"Melike Karakartal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Melike Karakartal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Melike Karakartal

N’oooldu?... N’ooldu???

Erkeklerin ilişkilerle ilgili en çok alaya aldıkları konulardan biri nedir derseniz, bir dakika bile düşünmeden, kadınların “N’ooldu?” sorusunu sormaları derim.

Misal, adam kalkmış, mutfağa gidiyor. Kadın derhal “Nereye gidiyorsun” der. Adam iki dakika tavana baksın, hop, hemen “N’ooldu?” sorusu gelir.
“Bir şey yok”u duydukça kadının senaryo yazma yeteneği daha da coşar.
Kesin bir şey olmuştur ve adam konuşmamaktadır.
“N’ooldu” sorusuna tatminkâr bir yanıt alamayan kadının birkaç saat sonra çırpınarak ağladığını, dövündüğünü görmeniz mümkündür.
Şu noktada bir “es” veriyor, konuyu Seren Serengil’in yeni programına getirmek istiyorum. Kendisi diyor ki, “Kendi deneyimlerimi anlatacağım, rehber olacağım...”
Ben de kendisine itiraz edeceğim.
Her ilişkinin kendine has dinamikleri olduğu konusunda bana katılacaktır sanıyorum. Aslında kendisi de diyor zaten; belki çok süper bir sevgili, şahane bir eşti, öyle pek ölümcül bir yanlışı yoktu ama sıkıntılar karşı tarafla ilgiliydi.
Buna rağmen “kendi yanlışları üzerinden doğruyu anlatma” temeli üzerine kuruyor ve bana kalırsa çok da doğru yapmıyor.

Daral adam...

N’ooooooldu konusuna geri dönelim...
Kadınlar niçin hiç durmadan “Neyin var?” diye soruyor, onu biraz irdeleyelim.
Mesela ıssızımtrak bir adamla birliktesiniz diyelim. Her şey güzel görünmekle birlikte arada adam böyle bir, artık darlanıyor mudur nedir, sürekli ufuklara dalıyor. (Hani film sahnesi olsa pardösüyü giyecek, birtakım kumsallarda saçları dalgalandıran hafif rüzgar eşliğinde manalı manalı ufuklara bakacak.)
Bu ıssızımtrak -ama değil gibi de hani- adamlarla rahat rahat sohbet de edilmez. Kafanda, efendim, evlenmek olsun, beraber yaşamak olsun, herhangi bir düşünce olmamasına rağmen ağzından evlilik kelimesi çıktı mı adamın taşikardisi tutar. Sanır ki ertesi gün evden eve nakliyatçı kapısını çalacak, kız komple beyaz eşya filan, evine taşınacak.
Tamam anladık, istiyor ki, hem sevgilisi olsun, oh, hem de flörtünü etsin.
Eh, bunları yapmak için önlemini de alacak haliyle.
Kızın ailesiydi, arkadaşlarıydı, hiçbiriyle tanışıp bağ kurmayacak. Bu arada, bir gün öyleyken, bir gün böyle olacak.
Bir gün ufka bakacak, bir gün dünyanın en ideal sevgilisi olacak. Tam siz “Yok, seviyor ayol bu beni” diyeceksiniz... Beş dakika sonra, hop, bakışlar ufuklara doğru kayacak...
Diyelim ki böyle bir ilişki yaşıyorsunuz, kendi kendinize “ne düşünüyor bu acaba” demekten kanser oluyorsunuz.
Ha, o dakikaya dek yüz elli kere de sormuş oluyorsunuz tabii “N’ooldu, Allahaşkına söyle, söyyyle, körolasıca neyin var” diye.
Şimdi, erkekler öyle hiiiç bu durumla dalga geçmesinler efendim. Bakın söylüyorum, eğer size sürekli “Noooooldu?????” diyen bir sevgiliniz varsa muhakkak ama muhakkak geçmişinde bir adet “sürekli ufuklara bakan daral adam” vardır.

Yoğurdu üflemek

Neyse, diyelim ki böyle bir ilişki yaşadınız. Paşazade gitti. Aradan epey vakit geçti, siz yeni bir ilişkiye yelken açtınız. Ne olacak? Muhtemelen yoğurdu üfleyerek yiyeceksiniz.
Misal, yeni ilişkinizde sıra gayet normal bir sohbet konusu olan “insanların evlenmesi”ne gelince, adam pardösüyü giyip kumsallarda kayalara filan çıkıp ufku seyre dalmasın diye “A-a, evlilik mi? Ah-hah bence evlilik günümüzde tamamen geçersiz bir kurum yaa, heheh” diye geveleyeceksiniz.
Fakat bu defa belki de adam tam aksi kanaatte?
Birliktelik, gelecek, hayat, vs. ile ilgili konuşurken kendini yerli-yersiz cenderede hissetmiyor? Sizinle her konuyu rahat rahat konuşabiliyor?
Fakat siz ne yapıyorsunuz? Önceki ilişkinizden kalan arızaları aslında hiç lüzum yokken gününüze taşıyorsunuz.
Seren Serengil gücenmesin ama eğer “Ben bunu yaptım, sen yapma” derse, kapalı kapılar arkasında yaşadığı, -belki doğru yaptığı ama şu anda yanlış olarak değerlendirdiği- ve üçüncü şahısları bağlamayacak olan birtakım konuları karşısındakilere aktarmış bulunacak.
Eminim alıyordur ama birtakım önerilerde bulunurken bu “Her ilişkinin dinamikleri kendine hastır”ı da göze almasını ben yine de önereyim.
Ayrıca kendisine iyi şanslar da dileyeyim.
X