Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Narsisizm sıradan insanlar için tehlike, liderler için zorunluluktur

    Hürriyet Haber
    25 Nisan 2004 - 00:00Son Güncelleme : 25 Nisan 2004 - 00:01

    25 yılını toplumlar arasındaki düşmanlık, çatışma ve uzlaşma koşullarını incelemeye adayan Virginia Üniversitesi profesörlerinden Vamık Volkan, önceki ay iki önemli ödül birden aldı. Dünya Psikoterapi Konseyi’nce ‘Sigmund Freud’, Amerikan Psikoanaliz Akademisi’nce ‘En İyi Eğitmen’ ödüllerine layık bulundu.Nixon ile Carter dönemlerinde Beyaz Saray’a danışmanlık da yapan Prof. Volkan, İstanbul’da dün başlayan ‘Bireyin Tarihi, Tarihin Psikanalizi’ başlıklı sempozyumu düzenledi. Toplumsal ilişkileri psikoanaliz yöntemiyle incelediğiniz yeni kitabınız ‘Blind Trust’ (Kör Güven) bugünlerde yayımlandı. Diğer kitaplardan ne gibi farklılıklar taşıyor?- Bu konudaki ilk kitabım ‘Düşman ve Müttefik İhtiyacı’nda psikoanaliz kavramlarını kullanıp, sadece uzmanlara yönelik bir üslup kullanmıştım. ‘Kan Bağı’ndan sonraki kitaplarımda daha geniş okur kitlesini hedefliyorum. Son kitabım ‘Kriz Dönemlerinde Büyük Gruplar ve Liderleri’ alt başlığını taşıyor. Sosyal gruplar içindeki kutuplaşmaları ve liderleri ortaya çıkaran dinamikleri inceledim. Lider kişiliklerinin olayların akışı üzerindeki rollerini izah etmeye çalıştım.Kitapta en ilgi çekici başlıklardan biri ‘Narsisizmin Gücü’ydü. Bireylerin aşağılık kompleksiyle narsisizm arasında gidip geldiği bir dünyada bu kavram toplumsal psikolojiye nasıl yansıyor?- Ölçüsü kaçırılmazsa narsisizm olumlu bir duygudur, bireyin özgüvenini pekiştirir. Sıradan bireyler için tehlikeli olan aşırı narsisizm ise lider açısından zorunluluktur, liderlik enerjisini açığa çıkarır. Bu duyguya sahip olmayan iyi lider olamaz. Narsisizmini en kötü kullanan liderler Stalin, Hitler gibi örneklerdir. İyi kullananlar ise Atatürk, Mandela gibi önderler.Amerika’nın baş şeytan ilan ettiği Usame Bin Laden psikolojik açıdan nasıl bir lider? - Kişiliğinin en belirgin özelliği kinciliği, intikam duygusuyla dolu olması. Babası, Usame doğduktan bir yıl sonra annesini evden atıp, Suudi Arabistan’ın kuzeyinde bir yere sürgüne göndermiş. Usame’yi diğer kadınlar büyütmüş. Ona ‘cariyenin çocuğu’ demişler. Bu dışlanma saldırgan ve intikama yönelik bir kişilik kazanmasına yol açmış.Bir yıl önce, 11 Eylül sonrası ABD’deki yaralanmış ruh halinin ve radikal Hıristiyan yönelimin dünyayı çok tehlikeli noktalara sürükleyebileceğini söylemiştiniz. Bush’un siyasi lider olmaktan çıkıp bir tür azize dönüşmesine dikkat çekmiştiniz. Aradan geçen sürede aziz payesi verilen kişinin Pinokyo çıkması Amerikalıların düşüncelerini değiştirdi mi?- 11 Eylül benzeri travmalar yaşayan toplumların psikolojisinde gerileme ortaya çıkar. Bunun ilk işareti lider etrafında toplanmadır. 11 Eylül sonrasında kamuoyu yoklamalarında Bush’a destek yüzde 90’lara fırlamıştı. Ama seçim kampanyasıyla birlikte siyasi atmosferde yeni bir dönem başladı. Demokrat Partililerin açıklamaları, Bush politikalarının yüksek sesle sorgulanmasının da önünü açtı. Bu gelişme ya demokrasinin önünü açacak ya da toplum içinde ciddi gerilim yaratacak. Ben kutuplaşmanın izlerini görüyorum. En korktuğum olay, ABD’de İslam’a atfedilebilecek yeni bir saldırı gerçekleşmesi. Yeni bir saldırı duraklayan tehlikeli süreci yeniden harekete geçirir.Bugünlerde çok tartışılan ‘İsa’nın Çilesi’ Amerikalıların dalgalanan ruh halini, radikal Hıristiyanların Musevilere yaklaşımını nasıl etkiledi?- Filmde Katolik bakış açısı yansıtılıyor. Amerika’da siyaseti etkileyen milenyum öğretisine bağlı radikaller ise Protestan. Bu nedenle film toplumsal bilinçaltına yansıyacak kadar büyük tartışma yaratmadı.Büyük Ortadoğu Projesi, Ortadoğu’daki psikolojik atmosferde uygulanabilir mi?- Amerikan yönetiminin yaptığı tehlikeli hatalardan biri de Türkiye’yi demokratik bir ülke yerine ‘ılımlı İslam cumhuriyeti’ olarak görmesidir. Uluslararası politikaya dinsel bakışı getirmek çok tehlikeli. Çünkü politikada taraflar pazarlık yapabilir ama iki dinin Allah’ı masaya oturup pazarlık yapmaz.25 yıl önce, toplumsal ilişkileri psikoanaliz yöntemleriyle irdelemeniz ihtiyatla karşılanıyordu. Son birkaç ayda kazandığınız ödüller yönteminizin bilim dünyasında tescillendiği anlamına gelebilir mi?- Yıllar önce bu alana yöneldiğimde arkadaşlarım, iyi bir klinik psikiyatrsın ne gerek vardı bu işe girmeye, demişti. Şimdi Peru’dan İrlanda’ya dünyanın dört bir yanındaki psikanaliz dernekleri bu konuyu inceliyor. Her hafta farklı bir ülkeden davet alıyorum. Teröre çare arayan devletler de çalışmalarımı inceliyor, fikir danışıyor. Bu yaklaşım yavaş yavaş yaygınlaşıyor. KÖKTENDİNCİ PROTESTANLARA GÖRE İSRAİL NE KADAR KARIŞIRSA O KADAR İYİAmerika’da fanatik Protestanlar bir zamanlar alkolik olan Bush’un hidayete ermiş kişiliğiyle başkan seçilmesini ilahi bir mesaj gibi algılamıştı. Bunlar İsa’nın geri dönmesini, dünyada bin yıl huzurlu yaşamı başlatmasını bekliyorlar. Yedi yıl öncesinde büyük felaketlerin yaşanacağına inanıyorlar. Onlara göre Türkiye’deki deprem ve 11 Eylül bu kargaşanın başlangıcı, İsrail’le Filistin’de yaşanan kaos iyiye işaret. Şaron’un politikalarını destekliyorlar. İsa’nın İsrail’e gelip kargaşayı durdurmasını bekliyorlar.OSMANLI’NIN YASINI TUTMALIYDIKİstanbul’da Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda yapılan ‘Bireyin Tarihi, Tarihin Psikanalizi’ sempozyumunda tarihçiler ve psikiyatrlar iki farklı açıdan sosyal grupların ilişkilerini inceliyor. Türkiye’de tarih ve toplumsal ilişkiler psikanaliz teknikleriyle incelenmiyor. Amacımız bu yaklaşımın yaygınlaşmasını sağlamak. Mesela toplumlar, tıpkı bireyler gibi kayıpların yasını tutmalıdır. Acıyı içselleştirip, yarasını sarmayı başarmalı. Biz Osmanlı’yı kaybettik, yasını tutmadık. Yası tutulsaydı bugün Türkiye farklı bir noktada olurdu.
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı