Gündem Haberleri

    Muzır Kurulu kapak oldu

    İhsan YILMAZ
    02.05.2011 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu’nun William S. Burroughs’un Yumuşak Makine kitabı için verdiği rapor Sel Yayıncılık tarafından kitabın yeni basımında arka kapağa tanıtım yazısı olarak kondu.

    OCAK ayında Sel Yayıncılık tarafından Süha Sertabiboğlu çevirisiyle yayınlanmaya başlayan William S. Burroughs’un ‘Cut-up’ üçlemesinin ilk kitabı olan Yumuşak Makine için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma  başlatılmıştı.
    Dava açılabilmesi için Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu’ndan bilirkişi raporu istenmiş ve kurul hazırladığı raporda kitabın Türk toplumunun ahlak yapısına uymadığını belirterek cezalandırılmasını istemişti.
    Sel Yayıncılık, Muzır Kurulu’nun kitabı bir edebiyat eleştirmen gibi çözümleyerek hazırladığı raporu “Biz daha iyisini yazamazdık” diyerek kitabın yeni basımında arka kapağa tanıtım yazısı olarak kullandı.
    Böylece Türk yayıncılık tarihinde ilk kez bir kurulun kitabın yasaklanmasını isteyen raporu arka kapak yazısı
    olarak kullanılmış oldu.

    Edebiyat eleştirmeni gibi

    Yayınevinden yapılan açıklamada şöyle denildi: “Yayınevi olarak daha evvel de bazı kitaplarımız hakkında dava açıldığında Muzır Kurul, kitaplarımızı halkın ar ve haya duygusunu incitici bulmuştu. Yumuşak Makine için de aynı şeyleri tekrarlıyor ama bu yeni raporunda şimdiye kadar yapmadığı bir şeyi yapıp kitabı sözüm ona edebi açıdan değerlendirmeye kalkıyor.
    Biz bunu son derece tehlikeli bir gelişme olarak görüyoruz.”

    İŞTE KURULUN RAPORU

    “İnceleme bölümünde de belirtildiği gibi yazar hiçbir değer sistemini dikkate almayan, disiplinsiz anti sosyal bir seks bağımlısı tipi ile şahsiyetleştirdiği ‘Yumuşak Makine’ isimli kitapta bir konu bütünlüğü olmadığı, gelişigüzel kaleme alınarak anlatım bütünlüğüne de riayet edilmediği, genelde argo ve amiyane tabirlerle kopuk anlatım tarzının benimsendiği, özellikle erkek erkeğe cinsel ilişkilerin zaman ve yer tasvirleriyle ar ve hayâ duygularını rencide edecek ölçüde anlatıldığı, zaman zaman tarihi mitolojik unsurların yaşam tarzlarından örnekler vererek kişisel ve objektif olmayan gerçek dışı yorumlarda bulunduğu anlaşılmaktadır. Mezkûr kitabın bu haliyle edebi eser niteliği taşımadığı, okuyucu haznesine ilave katkısının olmayacağı, kriminolojik açıdan da kitapta, insanın bayağı, adi, zayıf yönlerinin işlenmesinin okuyucu üzerinde suça izin
    verici tavırları
    geliştirmektedir.”

    Beyoğlu’ma  dokunma

    BEYOĞLU semt derneklerinin bir araya gelerek oluşturdukları ‘BSDP’nin (Beyoğlu Semt Dernekleri Platformu) düzenlediği gecede, yine Beyoğlulu sanatçılar yer alacak. Babylon’da bugün saat 20.30’da başlayacak eğlencenin DJ’liğini Naim Dilmener yapacak. Sema, Volkan Arslan ve arkadaşları, Grup Ayna kendini Beyoğlulu hisseden herkesi eğlenceye davet ediyor.

    Akdeniz şairleri buluşuyor

    AKDENİZ’İ çevreleyen toprakların şairleri yarın İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde buluşacak. Paul de Sinety ile Ahmet Soysal’ın yöneteceği buluşmaya Suriyeli şair Adonis, Fransız şair Jacques Réda, eleştirmen Patrick Kéchichian, Türkiye’den şair Özdemir İnce, şair küçük İskender ve Faslı şair Hassan Wahbi katılıyor. Toplantı 18.30’da başlayacak.

    Türkiye’nin ilk tasavvuf kültürü müzesi

    Galata Mevlevihanesi, Türkiye’nin ilk tasavvuf kültürü müzesi olarak tepeden tırnağa restore edildi. Müze, yeni haliyle Konya’daki Mevlânâ Müzesi’nden daha şık ve daha zengin görünüyor.

    TÜNEL’den Karaköy’e inen Galip Dede Caddesi’nin hemen başında, müzik aleti satan dükkânların arasında gizli bir bilezik gibi duran ve dört yıldır süren restorasyonu bir türlü bitmeyen bir mekân var: Galata Mevlevihânesi. Zaten meraklıları dışında orada bir Mevlevihâne bulunduğunu, bu Mevlevihâne’de, Ahmet Hamdi Tanpınar’dan Orhan Pamuk’a kadar pek çok edebiyatçıyı etkileyen Türk şiirinin en büyük isimlerinden Şeyh Galip’in şeyhlik yaptığını bilmez bile. ‘Postnişin’i Şeyh Galip olan Mevlevihâne’nin en önemli müridi ise devrin Padişahı III. Selimden başkası değildir.

    Yücel’in imzalı resmi

    İşte hem tarihî, hem edebî, hem de sosyal açıdan son derece önemli olan bu Mevlevihâne’nin restorasyonu nihayet tamamlandı. Hafta sonunda 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın restore ettirdiği Galata Mevlevihânesi’ndeydik. Yıllar önce gördüğümüzde dökülen Mevlevihâne, tepeden tırnağa yenilenmiş ve Mevlevihâne özellikleri korunarak bir Tasavvuf Kültürü Müzesi’ne dönüştürülmüştü. Daha önce harabe halinde bulunan alt kattaki derviş odaları da modern müzecilik anlayışına uygun bir görünüme kavuşturulmuş. Öyle ki, kendisi de bir Mevlevî olan ‘dünyanın en güzel gözlü maarif müfettişi’ Hasan Âli Yücel’in Mevlevihâne için imzaladığı fotoğraf da bulunup asılmış bir köşeye. Yücel’in Mesnevi çevirisinden mısralarla birlikte...

    Galip Dede’nin esrarı

    Binanın girişinde yer alan Semahâne, sadece sema değil, klasik müzik konserleri verilecek şekilde yeniden düzenlenmiş. Hünkar Mahfili’nin bulunduğu üst kat ise müzik aletlerine ayrılmış. Ancak, asıl büyük gayret ‘Hamuşan’ adı verilen mezarlık kısmında gösterilmiş. Kime ait olduğu bile bilinmeyen kaybolmaya yüz tutmuş mezar taşları tek tek numaralanıp ayağa kaldırılmış ve mermer kaidelere konulmuş. Düşünün ki, ilk matbaayı kuran İbrahim Müteferrika bile burada yatıyor. Şeyh Galip ise kendisine ayrılan türbede uzanmış, sanki dervişi III. Selim’in kulaklarına, ‘Dinle neyden kim hikâyet etmede / Ayrılıklardan şikâyet etmede’ diye fısıldıyor...

    Dianne Reeves ve Ute Lemper haftası

    BU hafta İş Sanat’ta günümüzün iki büyük ismi sahneye çıkacak. Dianne Reeves 5 Mayıs Perşembe akşamı, kabare sanatçısı Ute Lemper ise 7 Mayıs Cumartesi akşamı hayranlarıyla buluşacak.
    Virtüözitesi, doğaçlama yeteneği, eşsiz caz ve R&B stilleriyle üst üste 3 defa ‘En İyi Caz Vokal Performansı’ dalında Grammy ödülüne layık görülen Dianne Reeves, ‘Strings Attached’ projesiyle İş Sanat’a
    konuk olacak.
    Buğulu sesi, gizemli güzelliği ve karizması ile yirmi yılı aşkın süredir sahnelerde kabare fırtınası estiren yaşayan efsane Ute Lemper, 7 Mayıs Cumartesi akşamı ‘Last Tango in Berlin’ ile dinleyenleri; yitik aşk öyküleri ve ölümcül tutkuların kesiştiği bir yolculuğa çıkaracak. Sanatçıya piyanoda Vana Gierig ve bandoneonda Tito Castro eşlik edecek.

    Halk şiirinin ustalarına saygı

    BEŞİKTAŞ Belediyesi’nin düzenlediği “Ustalara Saygı” toplantılarında altıncı sezon ‘Halk Şiirimizin Ustaları’ için hazırlanan özel programla sona eriyor. Gecede Karacaoğlan, Pir Sultan Abdal, Dadaloğlu, Yunus Emre, Ercişli Emrah, Âşık Veysel ve diğer halk şairlerimizin eserleri; Arabali Gülşen, Âşık Sinem Bacı, Cevahir Güzel, Devrim Salman, Ercan Seyhan, Erhan Uslu, İclal Akkaplan, İlkim Karaca, Taşkın Doğanışık ve Yusuf Başaran’ın sazlarıyla bir kez daha hayat bulacak. Esin Afşar ve Rahmi Saltuk’un da halk türküleri ile katılacakları gece saat 20.00’de başlayacak. Akatlar Kültür Merkezi: 0 212 351 93 84

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı