Narin: Korumacılık istemiyoruz

Hürriyet Haber
20.11.2001 - 11:26 | Son Güncelleme:

Türkiye Tekstil İşverenleri Sendikası Başkanı Halit Narin, sektörün hiçbir korumacılık talebinin bulunmadığını belirterek, ''İşçiye iş, işverene de çalışma gücü verecek olan ithalatın, disiplinli olmasını istediklerini'' söyledi.

Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler'in başkanlığında, tekstil sektörünün sorunlarının ele alındığı toplantı sona erdi.

Başbakanlık Merkez Binası'nda yaklaşık 2 saat süren toplantının ardından, gazetecilere açıklama yapan Türkiye Tekstil İşverenleri Sendikası Başkanı Narin, toplantıya Devlet Bakanı Tunca Toskay, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, bakanlık müsteşarları,işçi ve işveren temsilcilerinin katıldığını belirtti.

Narin, toplantıda Türkiye'nin 2005 yılında gümrüklerin kaldırıldığı bir ortama gelmeden önce Türk tekstil sanayiinin geleceğini ve bu sanayinin Uzakdoğu'dan yapılan ''haksız ithalat'' karşısında daha disiplinli bir çalışma düzeninin nasıl yaratılacağını görüştüklerini bildirdi.

Narin, sözlerini şöyle sürdürdü: ''(Bu disiplinli çalışma düzeni nedir?) dediğiniz zaman... Uzakdoğu'da hükümetlerin, bildiğiniz gibi insanların çalışabilmesi için teşviki verdiği, hammaddenin ve maliyet girdilerinin hemen hemen sıfıra yakın olduğu bir ortamda bizim gibi dünyayla entegre olmuş bir Türkiye, yani Ortak Pazar ve Amerika ile felsefesini paylaşmış bir ülkenin maliyet girdilerinin nasıl dengeleneceğini konuştuk.

Bunun izahı şudur; Uzakdoğu, Türkiye ile açık, şeffaf bir politika izlemelidir. 'Dünya fiyatları ile bize istediği kadar mal satabilir, biz onlara ihracat yapabilmeliyiz, bizim onlara tatbik ettiğimiz gümrük rakamları çok düşüktür' gibi lafları konuştuk.''

Narin, Türk tekstil sanayiinin korumacılık istemediğini, gümrüklerden giren ve çıkan her türlü malın, Türkiye'nin ne kadar tekstil malı ithal ve ihraç ettiğinin, bunun hangi fiyatlarla ve hangi ülkelerle yapıldığının kamuoyuna açıklanmasını istediklerini kaydetti.

Türk tekstilinin Avrupa'nın bütün üretimini sağlayan bir sanayi olduğunu ve bu sektörde 4 milyon kişinin çalıştığını belirten Narin, bu konuya öncelik verilerek gümrüklerin organize edilmesini talep ettiklerini ifade etti.

''İTHALATIN DİSİPLİNLİ OLMASINI TALEP ETTİK''

Narin, ''Hiçbir korumacılık talebimiz yok. KDV'lerin indirilmesinide istemedik. Ama, işçimize iş, işverenimize de çalışma gücü verecek olan, ithalatın disiplinli olması talebinde bulunduk'' dedi.

Halit Narin, bir gazetecinin düzenlemelerle ilgili takvim verilip verilmediğine ilişkin sorusu üzerine, böyle bir takvimin verilmediğini söyledi. Narin, ''Yasal düzenleme istediniz mi?'' şeklindeki soruya da''Hiçbir şey istemedik. Ne yasal düzenleme, ne içtüzük talimatı, ne şu, ne bu'' yanıtını verdi.

Narin, ''Yaşanan ekonomik kriz sonrasında tekstil sektörünün tablosu ne?'' sorusuna da şu karşılığı verdi:

''Şu anda sizin sektör de dahil, içinden işçi çıkarılmayan hiçbir sektör yok. Herkes işine giderken 'akşam işten çıkacak mıyım' diyor. Türkiye'de 14 milyon işsiz var. Maalesef, ayda bir hafta çalışmak isteyen ya da ayda 3 gün çalışmak isteyen işsizlerimiz var. Fabrikasını, işyerini 1 gün, 2 gün çalıştırabilmek isteyen çok müteşebbis var.

Bu 14 milyon insanın, işçi, işveren, memur, beyaz yakalı dahil herkesin iş bulabilmesi, ancak ve ancak Uzakdoğu'nun baskılı, haksız rekabet ortamının ortadan kaldırılmasına bağlıdır.''

''BİZ, ANKARA'YI BIRAKIR MIYIZ"

Halit Narin, tekstil sektörünün sorunlarını görüşmek için hükümet yetkilileri ile tekrar biraraya geleceklerini ifade ederek, ''Biz, Ankara'yı bırakır mıyız? Burası, bizim ekmek kapımız'' dedi.

Konuya bakanların yaklaşımının da çok iyi olduğunu kaydeden Narin, bakanlar ve ilgili bürokratların tekstil sektörünün sorunlarına yaklaşımından bir şikayetleri olmadığını belirtti.

Narin, şöyle konuştu: ''Onların bir tek tereddütü var; Türk gibi söz vermek herkesi biraz sıkıyor. Halbuki, Türk gibi söz vermek doğrudur da Türk milletini düşünerek söz vermek bence daha doğru oluyor.

Bence, işsizliği düşünmeden yapılan her hareket, kuralları ne olursa olsun -biz kuralsızlık diye bir şey söylemiyoruz- Türk milletinin aşını düşünmeyen hiçbir anlaşma, bize göre geçerli değildir. İşi ve aşı olmayan bir milletin kural ve kurallara riayeti, gerçekçi bir yaklaşım değildir.''

Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı