet, yardımseverlik, hoşgörü, üretkenlik, erdem, iyilik ve fazilet” gibi özelliklerimizle uğurlanıyor, sonrasında da öylece anımsanıyoruz, akıllarda öylece kalıyoruz.
Sayın başbakanımızın da vurguladığı gibi öbür aleme hiç kimse “başbakan, bakan, işadamı, zengin, fakir, iktidar, muhalefet” olarak “uğurlanmıyor”! Ebedi yolculuğa herkes sadece ve sadece “insan” olarak uğurlanıyor. Akıllarda da sadece özellikleriniz ve yaptıklarınız kalıyor.


10 İlke

Tom Peters bana göre sadece iyi bir yazar ve konuşmacı değil, aynı zamanda mükemmel bir “hayat gözlemcisi”dir. İyi ve başarılı bir hayat için “yapılması” ve “yapılmaması” gerekenleri çok net ve direkt biçimde anlatır, yazar. Son kitabında “dünyasını güzelleştirmek ve iyi hayata ulaşmak” isteyenlere şunları tavsiye etmiş:
1- Mevcudiyetinizin sebebini hiç aklınızdan çıkarmayın.
2- Geçmişin o saf gizemini kaybettiğinizi hissettiğinizde sizi tekrar doğru rotaya oturtacak basit bir alışkanlık edinin.
3- Sizi başlangıçtan beri etkileyen “o yüce ve şerefli çağrı”nın peşinden hiç ayrılmayın.
4- Kendinize şu soruyu sık sık sormayı unutmayın: “Bugünün benim açımdan sadece bir cümleyle ifade edilebilecek mirası nedir?”
5- Durumunuza şükretmeyi unutmayın
6- Hayatın her anını önemseyin.
7- “Kalan zaman çok kısa, yapılacak iş çok fazla” ilkesini benimseyin.
8- Mükemmeli arayın ve o yolda ilerleyin.
9- Diğerlerinden daha fazla çalışın.
10- Yol gösterin, liderlik edin, güven aşılayın.


Benim Önerim

Uzun bir hayat sürmeyi -çoğumuz saklasak da- hepimiz isteriz. Ama “hayatımızın uzunluğunu” yalnızca iki tarihin arasına sıkıştırıp kalırsak hata ederiz.
“Kronolojik yaş” da, “biyolojik yaş” da önemli. Ama bir de “ne kadar hatırlandığınız” ve “nasıl hatırlandığınız” var! Ona “anımsanma yaşı” da diyebiliriz. Anımsanma yaşınız en az yaşadığınız süre, edindiğiniz mevkiler, maddi kazanımlarınız kadar önemlidir “Mevlana, Hacı Bektaş-ı Veli, Mimar Sinan, Mozart, Bach, Shakespeare neden hâlâ aramızda, Orhan Veli, Nazım Hikmet, Mehmet Akif neden hâlen dilimizden düşmüyor, aklımızdan çıkmıyor?” diye hiç düşündünüz mü?

X